Avrupa'nın önde gelen piyasa altyapılarından iki tanesinin birleşme olasılığı yeniden gündeme geldi. Euronext yöneticileri, Deutsche Börse ile olası bir birleşim senaryosunun tamamen kapatılmadığını duyurdu. Şu anda iki taraf arasında resmi bir müzakere gerçekleştirilmemekle birlikte, bu konunun tartışılmaya başlanması Avrupa sermaye piyasaları açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Zira, her iki firmanın da piyasa değerleri dikkate alındığında, Euronext'in yaklaşık 16 milyar euro ve Deutsche Börse'nin ise yaklaşık 50 milyar euro değerinde olduğu düşünülürse, birleşme durumunda ortaya çıkacak toplam değer yaklaşık 66 milyar euroyu bulabilir.

AVRUPA'NIN ÖNEMLİ FİNANS MERKEZLERİ BİR ARAYA GELEBİLİR
Euronext şu an Amsterdam, Brüksel, Dublin, Lizbon, Milano, Oslo, Paris ve Atina'daki piyasa altyapılarını işletiyor. Bu grup, yalnızca hisse senedi işlemleriyle sınırlı kalmıyor, takas ve saklama hizmetleri gibi çeşitli Avrupa sermaye piyasası alanlarında da faaliyet göstermekte.
Öte yandan, Deutsche Börse Frankfurt Borsası'nın yanı sıra, dünya çapında önemli bir türev piyasası olan Eurex'i de yönetiyor. Dolayısıyla, bu iki büyük firmanın bir araya gelmesi, sadece iki kurumun birleşmesinden daha fazlasını ifade ediyor. Frankfurt’tan Paris’e, Milano’dan Amsterdam’a kadar geniş bir finans ağı tek çatı altında toplanabilir.

RESMİ MÜZAKERELER YOK, ANCAK KAPILAR KAPALI DEĞİL
Euronext CEO'su Stéphane Boujnah, yaptığı açıklamalarda yakın bir zamanda bir birleşmenin olacağına dair herhangi bir belirti vermedi. İki şirket arasında şu an için aktif bir müzakere bulunmuyor. Ancak Boujnah, Deutsche Börse ile birlikteliğin stratejik açıdan ciddi faydalar sağlayabileceğini düşünüyor. Euronext için bu adımın temelinde ise siyasi hedefler değil, hissedarlar için ekonomik değer yaratma meselesi yer almakta. Deutsche Börse de Euronext ile herhangi bir görüşme yapılmadığını bildirdi.
Böylece henüz bir anlaşma söz konusu değil. Daha ziyade, yıllar içinde zaman zaman gündeme gelen ama gerçekleştirilemeyen büyük bir birleşme ihtimali yeniden gündeme geliyor.

AVRUPA'NIN PARÇALANMIŞ PİYASA YAPISI DEĞİŞEBİLİR
Birleşme olasılığını güçlendiren unsurlardan biri de Avrupa sermaye piyasalarının mevcut yapısının fragmentasyonu. ABD, çok daha büyük ve derin sermaye havuzlarına sahipken, Avrupa'daki ülkeler arasındaki borsa, düzenleyici otoriteler, takas sistemleri ve yatırımcı tabanları büyük ölçüde birbirinden ayrı bir yapı izliyor.
Bu parçalanmış yapı, şirketlerin finansmana ulaşmasını güçleştiriyor. Aynı zamanda büyük yatırımcıların farklı piyasalara yatırım yapmalarını da maliyetli hale getirebiliyor. Avrupa Birliği, son dönemde sermaye piyasalarının daha fazla bütünleşmesini sağlamak adına çeşitli girişimlerde bulunuyor.
Öyleyse, Euronext ile Deutsche Börse arasındaki olası bir birleşme, sadece ticari bir anlaşmanın ötesinde, Avrupa'nın daha geniş, daha likit ve merkezileşmiş bir sermaye piyasası hedefi için önemli bir adım olabilir.

DAHA ÖNCEKİ GİRİŞİMLER, İSTENEN SONUCU VEREMEDİ
Aslında, bu iki şirketin birleşme dedikoduları daha önce de gündeme gelmişti. Örneğin, Deutsche Börse 2006 yılında Euronext'e teklif yapmıştı. Ancak Euronext, New York Borsası ile birleşerek NYSE Euronext adını aldı.
2008 yılında yeniden bir birleşme fikri tartışılmıştı. 2011'de Deutsche Börse ile NYSE Euronext arasında sürecin ilerlemesi ve anlaşmanın imzalanması gerçekleşti. Fakat, Avrupa Birliği rekabete ilişkin endişeler nedeniyle bu işlemi 2012 yılında durdurmuştu.
Geçen yıllar içinde Avrupa piyasalarının dinamikleri de önemli ölçüde değişti. Avrupa'nın ABD ve Asya karşısında sermaye piyasalarını güçlendirme ihtiyacı artarken, geçmişte birleşmelerin önünde duran siyasi ve düzenleyici engellerin günümüzde daha farklı bir şekilde değerlendirilebileceği yönünde beklentiler de oluştu.

EN ZORLU ENGEL YİNE REKABET MESELESİ OLABİLİR
Birleşmenin getireceği en büyük avantajlardan biri ölçek ekonomisi olacak. Bununla birlikte, en büyük sorunlardan biri de bu ölçekten kaynaklanabilir. Her iki grup da türev ürünler, takas işlemleri ve piyasa altyapısındaki mevcut güçleri açısından birleşmenin düzenleyici otoriteler tarafından kapsamlı bir incelemeye tabi tutulmasına yol açabilir. Özellikle belirli alanlarda oluşabilecek yoğunlaşma, Avrupa Birliği'nin rekabet politikası açısından büyük bir önem arz ediyor. Bu nedenle, gerçekten somut bir anlaşma meydana geldiğinde, ticari ayrıntılardan önce dikkat edilmesi gereken en önemli mesele yine rekabet kurallarının sağlanması olacaktır.