Uzun vadeli tahvil faizlerindeki ani yükselişler ve artan petrol fiyatları, dünya genelindeki piyasalarda satış baskısının sürmesine yol açarken, teknoloji hisselerinde de düşüşler gözlemleniyor.
İran ile ABD arasındaki ateşkes sürecinin sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki artan güvenlik tehditleri, petrol fiyatlarını yeniden yukarı yönlü itmekte. Brent petrol, 91 doların üzerinde işlem görerek, enflasyon ve para politikası açıısdan piyasaların dikkate aldığı bir konu olmaya devam ediyor. Son günlerde Amerika Birleşik Devletleri'nin zayıf büyüme ve istihdam verileri, Federal Rezerv'in yeniden faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri azaltmasına rağmen, uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin yüksek kalması, riskli varlıklar üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.
Diğer yandan, yatırımcıların gün içerisinde gözleri ABD Merkez Bankası (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tarafından yayımlanacak toplantı tutanaklarında.
Artan jeopolitik gerilim, Avrupa borsalarında da satış baskısının devam etmesine neden olmaktadır. Tahvil faizleri ve petrol fiyatlarındaki artış, Avrupa piyasalarındaki risk algısını yükselterek, bu durumu enflasyonist kaygıların bir yansıması olarak değerlendirilmesine yol açıyor. Tahvil piyasalarındaki satış baskısı, Avrupa borsa endekslerinin yönünü de etkilemekte.
Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,27 ile 2011 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, Fransa'nın 30 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,91 ile 2008’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Diğer taraftan, Almanya’nın artan kamu borcu ve kalıcı enflasyon endişelerinin piyasalarda yarattığı baskı nedeniyle, uzun vadeli tahvil ihracında son 15 yılın en yüksek borçlanma maliyetine ulaşabileceği öngörülmekte.
Uzmanlar, açıklanan reform paketinin ardından harcamaların artacağı doğrultusundaki kaygıların yükseldiğini ifade ediyor.
Ayrıca bugün gelen verilere göre, İngiltere'de temmuz ayına ait Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,9 artış gösterdi. Bu artış, beklentiler doğrultusunda gerçekleşti ve ülkede enflasyonun hızlandığı gözlemlendi.
İngiltere'de TÜFE, haziran ayı itibarıyla aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 2,6 artış göstermişti. ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalara bağlı enerji maliyetlerindeki artış, ülkedeki enflasyonun ivme kazanmasına sebep oldu.
Orta Doğu'daki güvensiz ortam göz önüne alındığında, İngiltere Merkez Bankası'nın enflasyonist baskılara yanıt olarak politika faizini artırabileceği düşünülüyor.
Avrupa piyasalarında saat 10.45 itibarıyla, Stoxx Europe 600 gösterge endeksi sabit bir seyirle 652 puandan işlem görürken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,1 artış göstererek 10.733 puanda yer alıyor.
Almanya'daki DAX 40 endeksi sabit bir seyirle 26.126 puanda kalırken, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,2 düşüşle 52.935 puana geriledi. Fransa'da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,2 artışla 8.534 puandan işlem görmekte ve İspanya'da IBEX 35 endeksi de yüzde 0,4 değer kaybı ile 19.862 puanda bulunuyor.
Uzmanlar, ABD'deki FOMC toplantı tutanakları başta olmak üzere yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini vurguluyor.