Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli'de yapılan elektrikli Iconıc - 3 araçlarının Türkiye'deki seri üretim başlangıç törenine katıldı. Törende, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi Sukjong Boo ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş de yer aldı.
"KÜRESEL EKONOMİDEKİ DÖNÜŞÜMÜN ORTASINDAYIZ"
Konuşmasında, global ekonomik dönüşümün önemine değinen Bakan Kacır, şunları belirtti: "Şu anda, uluslararası ekonomik dinamiklerin köklü bir değişim içerisinde olduğu bir dönemde bulunuyoruz. Geleneksel anlayışlar sorgulanırken, ticarette maliyet avantajı yerine; tedarik güvenliği, teknolojik yeterlilik ve stratejik dayanıklılığı önceliklendiren yeni bir yaklaşım ön plan çıkıyor. Koruyucu ekonomi politikaları, yerinde üretim ve dost ülkelerden tedariki esas alıyor. Teknolojik ilerlemeler doğrultusunda, ülkeler kendi kabiliyetlerini artıracak politikalar geliştirmeye yöneliyor. Gelişmiş ekonomiler ise üretim altyapılarını güçlendirmek ve kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak amacıyla daha müdahaleci stratejiler devreye alıyor. Ancak geçmişteki sanayiye zarar veren politikaların, bugün atılan adımlarla nasıl telafi edileceği hâlâ belirsizliğini koruyor." dedi.

"TÜRKİYE'NİN SANAYİ ÜRETİMİ YÜZDE 31 ORANINDA ARTTI"
Kacır, Türkiye'nin sanayi üretimindeki artışı vurgulayarak Avrupa'nın önde gelen ekonomileriyle kıyaslama yaptı:
"Jeopolitik gerilimler, artan enerji maliyetleri ve verimlilik problemleri ile mücadele eden sanayi üretimi endeksi, pandemi öncesi döneme göre Almanya'da yüzde 11,5; İtalya'da yüzde 5,8; Fransa'da ise yüzde 3,3 daha düşük seviyelerde kalmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin sanayi üretimindeki yüzde 31'lik artış, araştırma ve yenilik kabiliyetimizi güçlendiren desteklerin, hedefli sanayileşme adımlarının, nitelikli insan kaynağına yapılan yatırımların ve yüksek katma değerli üretimi teşvik eden politikalarımızın ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor."

"İHRACATIMIZI 36 MİLYAR DOLARDAKİ SEVİYEDEN 278 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİK"
Kacır, son 23 yıl içindeki ihracat ve imalat sanayi gelişmeleri hakkında bilgi vererek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda sürdürdüğümüz üretim ve yatırım odaklı ekonomi politikaları sayesinde, ihracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayi katma değerimizi ise 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine taşıdık. Türkiye, şimdi dünyanın dikkate değer üretim ve teknoloji geliştirme merkezlerinden biri haline gelmiştir. Üretim kapasitesi ve küresel değer zincirleriyle olan güçlü bağlantıları sayesinde Türkiye, bugün, Çin'den Orta Avrupa'ya kadar geniş bir alanda önemli bir ihracatçı konumundadır. Bu başarıları; ‘Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye’ vizyonuyla hareket eden, yenilikçi çalışanlarımız ve sanayicilerimizle elde ettik." ifadelerini kullandı.

