16 Eylül 2026 Çarşamba

Havacılıkta Sürdürülebilir Yakıt Dönüşümü! Bakan Uraloğlu'ndan Çarpıcı Hedefler

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havacılık alanındaki karbon emisyonlarını azaltma konusunda son derece önemli bir yere sahip olan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) hakkında açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, Türkiye'nin, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından duyurulan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı (SHT-SAF) ile birlikte havacılıktaki düşük karbon dönüşüm sürecinde kayda değer bir ilerleme kaydettiğini vurguladı.

Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin bu alandaki hedeflerine ulaşmak üzere yürüttüğü çalışmalara devam ettiğini belirterek, sürdürülebilir havacılık yakıtının yaygınlaştırılmasının, hava taşımacılığındaki çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlamayı amaçladığını ifade etti.

"2030 YILI HEDEFİMİZ, SÜRDÜRÜLEBİLİR HAVACILIK YAKITI İLE KARBONDİOKSİT EMİSYONUNUN YÜZDE 5 AZALTILMASIDIR"

Sürdürülebilir havacılık yakıtının uygulamasına yönelik yıllık emisyon azaltım hedefleri hakkında bilgi veren Uraloğlu, "2026 yılı için litre başına düşen minimum karbondioksit emisyon miktarını 13 gram olarak belirledik. Bu sayede litre başına emisyonlarda yüzde 0,5 oranında bir azalma hedefliyoruz. 2030 yılı için hedefimiz ise sürdürülebilir havacılık yakıtı ile karbondioksit emisyonunu yüzde 5 oranında azaltmaktır" şeklinde konuştu.

MEVCUT UÇAKLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA GEREK YOK

Uraloğlu, sürdürülebilir havacılık yakıtının mevcut hava taşıtlarında herhangi bir teknik değişim gerektirmeden kullanılabildiğini belirterek, bu durumun sektördeki önemine dikkat çekti. Uraloğlu, "Sürdürülebilir havacılık yakıtı, mevcut uçak motorlarında ek bir teknoloji değişikliği gerektirmeden kullanılabilmektedir. Bu sayede filoların yenilenmesini beklemeye gerek kalmadan karbon emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunulabilir." ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, "Sürdürülebilir havacılık yakıtı, havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltmak için en önemli çözümlerden birisi olarak değerlendirilmektedir." Elektrikli ulaşım çözümlerinin birçok ulaşım modunda yaygınlaşmasına rağmen, ticari havacılıkta mevcut teknolojinin yeterli olmadığını söyleyen Uraloğlu, batarya sistemlerinin ağırlığı ve enerji yoğunluğunun uzun menzilli uçuşlarda sıvı yakıtların önemini artırdığını ifade etti. "Günümüzde 50 ton yakıt tüketen uzun menzilli bir uçağın aynı uçuşu gerçekleştirebilmesi için yaklaşık 2 bin 500 ton batarya taşımak zorunda. Bu nedenle sürdürülebilir havacılık yakıtı, havacılık sektörünün karbon ayak izinin azaltılması adına en önemli çözüm yöntemlerinden birisi olarak ön plana çıkıyor." değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’DE SAF ÜRETİM EKOSİSTEMİ GÜÇLENİYOR

Uraloğlu, Türkiye’de sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine yönelik projelerin kamu ve özel sektör iş birliği ile hızla ilerlediğini belirtirken, farklı aşamalarda gerçekleştirilen yatırımların üretim ekosistemini oldukça güçlendirdiğine dikkat çekti. Türkiye’nin sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi haline gelmesi hedefleniyor.

ULUSLARARASI STANDARTLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULUYOR

Uraloğlu, sürdürülebilir havacılık yakıtlarının yalnızca teknik standartları karşılamasının yeterli olmadığını belirterek, "Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretiminde sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra su kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi gibi kriterler de dikkate alınmaktadır. Bu şekilde çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturulması hedefleniyor." ifadelerine yer verdi.