16 Eylül 2026 Çarşamba

Asya Borsalarında Düşüş Devam Ediyor! Yatırımcılar Neler Yapmalı?

Küresel piyasalarda, Orta Doğu'daki gerginliğin sürmesi, tahvil piyasasında yoğun satış baskısı ve yapay zeka şirketlerine dair belirsizlikler, risk alma iştahını zayıflatıyor. Asya'da ise yapay zeka hisselerinde görülen geri dönüşe rağmen, petrol fiyatlarındaki artış ve küresel tahvil piyasasındaki satış baskıları, bölgedeki piyasalarda olumsuz bir tablo oluşturuyor.

Bu gelişmeler doğrultusunda, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,85'lik bir gerilemeyle 6.627 puana inerken, Japonya'daki Nikkei 225 endeksi de önceki kapanışının hemen altında, 63.492 puandan işlem görerek günü kapattı.

Çin'de ise Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,58 lik düşüşle 3.862 puanda kalırken, Hong Kong'daki Hang Seng endeksi de yüzde 0,94'lük bir azalışla 24.713 puana geriledi. Hindistan'da ise Sensex, önceki kapanışın yüzde 0,19 altında, 74.640 puan seviyesini gördü.

Bölgedeki makroekonomik verilere göre, Çin'de ağustos ayına dair perakende satışlar yıllık yüzde 0,4'lük bir artış göstererek beklentilerin altında kalmış durumda. Ayrıca, ülkedeki sabit sermaye yatırımları ise yüzde 7,2'lik bir düşüşle öngörülerden daha kötü gerçekleşti.

Çin'in ağustos ayına yönelik işsizlik oranı ise yüzde 5,3 olarak belirlenerek, tahminlerin üzerinde bir değer aldı. Diğer yandan, sanayi üretimi ağustos döneminde yüzde 5,2'lik bir artış kaydetti.

Söz konusu veriler, Çin ekonomisindeki zorlukların devam ettiğini gösterirken, Pekin yönetimi üzerinde daha fazla mali destek sağlanması yönünde baskıların artabileceği tahmin ediliyor.

Asya piyasalarında tahvil piyasasındaki baskı derinleşmeye devam ederken, Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizleri yeniden yüzde 3 seviyesinin üzerine yükseldi.

Çin'den Avrupa Birliği'ne "korumacılık rekabeti artırmaz" uyarısı

Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Çin ve Avrupa Birliği'nin (AB) birbirlerinin çıkarlarını gözeterek, ticari meselelerini yapıcı bir iletişimle çözmeleri gerektiğini belirtti.

Dünyanın önde gelen pazarlarından biri olan Çin'in büyümesinin Avrupa için bir tehdit değil, bir fırsat olduğunu dile getiren Vang, "Korumacılık, Avrupa'nın rekabet gücünü artırmaz. Aksine, tüketicileri yüksek nitelikli ve makul fiyatlı ürünlerden mahrum bırakır, enflasyonu artırır ve yeşil dönüşümü olumsuz yönde etkiler." şeklinde konuştu.

Vang, Fransa'nın stratejik bir vizyona sahip büyük bir güç olarak, mantıklı ve pragmatik bir yaklaşım benimsemesini ve AB’yi bu doğrultuda Çin ile sağlıklı ilişkiler kurmaya yönlendirmesini umduklarını da ifade etti.