"OTOMOTİV SEKTÖRÜNÜN ÜRETİMİ 1,5 MİLYON ADETE ULAŞTI"
Otomotiv sektörünün üretim, ihracat ve istihdamdaki rolünü vurgulayan Bakan Kacır, "Son 23 yıl içinde sektörü 357 bin üretimden 1,5 milyon üretime, 4,8 milyar dolardan 41,5 milyar dolara kadar yükselttik. Bu sektör, Türk sanayisinin öncü alanlarından biridir. Ana sanayide 60 bin, yan sanayide ise yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlamakta, geniş değer zinciri ve güçlü çarpan etkisiyle; lojistikten yazılıma, demir-çelikten elektroniğe kadar birçok sektöre üretim, yatırım ve istihdam yaratmaktadır. Bu da Türkiye ekonomisine önemli katma değer sağlamaktadır."
"3 BİN 880 PROJENİN YATIRIM BÜYÜKLÜĞÜ 1,5 TRİLYON LİRAYA YÜKSELDİ"
Kacır, otomotiv sektörüne yönelik yatırım teşvikleri çerçevesinde şunları ekledi:
"Son yıllarda, stratejik bir sektörün rekabet gücünü artırmak ve teknoloji geliştirme alanındaki kapasitesini derinleştirmek amacıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak çok yönlü bir destek mekanizmasını devreye soktuk. 2002 yılından bu yana sağladığımız yatırım teşvikleri, otomotiv ana ve yan sanayi firmalarına ait toplam 1,5 trilyon liralık yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880 projenin gerçekleştirilmesini sağladı. Global rekabet şartları ve ülkemizin stratejik önceliklerini göz önünde bulundurarak revize ettiğimiz teşvik sistemimizle, otomotiv sanayisinde nitelikli yatırımlara verdiğimiz desteği genişletecek şekilde güncelledik."
Kacır, otomotiv sektöründeki yüksek teknoloji yatırımları için sağladıkları finansman desteğini de değerlendirerek, "Otomotiv alanında toplamda 57 milyar liralık yatırım yapacak 6 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değerli kalkınma hedeflerini destekleyecek finansman imkanlarıyla bir araya getirdik. Tarihimizdeki en geniş yüksek teknoloji destek programı HIT-30 ile mobilite ve batarya üretimine odaklı projelere kapsamlı destek sağlanacaktır." diye belirtti.

"TARİHİ BİR DÖNÜŞÜME TANIKLIK EDİYORUZ"
Küresel otomotiv sektöründeki teknolojik değişime atıfta bulunan Bakan Kacır, "Başarılı bir sanayi politikası; uygun teşvik ve destek mekanizmalarını, geleceği öngören ve değişimi zamanında analiz edebilen güçlü bir vizyonla birleştirmeyi gerektirir. Şu anda, küresel otomotiv endüstrisinde bir devrin sona erip yeni bir devrin başlangıcına tanıklık ediyoruz. Batarya maliyetlerinin düşmesi, yeşil dönüşüm hedefleri ve otonom sürüş teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler, otomotiv değer zincirinin tüm aşamalarını yeniden şekillendiriyor. Aynı zamanda, elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelik talebi artırıyor." dedi.

"TOGG'U BİR OTOMOBİL PROJESİ OLARAK GÖRMÜYORUZ"
Kacır, TOGG'un Türkiye'nin mobilite ekosistemindeki görevine değinerek, "Milli Teknoloji Hamlesi ile teknoloji geliştirme ve üretimde söz sahibi bir ülke olma yolunda, küresel otomotiv sektöründeki gelişmeleri Türk sanayisine fırsat olarak değerlendirmek istiyoruz. Bu vizyonun en belirgin örneklerinden biri olan Togg, elektrikli ve akıllı bir mobilite platformu olarak geliştirildi. Bizler, Togg’u yalnızca bir otomobil projesi olarak görmedik; bu projeyi, batarya teknolojileri, yazılım, güç elektroniği ve şarj altyapısından oluşan kapsamlı bir mobilite ekosisteminin önemli bir parçası olarak nitelendiriyoruz. Bugün Togg, otomotiv sanayimizin rekabet gücünü yüksek teknoloji ile destekleme ve ülkemizi mobilitenin geleceğinde önemli bir aktör haline getirme çabamızın en iyi örneklerinden biridir." ifadelerini kullandı.
"YATIRIMCILARA 1 MİLYAR NÜFUSA ENGELSİZ ERİŞİM SUNUYORUZ"
Kacır, Türkiye’nin yeni nesil mobilite yatırımları noktasında avantajlarına dair şu görüşleri paylaştı:
"Türkiye, köklü sanayi tecrübesi, güçlü tedarik ağı, gelişmiş lojistik altyapısı ve geniş pazar erişim imkanlarıyla, yeni nesil mobilite yatırımlarını ölçeklendirebilecek müstesna ülkelerden biridir. Gümrük Birliği ve imzaladığımız serbest ticaret anlaşmaları sayesinde, yatırımcılara 1 milyarlık nüfusa engelsiz erişim sunuyoruz. Avrupa değer zincirlerinin önemli bir parçasıyız. 1,6 trilyon dolarlık ekonomimiz ve 86 milyonluk geniş nüfusumuzla büyük bir iç pazarımız var. Son 23 yılda, birçok gelişmiş ülkede dahi bulunmayan ulaşım ağına sahip olduk. Türkiye'deki araç sayısını 7,6 milyondan 33 milyon 600 bine çıkararak önemli bir kilometre taşı oluşturduk."