13 Ağustos 2026 Perşembe

Motorinde ÖTV Sıfırlanması: Fiyatlara Etkisi ve İpuçları!

Küresel piyasalarda petrol ve motorin fiyatlarının artışı, Türkiye'deki akaryakıt maliyetlerini yeniden gündeme taşırken, hükümet motorin üzerinde vergi düzenleme yoluna gitti.

12 Ağustos tarihinden geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatına yaklaşık 1,50 lira, motorinin litre fiyatına ise yaklaşık 5,13 lira oranında bir zam yapılması beklenirken, bu zamlar pompaya yansımadı.

Bunun ardından, 13 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin için uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlendi.

Buna göre, 12 Ağustos itibarıyla litre başına 7,74 lira düzeyinde bulunan motorin ÖTV'si, ağustos ayı sonuna kadar sıfırlanmış oldu. KDV etkisi dahil edildiğinde, bu düzenlemenin motorin pompa fiyatında kabaca 9,29 lira düşüş yaratması öngörülüyor.

Sonuç olarak beklenen 5,13 liralık zam pompada yansımadı; ÖTV'nin sıfırlanması ise motorin fiyatlarını daha da düşürdü.

ÖTV yıl sonuna kadar aşamalı olarak artacak

Söz konusu düzenleme sadece ağustos ayını değil, motorindeki ÖTV'nin geleceğine yönelik yeni bir takvim belirlemektedir.

ÖTV, 1-30 Eylül arasında litre başına 3 lira, Ekim'de 6 lira, Kasım'da 9 lira ve Aralık'ta 12 lira olarak belirlenmiştir. 1 Ocak 2027'den itibaren ise bu miktar 13,9006 liraya yükselecek.

Mart ayında alınan önlemler neticesinde motorin için belirlenen ÖTV tutarı litre başına 13,9006 lira olarak açıklanmıştı. Ancak eşel mobil sistemi ve vergi indirimleri sayesinde, pompada yansıyan gerçek ÖTV tutarı en son 7,74 liraya kadar düşmüştü.

Motorin ayrıca eşel mobil sisteminin kapsamından çıkartıldı. Böylece, uluslararası fiyat dalgalanmalarının bir kısmının ÖTV aracılığıyla dengelendiği mevcut mekanizmanın yerini, yıl sonuna kadar belirlenen bir vergi planı almış oldu.

Benzin ve LPG için ise eşel mobil uygulaması şimdilik devam edecektir. Yurt içi rafineri fiyatlarındaki artışların yüzde 25'i, 30 Eylül'e dek ÖTV tarafından karşılanacak. Ancak bu sistem, 1 Ekim'den itibaren benzin ve LPG için sona erecek.

Bu müdahalelerin nedeni nedir?

DW Türkçe'den Pelin Ünker'in derlediği bilgilere göre, kararın zamanlaması küresel motorin piyasasında son günlerdeki keskin fiyat dalgalanmalarından etkilenmiştir.

Petrol fiyatları, ABD ve İran arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedilememesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusundaki belirsizlik yüzünden hafta başında yeniden yükselişe geçti. Brent petrol 90 dolar seviyesine yaklaşırken, motorin fiyatları ham petrol fiyatlarının artışını da aşarak yükseldi.

Ancak, 13 Ağustos'ta petrol fiyatları yeniden aşağı yönlü bir dalga yaşadı. Brent petrol 88 doların, ABD Batı Teksas türü (WTI) petrol ise 82 doların altına düştü.

Fiyatlardaki bu gerilemenin nedenleri arasında küresel petrol talebine dair beklentilerin aşağı çekilmesi ve ABD ham petrol stoklarındaki ani artış etkili oldu. Bunun yanı sıra, İran'daki savaş nedeniyle devam eden arz sıkıntıları ve Hürmüz Boğazı'na dair belirsizlik, düşüşü sınırlıyor.

OPEC, 12 Ağustos'ta yayımladığı aylık raporunda 2026 yılı için küresel petrol talebi artış tahminini günlük 580 bin varile indirdi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise savaşın yakıt arzını kısıtlaması ile fiyatları yükseltmesi dolayısıyla bu yıl küresel petrol talebinin günlük 1,6 milyon varil azalmasını beklediğini bildirdi.

Önceki tahmini ise günlük 1 milyon varillik bir düşüş yönündeydi.

ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin verileri, fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD'nin ticari ham petrol stokları, 7 Ağustos'ta sona eren haftada 17,4 milyon varil artarak 424,4 milyon varile çıktı. Bu, Ocak 2023'ten bu yana görülen en büyük haftalık artıştı.

Rafineri ürünlerinde ise dikkat çekici değişimler yaşanmakta. Küresel dizel piyasasında hafta başında sert fiyat dalgalanmaları gözlemlendi.

Reuters'ın verilerine göre, ABD'deki düşük kükürtlü dizel vadeli kontratları 10 Ağustos'ta yüzde 7,4 artarken, Avrupa'da dizel rafinaj marjları yaklaşık yüzde 10 yükseldi.

