Ukrayna’nın petrol rafinerilerinin ve lojistik sisteminin hedef alındığı insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ekonomik krizi daha da yoğunlaştırdığı bir dönemde, Rus vatandaşları yılın başından bu yana bankalardan yaklaşık 24,4 milyar euro (1,35 trilyon TL) çekti. Bu süreçte, Kremlin’in Ukrayna’daki savaş finansmanına yönelik bireysel mevduatları dondurma veya kamulaştırma ihtimaline dair korkular da artmış durumda.
Euronews’in aktardığına göre, Banks.ru finans platformunun verilerine göre, nakit talebi mart ayının başından itibaren yükselişe geçti ve bu trend devam etti. Her ay hesaplardan yaklaşık 300 milyar ruble (169,3 milyar TL) çekildi.
Rusya’nın en büyük yedi bankasından beşinde bireysel mevduatlarda kayda değer bir çıkış kaydedildi.
En büyük düşüşü yaşayan banka olan Gazprombank, son dört ay içinde mevduatlarında 299,5 milyar ruble (168,7 milyar TL) yani yüzde 10,8 oranında bir azalma yaşadı. Rosselkhozbank’taki mevduat çıkışı ise 270,5 milyar rubleye (152,6 milyar TL) ulaşarak yüzde 15’i geçti.
Alfa-Bank, Rusya’nın en büyük özel bankası olarak, mevduatlarının yüzde 5,6’sına denk gelen 179,4 milyar ruble (101 milyar TL) kaybı kaydetti. Sovcombank’tan 81,7 milyar ruble (46,1 milyar TL), VTB’den ise 20,4 milyar ruble (11,5 milyar TL) çıktı.
Başlangıçta mevduat hacmini korumayı başaran Sberbank’ın müşterileri de daha sonra nakde yöneldi. Bankadan, haziran ayında 211,6 milyar ruble (119,3 milyar TL), temmuzda ise 31,8 milyar ruble (17,9 milyar TL) daha çekildi. T-Bank ise mevduat hacmini 193 milyar ruble (108,8 milyar TL) artırarak diğer bankalardan ayrışmayı başardı.
Rusya Merkez Bankası'na göre, piyasada dolaşan nakit miktarı yalnızca temmuz ayında 643,4 milyar ruble (362,4 milyar TL) artış gösterdi. Bu, yılın başından itibaren kaydedilen en yüksek aylık artış olarak kaydedildi. Ağustos’un ilk yarısında ise 300 milyar ruble (yaklaşık 170 milyar TL) daha çekildi.
Savaş ekonomisinin sınırları ve Rusya’daki para çekme dalgası
Para çekme dalgasının altında iki ana endişe yatıyor: Ukrayna’nın İHA saldırılarının finansal sistemi sarsabileceği ve Rus hükümetinin artan savaş masraflarını karşılamak amacıyla mevduatlara el koyabileceği ya da hesapları dondurabileceği korkusu.
İkinci endişe, son dönemde yaşanan olaylarla bağlantılı olarak ortaya çıkıyor. Washington Post’un haberine göre, Rus yetkililer geçen yıl yaklaşık 51,5 milyar dolarlık (2,46 trilyon TL) özel mülkü devlet kontrolüne geçirdi.
Haziran ayında, tarım şirketi Rusagro’nun kurucu milyarderi Vadim Moshkovich ile ilişkili olarak yaklaşık 7,6 milyar dolarlık (360,8 milyar TL) varlığa el konuldu.
Rus ekonomi gazetesi Vedomosti'ye nazaran Putin yönetimi, aynı zamanda oligarklardan, yetkililerin "gönüllü bağış" olarak nitelendirdiği ödemeleri de bir araya getiriyor. Ağustos ortasına kadar yüz milyarlarca ruble federal bütçeye gönderildi.
Rus bankaları, Kremlin’in talimatıyla uzunca bir süredir savunma sanayine devlet destekli krediler sağlamaktadır.
Öte yandan, büyük firmalar da sermayelerini ülke içindeki düzenleyici otoritelerin erişim sağlayamayacağı alanlara transfer ediyor. Merkez bankası verilerine dayanarak, yalnızca 2026 yılının ikinci çeyreğinde Rusya’nın bankacılık sisteminden 9,4 milyar dolardan fazla sermaye dışarıya çıktı.
Ruslar, 2022 yılında Ukrayna’nın işgali ve Batı'nın ilk yaptırım furyası sonrasında da bankalardan önemli miktarda para çekmişti.
Merkez bankası, sistemin istikrarını sağlamak amacıyla faiz oranını geçici olarak yüzde 20’ye çıkartmış ve sermaye kontrolleri uygulamıştı. Ardından bu kontroller kaldırıldı ve para çekme dalgası azalmıştı. Ancak mevcut durum, hem daha geniş bir ölçekte hem de daha uzun bir süre boyunca devam ediyor.
Rusya ekonomisinin genel görünümü de kötüleşme belirtisi gösteriyor. Kremlin’in bağımsız olarak doğrulanamayan veri raporlarına göre gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), 2025 yılı itibarıyla öngörülen yüzde 1,2 büyümeye karşılık 2026 yılının ilk yarısında yalnızca yüzde 0,3 oranında bir artış gösterdi.
Devlete ait kalkınma şirketi VEB’in baş ekonomisti Andrei Klepach, Rusya’nın uzun süreli bir savaş kazanıp kazanamayacağı konusunu kamuoyu önünde sorgulamasının ardından görevden alındı.
Klepach, mayıs ayında Moskova Borsası’ndaki bir ekonomi forumunda, "Bu yıpratma savaşı içinde başarılı olamayacağız. Her şeyin çökeceği yanılsaması içindeyiz. Ama çökmedi ve bu durumun devam edeceği kesin," ifadelerini kullanmıştı.