Yunanistan'da 2027 yılına ertelenebilecek genel seçimlerle birlikte, Atina yönetimi Türk-Yunan ilişkilerini doğrudan etkileyebilecek ve iç siyasi tartışmaları şekillendirecek 5 önemli dış politika gelişmesini dikkatle izliyor.
Oksijen'in Kathimerini'den aktardığı bilgilere göre, Türkiye’nin Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki krizler aracılığıyla artan diplomatik nüfuzu, Yunanistan'ın geleneksel dış politikasının etkinliğini sorgulamakta.
Bu çerçevede, Atina'nın gündeminde yer alan 5 ana mesele şu şekilde sıralanabilir:
1) Akdeniz'de artan sismik gerilim
Yunanistan’ın öncelikli ve en acil konularından biri, Yunanistan ile Güney Kıbrıs'ı birleştirmek üzere tasarlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik hattı projesi çerçevesindeki deniz tabanı derinlik araştırmalarının yeniden başlatılmasıdır.
Yunan yetkililer, bu araştırmaları gerçekleştirmek amacıyla kiralanmış bir geminin bölgeye inmesini yakında bekliyor. Bu durum, Türk Deniz Kuvvetleri’nin Girit, Çoban ve Kerpe adalarının doğusunda daha önceki engelleyici tutumunu yeniden sergileyip sergilemeyeceğini ve olası bir müdahalede Fransa'nın tepkisini nasıl belirleyeceğini test edecek.
Ayrıca, denizcilik duyurularını (Navtex) sadece Yunan makamlarının yayıp yaymayacağı gibi çeşitli belirsizlikler de gündemde kalmaya devam ediyor.
2) TBMM'ye sunulabilecek bir Mavi Vatan tasarısı
Yunanistan’ın bir diğer önemli kaygısı ise Ankara’nın iç siyasi takvimine bağlı gelişmeler. Atina, Türkiye'nin Yunanistan'daki seçim dönemine denk gelecek şekilde "Mavi Vatan" projesiyle ilgili bir yasa tasarısını TBMM gündemine getirme olasılığını düşünüyor. Böyle bir girişimin ikili ilişkileri daha da gerginleştirebileceği değerlendiriliyor.
3) F-35 savaş uçakları ve İsrail unsuru
Büyük bir öneme sahip olan üçüncü konu ise Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılma ihtimalidir. Atina’nın bu meselede Washington’un alacağı kararlara müdahale etme yetkisinin oldukça sınırlı olduğu kabul ediliyor.
Söz konusu süreç, ABD’nin dış politikalarına ve Washington, Ankara, Moskova ile Körfez ülkeleri arasında yürütülen kapsamlı müzakerelere bağlı olarak şekilleniyor.
Ayrıca, bu durum Yunan-İsrail ilişkilerini de etkiliyor. Ekim ayında Israil’de olası bir erken seçimler, Atina ile Tel Aviv arasındaki diplomatik iş birliğini zorlaştırabilir.
4) Türkiye'nin artan batı merkezli savunma sanayi işbirlikleri
Yunan yetkililer ve uluslararası analistler, Türkiye’nin gelişen savunma sanayii ortaklıklarını da endişeyle izliyor. Ankara'nın ABD, İspanya, İtalya, Almanya ve İngiltere ile kurduğu yakın iş birliğine Fransa’nın katılması, bölgedeki askeri dengeler açısından Atina’da dikkatle takip ediliyor.
5) Kıbrıs müzakere süreçleri ve AB-Ankara ilişkileri
Atina'nın odaklandığı beşinci konu ise Kıbrıs meselesidir. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi dolmadan önce müzakereleri yeniden canlandırma çabaları devam ediyor.
Yunan tarafı için asıl büyük tehdit, Avrupa Birliği ile Ankara arasında eş zamanlı olarak yürütülen gayriresmi diyalogun varlığıdır. Ankara’nın Güvenlik Araştırmaları (SAFE) süreçlerine katılması ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi stratejik meselelerin gayriresmi olarak Kıbrıs müzakereleriyle ilişkilendirilmesi, Yunanistan üzerindeki diplomatik baskıyı artırmaktadır.
Türkiye’nin bölgedeki krizlerde vazgeçilmez bir aktör konumunu güçlendirmesi, Atina’da yıllardır benimsenen dış politika yaklaşımlarının yeterliliğini ciddi biçimde sorgulamaya açmış durumda.