Bu durum, pompa fiyatlarını değerlendirirken yalnızca Brent petrol fiyatına dikkat etmenin yetersiz olduğunu ortaya çıkarıyor. Ham petrol fiyatlarının gerilemesi, dizel arzındaki sıkıntılar nedeniyle motorin fiyatlarının yüksek kalmasına neden olabiliyor.

Motorin fiyatlarındaki baskı neden artmakta?

Motorin piyasasında hissedilen kıstlığın ardında bir dizi arz sorunu yatmakta. Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerilerine yönelik saldırıları, motorin arzında büyük bir baskı oluşturmakta.

Son olarak 11 Ağustos’da gerçekleştiren bir saldırı sonucu Orsk rafinerisinde üretim durma noktasına geldi. Rusya'nın yakıt ihracatındaki kısıtlamalar ve Ortadoğu'daki jeopolitik gerginlikler de motorin arzına etki eden diğer faktörler arasında yer alıyor.

ABD'deki distilat stoklarının, motorin ve kalorifer yakıtı dahil, yılın bu dönemi itibarıyla yaklaşık 30 yılın en düşük seviyelerine düşmesi de piyasadaki kırılganlığı artıran bir unsurdur.

Tarım, taşımacılık ve sanayi sektörlerinden gelen talep de, motorin fiyatlarının ham petrol fiyatlardan daha hızlı bir şekilde artmasına neden olabilmektedir.

Etkisi sadece araç sahipleriyle sınırlı değil

Türkiye'de petrol ve petrol ürünleri fiyatlarındaki artış yalnızca araç sahiplerini etkilemiyor.

Enerjide büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye'de, uluslararası ürün fiyatlarının yükselişi ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar akaryakıt maliyetlerini doğrudan etkilemektedir.

Aynı zamanda, yük taşımacılığının büyük bir kısmı karayoluyla gerçekleştirildiği için motorin fiyatlarındaki artış, taşımacılık, tarım, gıda ve sanayi gibi alanlarda üretim ve dağıtım süreçlerine kadar yayılabiliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu düzenlemenin gerekçesinde, tüketiciler, nakliyeciler ve sanayiciler üzerindeki fiyat baskısının hafifletilmesi, dezenflasyon sürecinin desteklenmesi ve ekonomik faaliyetler üzerindeki maliyet baskısının azaltılması gibi nedenleri öne çıkarıyor.

Böylece, bu karar, küresel enerji maliyetlerinin enflasyona yansımasını vergiler aracılığıyla sınırlama girişimi olarak değerlendiriliyor.

Vergi indiriminin bütçeye olası etkileri

Ancak motorindeki vergi düzenlemelerinin diğer yanındaki mesele kamu maliyesi. Eşel mobil sistemi çerçevesinde devlet, zaten uluslararası akaryakıt fiyatlarındaki artışın bir kısmını ÖTV gelirlerinden feragat ederek karşılıyordu.

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 5 Mart’tan itibaren eşel mobil sistemi nedeniyle vazgeçilen ÖTV'nin 86 milyar liraya, bu durum üzerinden elde edilemeyen KDV'nin ise 17 milyar liraya ulaştığını belirtmişti.

Ayrıca, o tarihteki petrol fiyatları ve mevcut akaryakıt ÖTV tutarlarının yıl sonuna kadar sabit kalması durumunda toplam vergi kaybının 600 milyar lirayı aşacağını hesaplamışlardı. Ancak sonraki vergi değişiklikleri nedeniyle, bu rakam güncel bir tahmin niteliği taşımıyor.

Yeni düzenleme, motorin açısından bu dengeyi yeniden şekillendiriyor. Ağustos sonuna kadar motorinden ÖTV alınmayacak. Ancak Eylül ayından itibaren ÖTV'nin 3 lira ile başlayıp her ay 3 lira artacağı düzenleme, vergi indiriminin yıl sonu itibarıyla kademeli bir geri alınacağı anlamına geliyor.

Buna bağlı olarak, bu düzenleme motorin maliyetlerindeki küresel artışı tümüyle ortadan kaldırmıyor. Bunun yerine, küresel maliyet artışının pompa fiyatlarına yansıyan kısmını kısa vadede vergi gelirinden feragat edilerek sınırlandırmayı hedefliyor.

Risklerin tamamen ortadan kalkmadığı açık

Motorindeki ÖTV'nin sıfırlanması, pompa fiyatlarında kısa vadede bir rahatlama sağlamış olsa da, küresel motorin arzındaki sıkışmanın devam ettiği bir ortamda, ÖTV'nin Eylül'den itibaren kademeli olarak artırılacak olması fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü risklerin ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Uluslararası ürün fiyatları ve döviz kurları gerilemezse, önümüzdeki aylarda yeniden vergi artışlarının pompa fiyatlarına yansıması mümkün görünüyor.

Bu nedenle, bu düzenleme, küresel maliyet baskısını ortadan kaldırmaktan ziyade, kısa vadede bu baskının tüketici fiyatlarına yansımasını sınırlamayı amaçlamaktadır.