Avrupa Birliği (AB), kişi başına yılda ortalama 177,8 kilogram ambalaj atığının oluşması sebebiyle, plastik ve diğer ambalaj atıklarını azaltmayı amaçlayan yeni ve kapsamlı düzenlemeleri yürürlüğe sokuyor.
İlk aşama 12 Ağustos 2026'da devreye girecek. Bu süreç, gıda ambalajlarında "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerinin kullanımını yasaklayarak başlayacak. Getirilecek olan bu kurallar, süpermarketlerden kafe ve restoranlara, otellerden havalimanlarına kadar günlük hayatın pek çok alanında reformlar sağlayacak.
PFAS kullanımına son veriliyor
12 Ağustos'tan itibaren gıda ambalajlarında PFAS'ın kullanımı yasaklanacak. Ambalaj yüzeylerinin su, yağ ve lekelere karşı dayanıklı olmasını sağlamak amacıyla kullanılan bu sentetik maddeler, doğada çözünmeyen yapılar olarak biliniyor.
Önceden yasaklanan sağlık açısından zararlı olan Bisfenol A'nın (BPA) kullanımı ise, meyve, sebze ve balık konservelerinin raf ömrünü uzatmak için kullanılan bazı kaplamalar için Temmuz 2028'e kadar istisnai durumlar içerecek.
Aşamalı yasak takvimi
AB'nin yeni ambalaj düzenlemeleri, tek bir tarihte değil, aşamalı bir şekilde uygulanacak.
12 Şubat 2027'den itibaren: Kafe ve restoranların, müşterilere kendi kahve fincanlarını ya da yemek kaplarını getirme seçeneği sunması gerekecek.
12 Şubat 2028'den itibaren: Zincir restoran ve kafe işletmeleri, tek kullanımlık malzemeler yerine yeniden kullanılabilir bardak sağlamakla yükümlü olacak. Küçük işletmeler ise bu zorunluktan muaf tutulacak.
12 Şubat 2029'dan itibaren: Polistiren köpükten yapılmış fast food ve paket servise yönelik kapların kullanımı yasaklanacak. Ayrıca, aynı tarihte havalimanlarında valizlerin streç filmle sarılması uygulaması da son bulacak.
2030'dan itibaren: Düzenlemelerin en kapsamlı kısmı yürürlüğe girecek. Hafif plastik torbalar, taze sebze ve meyvelerde kullanılan bazı plastik ambalajlar ve restoranlarda yerinde tüketim amacıyla kullanılan tek kullanımlık plastik ambalajlar yasaklanacak.
Aynı zamanda, %70'ten az geri dönüştürülebilir ambalajların satışına da izin verilmeyecek.
Marketlerde plastik poşet ve ambalajlar değişecek
2030 itibarıyla kasalarda dağıtılan hafif plastik torbaların yanı sıra, taze meyve ve sebzelere yönelik plastik ağ, torba ve bazı kutular da yasak kapsamına girecek.
Birden fazla içecek kutusu veya şişesini bir arada tutmaya yönelik plastik film kullanımı da yasaklanacak, ancak taşımanın zorunlu olduğu durumlarda istisna uygulanabilecektir.
Kâğıt ve diğer malzemelerden üretilmiş ambalajlar ise kullanılmaya devam edilecek.
Restoranlarda ketçap ve mayonez paketleri kaldırılacak
Yeni düzenlemelerin günlük hayatta en belirgin biçimde hissedileceği noktalar arasında restoran ve kafeler yer alacak.
2030 itibarıyla, restoranlarda yerinde tüketilen yiyecek ve içecekler için kullanılan tek kullanımlık plastik ambalajlar yasaklanacak.
Bu çerçevede masalarda bulunan tek kullanımlık şeker, tuz, ketçap ve mayonez paketleri de kaldırılacak. Ancak paket servis siparişlerinde bu ürünlerin kullanılması serbest bırakılacak.
Ayrıca, otellerde kullanılan küçük plastik şampuan ve sabun ambalajları da bu yasak kapsamına alınacak.
Depozito sistemi tüm AB'de uygulanacak
AB üyesi ülkeler, Almanya'da uzun süredir işletilmekte olan depozito sistemini, tek kullanımlık plastik şişeler ve içecek kutuları için uygulamak zorunda kalacak.
Bunun yanı sıra, 2030'dan itibaren %70'ten az geri dönüştürülebilir ambalajların satışı yasaklanacak.
Plastik şişelerin bu gereklilikleri karşılama konusunda daha basit olduğu ifade ediliyor; zira yoğurt kaplarının geri dönüşümünün çok daha karmaşık olduğu belirtiliyor.
Hedef 2040 yılına kadar ambalaj atığını %15 azaltmak
AB'nin nihai hedefi, ambalaj atıklarını 2040 yılı itibarıyla, 2018 yılı seviyesine göre en az %15 oranında azaltmak.
Eurostat verileri, AB'de ambalaj atıklarının 2021'e kadar sürekli bir artış gösterdiğini, son iki yıl içerisinde ise bir düşüş yaşandığını ortaya koymaktadır. Ancak, daha güncel verilere henüz ulaşılamadığı ifade ediliyor.
Bu düzenlemelerin, özellikle geri dönüştürülmesi zor olan ambalajların kullanımını azaltmayı hedeflediği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, yoğurt kapları gibi bazı ürünlerde "kimyasal geri dönüşüm" yönteminin de resmi geri dönüşüm yöntemi olarak tanınmasını istiyorlar.
Bu yöntemde plastikler yüksek sıcaklıkta moleküllerine ayrıştırılıyor. Ancak, yüksek enerji tüketimi ve zaman zaman kanserojen olabilen zararlı maddelerin ortaya çıkması nedeniyle çevre örgütleri tarafından eleştiriliyor.