TCMB'nin Enflasyon Analizi: Hanehalkı Beklentileri ve Gerçek Hissedilen Rakamlar Açıklandı!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Merkezin Güncesi blogunda yayınlanan analizde, hanehalkı enflasyon beklentilerinin, Türkiye'de mevcut enflasyon oranlarının ve diğer ekonomik aktörlerin öngörülerinin üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulanmıştır.

TCMB'nin Enflasyon Analizi: Hanehalkı Beklentileri ve Gerçek Hissedilen Rakamlar Açıklandı!
30 Ocak 2026 Cuma/13:40

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde uzman olarak görev yapan Furkan Höçük ve Ahmet Bilal Kurtoğlu, birlikte çalıştıkları ekonomist Halil İbrahim Korkmaz tarafından oluşturulan "Hanehalkı Enflasyon Beklentileri ve Hissedilen Enflasyon" isimli rapor, bankanın blog platformu Merkezin Güncesi'nde yayımlandı.

“KARŞILAŞTIRMALI ANALİZ YAPIYORUZ”

Enflasyon beklentilerinin, tüketim ve tasarruf kararları, portföy seçimleri ve fiyat belirleme davranışları gibi farklı yollarla etki gösterdiği ifade edilen raporda, "TCMB, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda, ekonomik aktörlerin enflasyon beklentilerini belirleyici politikaların oluşturulmasında önemli bir veri olarak kullanıyor. Bu çalışmada, hanehalkı beklentilerinin etkilenmesinde hissedilen enflasyon, tüketim sepetinde ön plana çıkan unsurlar ve merkez bankası iletişiminin rolünü uluslararası örneklerle karşılaştırarak inceliyoruz." değerlendirmesine yer verildi.
Analizde, aylık aralıklarla kamuoyuyla paylaşılan "Sektörel Enflasyon Beklentileri"nin, hem profesyonel katılımcıların hem de reel sektör ve hanehalkı temsilcilerini kapsadığı vurgulandı. "Son on yıllık döneme ait anket bulguları, hanehalkının 12 ay sonra beklediği enflasyonun mevcut düzeyin oldukça üzerinde seyrettiğini göstermekte." denildi.
Rapor, bu farkın, enflasyonun tek haneli rakamlarla geçirdiği yıllarda da kendini hissettirdiğini belirtti. Reel sektörün enflasyon beklentisinin, belirli dönemlerde enflasyondan hem düşük hem de yüksek bir seyrin görüldüğü, ancak daha sıkı bir korelasyon sergilediği ifade edildi. Ayrıca, piyasa katılımcılarının beklentilerinin ise dezinflasyon tahminleri ile manşet enflasyonun altında kaldığı gözlemlendi.
Haber metninde, manşet enflasyondaki dalgalanmalara piyasa katılımcılarının en az tepki verdiği kaydedildi. Üç farklı kesimin enflasyon beklentilerinin, 12 ay içinde gerçekleşen enflasyonu tahmin etme kabiliyeti incelendiğinde, piyasa katılımcılarının hata payının en düşük, hanehalkının ise en yüksek olduğu sonucuna ulaşıldı. "Hanehalkı beklentileri, enflasyonun görece düşük seyrettiği yıllarda bile ortalama 10 puan üzerinde kalmaktadır. Enflasyonun daha yüksek ve dalgalı olduğu son yıllarda ise bu fark daha da artmaktadır." ifadeleri yer aldı.

