Türkiye'nin Ukrayna'ya ABD yapımı silah sevkiyatı konusundaki planına Moskova'dan sert bir yanıt geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, bu gibi bir transferin hem Washington hem de Ankara ile olan karşılıklı güveni olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın resmi web sitesinde yayımlanan beyanatta Zaharova, planlanan gönderimle ilgili birçok belirsizliğin mevcut olduğunu öne sürdü. Zaharova, hangi tarafın yeniden ihraca öncülük edeceği, mühimmatın Ukrayna'ya ne zaman ve nasıl ulaştırılacağı konularının netlik kazanmadığını dile getirdi.
Ayrıca, hem Washington hem de Ankara'nın Ukrayna krizinin çözümünde belirleyici bir rol üstlendiklerini savunan Zaharova, neden yeni bir “Pandora’nın kutusunu” açma gereği duyduklarını sorguladı.
Washington ve Ankara ile İlişkilerimize Olumsuz Etki
Oksijen'in aktardığına göre, Rus sözcü, “Burada yalnızca Kiev yönetiminin artırmakta olduğu can kayıpları ve yıkım problemi değil; aynı zamanda Washington ve Ankara ile olan ikili ilişkilerimize ciddi bir zarar verme meselesi de söz konusu,” şeklinde konuştu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, bu ayın başında Kongre'ye Türkiye'nin silah stoklarından Ukrayna'ya yeniden ihracat izni verilmesi konusunda müspet bir duruş sergilediğini bildirdi. Söz konusu paketin 70 adet M39 ATACMS taktik balistik füze, 12 adet M270 çok namlulu roketatar sistemi, misket bombası taşıyan 2 bin 500'den fazla M26 roketi ve 47 bin adet 203 mm misket bombalı topçu mühimmatı içerdiği belirtiliyor.
Önerilen bu transferlerin toplam maliyetinin ise yaklaşık 280 milyon dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Silahlar ABD topraklarında üretildiğinden, Türkiye'nin bu stoklardan başka bir ülkeye yeniden ihraç yapabilmesi için Washington’ın onayı gerekmekte. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu süreçle ilgili belgeleri 6 Ağustos tarihine kadar Kongre’ye iletmişti.
ABD yasaları uyarınca, Kongre'nin önerilen silah transferini gözden geçirmek için 15 takvim günü mevcut. Ayrı bir onay oylaması gerekmemekte; Kongre’nin her iki kanadı da bu transferi durduracak ortak bir karar almadığı sürece, yönetimin verdiği izin otomatikman geçerli hale geliyor.