19 Ağustos 2026 Çarşamba

Kiracılara Müjde! Yargıtay'dan Fazla Kira Ödemesi İçin Emsal Karar Açıklandı!

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracının elektrik kesintisi ve tahliye tehdidi ile fazla kira ödendiği iddiasıyla açmış olduğu davada kayda değer bir karara imza attı. Daire, kiracının talebini "istirdat" olarak nitelendirmenin mahkemeyi bağlayıcı olmayacağına belirterek, fazla ödenen kira bedellerinin sebepsiz zenginleşme çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

Kiracılar için önemli bir gelişme, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nden geldi. Daire, kira sözleşmesi uyarınca fazla ödendiği öne sürülen bedellerin geri ödenmesi ile ilgili davanın, yalnızca "istirdat davası" şartlarının oluşmadığı nedeniyle reddedilemeyeceğine karar verdi.

Bu karar, kiracının kira ilişkisi süresince fazla ödediğini savunduğu meblağın geri alınabilmesi açısından bir kapı açarken, mahkemelerin davacının kullandığı hukuki tanımlamaya bağlı olmadığını da aktarmış oldu.

KİRACI 9 BİN 822 LİRA GERI İADE TALEP ETTİ

Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada, kiracı 3 Ağustos 2022 tarihli kira sözleşmesi çerçevesinde kira ödemelerini düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğini ifade etti. Kiracı, kiraya verenin eşinin belirttiği hesaba ve taraflar arasında varılan sözlü mutabakata göre her ayın 15'inde ödeme yaptığını ileri sürdü. Ancak, karşı tarafın ekonomik nedenler öne sürerek tahliye ve elektrik kesme gibi tehditler savurduğunu, ayrıca kira döneminde hukuka aykırı şekilde sürekli fiyat artışı talep ederek kendisinden fazla ödeme aldığını da dile getirdi.

Kiracı, Ağustos 2024 tarihindeki kira bedelinin ödenmediği iddiasıyla kendisi hakkında tahliye talebi içeren icra takibi başlatıldığını bildirdi.

2024 yılı Kasım ayına kadar yapılan ödemeler gözetildiğinde 9 bin 822 lira fazla ödeme yaptığı savunusunu yapan kiracı, bu meblağın 15 Ekim 2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kendisine geri verilmesini talep etti.

Karşı taraf ise ödemelerin rıza göstererek yapıldığını ve davacının dava açmak için hukuki bir yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istedi.

Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, davacının talebini "istirdat davası" olarak değerlendirdi. Mahkeme, istirdat davasının yalnızca kesinleşmiş bir icra takibi çerçevesinde ve cebri icra tehdidi altında yapılan ödemeler için açılabileceği görüşüne vardı.

Kiracının son ödemeyi ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden gerçekleştirdiği gerekçesi ile dava reddedildi.

Ayrıca mahkeme, dava değerinin 9 bin 822 lira olmasına rağmen davalı tarafta 18 bin lira vekalet ücreti talep etti.

YARGITAY: TALEBİN TANIMI MAHKEMEYİ BAĞLAMAZ

Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz talebini değerlendiren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 5 Mayıs 2026 tarihli kararında ilk derece mahkemesinin yaklaşımını hukuka aykırı olarak tespit etti.

Daire, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ve 33. maddelerini referans göstererek, hakimin tarafların talep sonucu ile bağlı olduğunu, fakat olayların hukuki çerçevesini ve uygulanacak hukuk kurallarını kendisinin tayin etmesi gerektiğini vurguladı.

Yargıtay’a göre burada ele alınan durum, kesinleşmiş bir icra takibi çerçevesinde cebri icra tehdidi altında ödenen meblağın geri alınmasıyla ilgili değildir.

Asıl sorun, kira ilişkisi içinde hukuki bir sebep olmaksızın fazla tahsil edilen kira bedellerinin geri ödenmesine dair. Bu nedenle kiracının talebini "istirdat" şeklinde tanımlaması mahkemeyi bağlamaz.

Yargıtay, bu talebin İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde belirtilen istirdat davası kapsamında değil, sebepsiz zenginleşme ve fazla ödemenin geri iadesine dayalı genel hükümlere tabi bir alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

Daire, ilk derece mahkemesinin davanın esasını inceleyerek tarafların delillerini değerlendirmesi ve bunun neticesine göre karar vermesi gerektiğini dile getirdi.

Yargıtay, yalnızca istirdat davasının şartlarının oluşmadığı nedeniyle davanın reddedilmesini usul ve yasaya aykırı buldu.

VEKALET ÜCRETİNE DE RED

Yargıtay kararında dikkat çeken bir diğer ayrıntı, vekalet ücreti ile ilgili oldu. Dava bedelinin 9 bin 822 lira olmasına karşın, davalı tarafta 18 bin lira vekalet ücreti belirlenmesi, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne aykırı olarak değerlendirildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz talebini kabul ederek Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararını, sonuçları etkileyici olmamak kaydıyla kanun yararına bozdu. Kararın bir örneği Adalet Bakanlığı'na gönderilirken dosya da ilk derece mahkemesine ulaştırıldı. Yargıtay’ın kararı, 19 Ağustos 2026 tarihindeki Resmi Gazete’de yayınlandı.