  • Enflasyon beklentilerindeki farklılık, diğer ülkelerde de gözlemlenen bir olgu
    Hanehalkı ve piyasa katılımcıları gibi ekonomik aktörlerin enflasyon beklentilerinin farklılık göstermesi, diğer ülkelerde de rastlanan bir durumu işaret ediyor. "Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, hanehalkı enflasyon beklentilerinin mevcut enflasyonu ve profesyonel tahminleri önemli ölçüde aştığı görülmektedir. Özellikle, enflasyonun uzun bir süre boyunca yüzde 2 veya altında seyrettiği pek çok ülkede, hanehalkı beklentilerinin yüzde 10 seviyelerine ulaştığı dikkat çekmektedir." denildi.
    Bu farklılığın arka planına bakıldığında, hissedilen enflasyonun hanehalkı beklentilerindeki yüksek seviyeyi açıklamada önemli bir faktör olduğu ifade edildi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hissedilen enflasyon ile enflasyon beklentilerinin oldukça yakın seyirler izlediği vurgulandı.
    Ayrıntılı incelemeler, mevcut enflasyon ve beklentileri arasındaki büyük farkın, hissedilen enflasyondan kaynaklandığını ortaya koymuş durumda. Alınan sonuçlar, daha önceki TCMB çalışmalarıyla da paralellik gösteriyor. Dikkat çeken başka bir unsur, ülkelerin değişen enflasyon oranlarına rağmen hissedilen enflasyon ile beklentilerin yuvarlak rakamlar (yüzde 5, 10 vb.) etrafında yoğunlaşması olarak belirtildi.
    Bunun yanı sıra, "Bulgular hanehalkının hissettiği enflasyonun mevcut enflasyondan daha yüksek olduğunu ve bu iki kavram arasındaki yakın ilişkiyi göstermektedir. Beklentileri ve hissedilen enflasyonu etkileyen unsurları araştırmak da bu noktada önem teşkil etmektedir. Bu kapsamda, katılımcıların enflasyon beklentilerini oluştururken dikkate aldıkları harcama kalemleri üzerine verileri inceliyoruz." değerlendirmelerine yer verildi.
    Hanehalkı enflasyon beklentilerinde, gıda ve enerji gibi düzenli giderlerin global ölçekte öne çıktığı belirtilmiştir. Avrupa Birliği özelinde yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçların da benzer unsurların etkili olduğunu işaret ettiği ifade edildi. Türkiye'de ise bu kalemlere karşı duyarlılığın genel olarak daha yüksek olduğunun altı çizildi. Gıda ve enerji dışında, kira giderinin de hanehalkı beklentilerini şekillendirmede önemli bir rol oynadığı da vurgulandı. Bu bağlamda, "Son zamanlarda bir düşüş gösteriyor olsa da, yıllardır manşet enflasyonun üzerinde seyrettiği kira enflasyonu bu durumu destekliyor. Araştırmalar, sık tüketilen ürünler olan gıda ve kiraların hissettiğimiz enflasyonun temel belirleyicileri olduğunu göstermektedir. Hissedilen enflasyondaki önemli artışlarla manşet enflasyon arasındaki farkın genişlemesi, hanehalkı beklentilerini yukarıya çekmektedir. Hanehalkı beklentilerinin tahmin gücündeki zayıflama, bu konudaki etkin iletişimin önemini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, merkez bankası ile ilgili bilgi ve farkındalığın, enflasyon beklentileri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu bilinir." ifadeleri ile araştırmalar değerlendirildi.
    Analiz, Türkiye'de diğer gelişmekte olan ülkelerle benzer bir şekilde televizyon, radyo ve sosyal medyanın da bilgi ediniminde etkili kanallar arasında yer aldığını gösteriyor. Ayrıca, bu durumun son yıllarda TCMB'nin uyguladığı çeşitli iletişim stratejilerinin dezinflasyon süreci açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Özetle, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de hanehalkı enflasyon beklentileri yapısal olarak mevcut enflasyon ve diğer ekonomik aktörlerin beklentilerini aşmaktadır. Bu farklılığın temel nedeni, hissettiğimiz enflasyon olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de gıda ve enerji ile birlikte kira da hissedilen enflasyonu açıklamada kritik bir rol üstleniyor. Bu çerçevede, hanehalkı beklentilerinin seviyesinin yanı sıra eğilimleri de önemli hale gelmektedir. Para politikasındaki sıkı duruşun devamıyla beraber, enflasyonun düşmesi durumunda hanehalkı beklentilerinin kademeli bir şekilde iyileşmesini bekliyoruz. Bu süreçte, ekonominin tüm kesimleriyle etkili iletişim kurulması, beklentilerdeki düzeltmenin istikrarlı bir şekilde sürmesi açısından önem arz etmektedir.

%0 Faizle 75.000 TL'ye Kadar Kredi İmkanları!

%0 Faizle 75.000 TL'ye Kadar Kredi İmkanları!