3 Eylül 2026 Perşembe

Küresel Piyasalarda Risk İştahı Yükseliyor: Yatırımcılar Neler Yapmalı?

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahalenin uzun sürmeyeceğine dair açıklamaları, küresel piyasalarda risk alma isteğini artırdı. Bu gelişmenin hemen ardından, kasım ayı vadeli Brent petrol fiyatı, yüzde 0,5 azalarak 95,1 dolara geriledi.

Ayrıca, ABD'nin 10 yıllık tahvil faiz oranı da 2 baz puan düşüşle yüzde 4,78 seviyesine indi. Petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükselişlerin ivme kaybetmesi, yeni günde dünya çapındaki hisse senedi piyasalarına destek oldu.

Diğer yandan, New York Merkez Bankası Başkanı John Williams, gümrük vergilerinin etkilerinin zayıfladığını ve yüksek enerji fiyatlarının diğer sektörlere yayılmadığını belirterek ABD'de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini dile getirdi. Bu durum, küresel piyasalarda risk algısının azaltılmasına katkı sağladı.

Ancak devam eden ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar, enflasyon kaygılarını artırmaya devam ediyor ve yatırımcıların tahvil piyasasında daha temkinli hareket etmesine sebep oluyor.

Öte yandan, ABD'de ADP özel sektör istihdam rakamları, ağustosta 38 bin kişilik bir artış gösterdi ancak bu, piyasa beklentilerinin altında kaldı. Bu veri, iş gücü piyasasının biraz dengelenmiş olabileceğini ve enflasyon baskılarının hafifleyebileceğine dair bir görünüm oluşturdu. Bu bağlamda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ay yapacağı toplantıda faiz artırma ihtimalinin yüzde 70'ten yüzde 62'ye gerilediği öngörülüyor.

Fed’in faiz artırımına dair beklentilerdeki yumuşama, yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelmesine yol açtı. Aynı zamanda Fed, ülke ekonomisinin mevcut durumunu ele alan "Bej Kitap" raporunda son haftalarda ekonomik faaliyetin ılımlı bir artış gösterdiğini bildirdi.

Raporda, yüksek enerji fiyatları, uygulanan politikalar ve uluslararası gerilimlerin etkilerine dair belirsizliklerin arttığı ifade edildi.

Bu arada, Kanada Merkez Bankası (BoC), politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde tutmayı tercih etti. Dolar endeksi, yenin değer kazanması sonucunda yüzde 0,2 düşerek 99,4 seviyesinde işlem görüyor. Altının ons fiyatı ise yüzde 1,1 artışla 4.436 dolardan alıcı buluyor.

Dolara olan talebin azalması ve petrol fiyatlarındaki artışın yavaşlaması, enflasyon endişelerini bir nebze hafifletti ve altın fiyatlarının yükselmesine katkıda bulundu. ABD'de dün açıklanan istihdam verileri, Fed’in daha agresif sıkılaştırma politikasını gözden geçirebileceği beklentilerini de yumuşatarak altın fiyatlarını destekledi.

Analistler, Jackson Hole konferansının ardından 4.300 doların altını gören altının ons fiyatının, ABD'nin zayıf istihdam verisi nedeniyle 4.400 dolar seviyeleri üzerinde kalmaya çalıştığını belirtti. Gümüşün ons fiyatı da yüzde 1,3 artarak 66,2 dolara yükseldi.

New York Borsası Olumlu Bir Seyir İzledi

Bu gelişmeler ışığında New York borsasında olumlu bir tablo ortaya çıktı. ABD’li petrol ve doğal gaz şirketi Chevron'un Venezuela’ya 7 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurması, şirketin hisselerinin yüzde 0,4 oranında artmasına neden oldu.

Ayrıca, yapay zeka talebinin yükselmesi beklentileri doğrultusunda Nvidia’nın hisseleri de yüzde 3,2 yükseldi. ABD’de imalat sanayine ait yeni sipariş tutarları da temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,9 artış gösterdi.

Bu gelişmeler sonucunda, Dow Jones endeksi yüzde 0,56, S&P 500 endeksi yüzde 0,46 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,45 değer kazandı.

ABD'deki endeks vadeli kontratlar, güne olumlu bir başlangıç yaptı.

Avrupa Borsalarında Düşüş Trendi

Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki artan jeopolitik riskler nedeniyle dün olumsuz bir seyir izledi.

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Fransız Le Monde gazetesine yaptığı açıklamada, Alman ekonomisinin daha güçlü bir büyüme eğiliminde olduğunu savundu. Nagel, "İlk iki çeyrek verilerine göre, bu yıl yaklaşık yüzde 1'lik bir büyüme oranına ulaşma yolunda ilerliyoruz." ifadesinde bulundu.

Alman otomotiv devi Volkswagen’in STOXX 50 endeksinden çıkarılmasının ardından, şirketin hisseleri yüzde 3,8 oranında geriledi.

Bu gelişmeler sonucunda, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,26, İtalya'da FTSE MIB endeksi yüzde 0,24, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,50 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,30 değer kaybetti.

Avrupa'da endeks vadeli kontratlar, güne karışık bir seyirle merhaba dedi.

Asya Borsaları Yükseliş Gösterdi

New York borsasındaki olumlu seyir, Asya piyasalarına da yansıdı.

Makroekonomik veriler açısından Çin'de RatingDog hizmet sektörü PMI ağustos ayında 50,4'ten 51,4’e çıkarken, Japonya'da da ağustos ayı hizmet sektörü PMI 52,3'ten 52,5 seviyesine ulaştı.

Bu verilerin bölgede iç talepte toparlanma sinyali verdiği görülerek, Asya piyasalarında destek sağladı.

Dolar/yen paritesi ise yüzde 0,6 gerileyerek 157,7 seviyesine indi.

Yenin dolar karşısında değer kazanması, Japonya Merkez Bankası (BoJ) yönetim kurulu üyesi Hajime Takata'nın, enflasyon baskılarına karşı önlem almak amacıyla faiz artırımlarının hızlandırılması gerektiği yönündeki açıklamalarıyla ilişkili.

Analistler, Japon yetkililerden kura müdahale edilmesine dair resmi bir açıklama bulunmadığını, ancak yenin daha da güçlenmesi durumunda Japon yetkililerden gelebilecek olası bir eylem karşısında yatırımcıların pozisyon alabileceğini belirtti.

Tüm bu gelişmelerle, kapanışa doğru Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,7, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,02 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 oranında yükseliş kaydetti.

Borsa Günü Düşüşle Tamamladı

Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,25 değer kaybederek 14.050,56 puandan kapattı.

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'ndaki (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı Ekim vadeli kontrat ise yüzde 0,09 artış gösterdi.

Dolar/TL, dün yatay bir seyirle 48,2834 seviyesini tamamladı ve bugün bankalararası piyasada, önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,3150'den işlem görmeye başladı.

Analistler, bugün yurtiçinde enflasyon, yurtdışında ise dünya genelindeki hizmet sektörü ve Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Avro Bölgesi'nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve ABD’de dış ticaret dengesi verileri gibi yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini belirtti. Ayrıca teknik olarak BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.200 ve 14.300 puanın ise direnç seviyeleri olduğunu ifade etti.

AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistlerin tahminlerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) ağustosta yüzde 1,86 artış göstermesi bekleniyor.

Bu bağlamda, ekonomistlerin ağustos ayı enflasyon bekleyişlerinin ortalaması (yüzde 1,86), temmuz ayında yüzde 31,75 olan yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 31,52'ye gerilemesi anlamına geliyor.

Diğer yandan, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentisinin ortalaması ise yüzde 29,49 seviyesinde.