20 Ağustos 2026 Perşembe

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yastık Altındaki Altın ve Doları Harekete Geçirin!

ALİ BAŞ/ESKİŞEHİR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir'de gerçekleştirilen Kalkınma Platformu toplantısında yaptığı açıklamada, Kur korumalı mevduat uygulamasını tamamen sona erdirdiklerini ifade etti. Yılmaz, “Merkez Bankamızın rezervlerinde önemli bir artış söz konusu. Son zamanlarda savaşların etkisiyle kısmen gerileme yaşansa da, 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolarlık bir rezervimiz mevcut. Ancak, bu rakamdan daha büyük bir rezerv halkımızın elinde bulunmakta; fakat bunu resmi bilançolarımıza yansıtamıyoruz. Vatandaşlarımızın yastık altında tuttuğu döviz ve altınlar var. Keşke bunlar daha fazla sisteme kazandırılsa, bu durumda Türkiye'nin risk primleri de önemli ölçüde düşecektir. Bizim resmi bir rezervimiz var, bir de vatandaşlarımızın elindeki rezerv. Bu durum aslında çok daha büyük. Ama bunu tam olarak yansıtamadığımız için uluslararası düzeyde algılar değişiyor. İnşallah, bu değerler daha fazla sisteme entegre edilerek ülkemizin risk primini azaltıcı bir rol üstlenir ve daha verimli bir şekilde kullanılırlar” dedi.

"Artan Jeopolitik Gerilimler"

Yılmaz, dünya ve bölgedeki büyük değişimlerin yaşandığı günlerde bulunulduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Bir yandan yükselen jeopolitik gerilimler mevcut, diğer yandan uluslararası ticaret savaşları gündemde. Uzak Doğu'dan doğan yeni üretim güçleriyle birlikte, bunların yarattığı rekabet ortamı da var. Özetle, belirsizlik ve karmaşa dolu bir dönemden geçiyoruz. Riskler artmakta. Bunu iyi analiz etmemiz şart. Bütçe ve cari açıklarımız kontrol altında. Geçtiğimiz yıl, depremle ilgili harcamalar olmasına rağmen bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 2,9 olarak gerçekleşti. Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği'nde Maastricht kriterlerine göre yüzde 3'lük bir sınır var. Birçok Avrupa ülkesi bu orana uymakta zorlanıyor; ancak Türkiye Cumhuriyeti bunu başarmış durumda. Geçen yıl, bütçe açığını yüzde 3'ün altında kapatmayı başardık. Siyasi tartışmalar olabiliyor, bazen nominal rakamlar üzerinden değerlendirmeler yapılıyor. Ancak ekonomide asıl önemli olan oransal değerlendirmelerdir. Nominal rakamlar elbette artıyor, ama bu durumda milli gelirimiz nedir, milli gelire göre durumumuz nasıldır, bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Şu anda 2022 yılı itibarıyla bütçe açığımız yüzde 3'ün altında.”

"Pandemi Döneminde Ekonomik İstikrarı Koruduk"

Geçen yıl yüzde 3,6 oranında bir büyüme gerçekleştirdik. Bu büyümeyi, tarım sektörünün uzun bir dönemini en kötü dönemine girmesine rağmen başardık. Geçen yıl hem don hem de kuraklık yaşandı, bu nedenle tarım sektörümüzde önemli kayıplar yaşandı. Ancak bu yıl çok şükür bereketli bir dönem geçiriyoruz. Bu yıl, tarım sektörü bizim büyümemize ekstra bir güç katacaktır. Yine de geçen yıl yaşanan olumsuz durumlar büyümemizi etkiledi. Tüm bunlara rağmen yüzde 3,6’lık büyümeyi elde ettik. Washington'dan gelen hizmet sektöründen sanayiye kadar geniş bir yelpazede büyüdük. 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yaklaşık yüzde 19 oranında birikimli büyüme gösterdi. 2020 yılında dünya ekonomisi 100 iken, geçen yıl bu rakam 119'a çıkmış durumda. Türkiye ekonomisi ise aynı dönemde 100'den 135'e, yani toplamda yüzde 35 büyüme sağladı. Bu başarıda, özellikle pandemi döneminde tezgahı dağıtmadan akılcı politikalar izlememizin büyük payı var. Artık Türkiye, büyüme ve yatırım anlamında belli bir seviyeye ulaşmış durumda. Bu seviyeyi korumaya ve geliştirmeye çalışıyoruz.”

"İhracatta En Yüksek Seviyeye Ulaştık"

Yılmaz, jeopolitik gerilimler, ticaret korumacılığı ve zayıf dış talep koşullarının yaşandığı bir ortamda, ihracat rakamlarının Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını vurguladı:

“2026 Temmuz ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız, yani Temmuz ayından geriye doğru 12 ayı dikkate aldığımızda, 278 milyar dolara ulaştı. Eğer hizmet ihracatımızı da eklerseniz, toplam ihracat rakamımız 401 milyar doları bulmuş durumda. Bize mal ihracatımızın yanı sıra, turizm başta olmak üzere hizmet ihracatımız da yoğun şekilde katkı sağlıyor. Bu yıl, toplamda 400 milyar doları aşmış olmamız önemli bir başarı.”

"İstihdamı Artırmak İçin Atıl İş Gücünü Kazanmalıyız"

İşsizlik oranımız tarihi düşük seviyelerde seyrediyor. Haziran ayında yüzde 7,6 olarak gerçekleşti. İlk çeyrekte de yüzde 8'in altında. İşsizlikle ilgili istatistikleri 2005 yılından itibaren incelediğimizde, mevcut yönteme göre kaydedilen en düşük oran. Bu alanda önemli bir gelişim sağladık ve kadın ile genç işsizliğini azaltmak için etkili politikalar uygulamaya devam ediyoruz.

Ancak, karşılaştığımız bir başka sorun da atıl iş gücü. İşsizlik oranlarını ölçmek için tüm dünyada benzer yöntemler uygulanmaktadır. Birleşmiş Milletler ve Eurostat’ın metodolojisi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından da kullanılmaktadır. Eğer bir kişi iş aramıyorsa, bu kişi işsiz olarak kabul edilmiyor ve bu durum dünya genelinde geçerli. Ancak, iş aramayan insan sayısının azalmasını, daha fazla bireyin iş gücü piyasasına katılmasını hedefliyoruz. Bunun, kalkınmamıza büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Geçen yıl Orta Vadeli Programımızda bu konuyu detaylı olarak ele aldık ve bu yıl da daha fazla detay üzerinde duracağız.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yastık altındaki altın ve dolar sisteme girmeli - Resim : 1

"Eskişehir’in Hedefi 10 Milyar Dolar İhracat"

Yılmaz, Eskişehir’in geçen yıl yaklaşık 4,8 milyar dolarlık ihracata imza attığını belirterek, “Eskişehir, rekabetçilik alanında Türkiye’nin 7. şehri konumunda. Burada 3 adet önemli üniversitimizin yanı sıra Anadolu, Eskişehir Osmangazi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi bulunmakta. Önümüzdeki yıl 4,8 milyar dolarlık ihracata ulaşan Eskişehir için, 10 milyar dolarlık hedefin konulması büyük bir fayda sağlayacaktır. Bu hedefe ulaşmak için çalışmalara sistematik bir şekilde devam etmemiz gerekiyor. Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olan Eskişehir, yatırım gündemine baktığımızda Hasanbey Lojistik Merkezi’nin önemli bir yere sahip olduğu göz önüne alındığında, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasında yaklaşık 14 kilometre uzunluğunda yeni bir demir yolu bağlantısı projesine başlanmıştır. Böylelikle Eskişehir'in lojistik kabiliyeti önemli ölçüde artmış olacaktır. Ayrıca Gemlik Limanı ile demir yolu bağlantısı da büyük bir önem taşımaktadır. Eskişehir OSB ile Hasanbey Lojistik Merkezi arasında yaklaşık 7,5 kilometre uzunluğundaki demir yolu bağlantısı için temeller atılmış durumda. Bu projenin ilk etabı tamamlandığında, ikinci aşamada Hasanbey Lojistik Merkezi’nden Gemlik Limanı’na demir yolu bağlantısı kurulması hedeflenmektedir.” dedi.

"2026 Yılı Eskişehir İçin Dönüm Noktası Olabilir"

Yılmaz, Eskişehir’in 2026 yılı için hazırlıklarına değinerek şu şekilde konuştu:

“Eskişehir için bir 2026 gündemi mevcut. Bu yıl özel bir öneme sahip. İnşallah bu yıl, Eskişehir’in Türkiye Yüzyılı’nda sanayi ve üretim alanında öncü şehirlerden biri olması açısından bir dönüm noktası olur. Kırka’da Lityum Karbonat Üretim Tesisi, 6. Boraks Pentahidrat Tesisi, Susuz Boraks Tesisi ve madencilik altyapı yatırımları planlanmakta. Bütün bu potansiyeli harekete geçirmek istiyoruz. Sanayi kapasitemiz oldukça iyi. Hedefimiz, daha derinleşmek ve teknoloji yoğun, katma değeri yüksek bir yapıya ulaşmak, yapay zeka ve dijital imkanları daha fazla kullanarak verimliliği artırmak ve rekabet gücünü artırmaktır. Bunu da iyi bir lojistik altyapısıyla destekleyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yastık altındaki altın ve dolar sisteme girmeli - Resim : 2

Toplantıya Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyesi Eskişehir AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Esnaf Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve sanayiciler katılım gösterdi.