Körfez bölgesindeki artan jeopolitik gerginlikler, savaş tehdidi ve ekonomik belirsizlikler, bölgede sermaye hareketlerini azaltırken aynı zamanda Türkiye’ye yeni yatırım fırsatları sundu.
Körfez sermayesinin yön değiştirme eğiliminde olduğunu ifade eden Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com’un Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a yaptığı açıklamada, Türkiye’nin lojistik, turizm, savunma sanayi ve finans gibi pek çok alanda bölgesel bir cazibe merkezi haline geldiğini belirtti. Batırel, bu bölgedeki krizlerin Türkiye’ye yönelik yatırım ilginin artmasına katkı sağladığını vurguladı.

Körfez bölgesindeki güvenlik sorunları, savaş tehditleri ve ekonomik belirsizlikler sermaye akışını nasıl etkiliyor? Türkiye açısından bu durum ne gibi fırsatlar sunuyor?
Ekonomist Necmettin Batırel: Körfez bölgesindeki güvenlik sorunları ve ekonomik belirsizlikler, sermaye akışını yavaşlatırken Türkiye'nin lojistik, turizm, savunma ve finans alanlarında yeni bir cazibe merkezi olarak öne çıkmasını sağladı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi merkezlerdeki daralma, ülkemizi yatırım çekim merkezi haline dönüştürüyor.

Körfez finans piyasalarında ne tür değişiklikler gözlemleniyor?
Ekonomist Necmettin Batırel: Küresel ölçekte en aktif halka arz pazarlarından biri olan Suudi Arabistan ile BAE piyasalarında işlemler önemli ölçüde azaldı. Uluslararası yatırım bankaları, örneğin HSBC ve EFG Hermes gibi, Körfez'deki düşen işlem hacimleri nedeniyle yönlerini Türkiye’ye çevirdi.
Körfez finans merkezlerinin güvenliğinin tartışma konusu haline gelmesiyle birlikte, İstanbul Finans Merkezi üzerinden yabancı yatırımcılara ve aile ofisi yapılarına sağlanan vergi avantajları ve yeni teşvik paketleri, Türkiye’yi bölgesel bir finansal üs durumuna getirdi.

Bu krizlerin turizm akışına etkisi nedir?
Ekonomist Necmettin Batırel: Körfez’deki krizler ve bölgesel kısıtlamalar, uluslararası seyahat hareketliliğini olumsuz yönde etkilemiş durumda. Özellikle dünya genelinde BAE’ye, yani Dubai ve Abu Dabi’ye olan turizm taleplerinin azalması, Akdeniz bölgesine fayda sağladı. Rus ve Avrupalı turistlerin Körfez destinasyonlarından ayrılmasıyla oluşan boşluğu en iyi şekilde değerlendiren ülke Türkiye olmuştur. Yabancı tur operatörlerinde Türkiye'nin payı yüzde 39'un üzerine çıkarak bölgede liderleme konumuna geldi.

Körfez'deki güvenlik sorunları savunma sanayisi için Türkiye'ye ne gibi avantajlar sağlıyor?
Ekonomist Necmettin Batırel: Orta Doğu'da artan krizler, Körfez ülkelerinin geleneksel müttefikleri ile olan ilişkilerini olumsuz etkiledi ve askeri tedarik süreçlerini zora soktu. ABD'nin savunma sanayi teslimat sürelerinin uzaması nedeniyle Körfez ülkeleri, bizim kapımızı çalmış durumda. Özellikle hava savunma sistemleri ve askeri teknolojilerde Türk yapımı ürünlere yönelmekte. Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt gibi ülkelerle kurulan savunma anlaşmaları ve askeri iş birliği, Türkiye’yi bölgedeki sadece bir ticaret ortağı değil, aynı zamanda yeni bir güvenlik aktörü haline getirdi.
Körfez’deki jeopolitik riskler, yatırımcı psikolojisini de olumlu yönde etkileyerek Türkiye’den gerçekleştirilen gayrimenkul alımlarını artırdı. 2026'nın ilk sekiz ayında yabancı yatırımcılar Türkiye’de toplamda 1,8 milyar dolar tutarında gayrimenkul satın aldı. Doğrudan yatırımlar ise 6,4 milyar dolara ulaştı. Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi verilerine göre, Türkiye’deki doğrudan yatırımlardan elde edilen kârların transferleri, 2026 Temmuz ayı itibarıyla son bir yılda 7,9 milyar dolara ulaşarak rekor bir seviyeye çıktı.
Sonuç olarak; Körfez’deki jeopolitik riskler, bölge ekonomilerini savunmaya yönlendirirken Türkiye, güçlü lojistik altyapısı, dinamik iç piyasası, gelişmiş savunma sanayisi ve sunduğu mali teşviklerle küresel sermaye ve bölge ülkeleri için tercih edilen "güvenli liman" haline geldi.
| Savunma Sanayii ve Güvenlik | ABD teslimat sürelerinin uzaması sonrası Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt yerli Türk hava savunma sistemleri ve askeri teknolojilerine yöneldi. | Türkiye'yi bölgede yeni bir bölgesel güvenlik aktörü ve stratejik ortak konumuna getirdi. |
| Gayrimenkul Yatırımları | 1,8 Milyar Dolar (2026 İlk 8 Ay) | Yabancı sermayenin Türkiye mülk piyasasına güveni ve talebi arttı. |
| Doğrudan Yabancı Yatırım | 6,4 Milyar Dolar (2026 İlk 8 Ay) | Bölgesel risklerden kaçan sermaye için Türkiye güvenli liman haline geldi. |
| Doğrudan Yatırım Kâr Transferleri | 7,9 Milyar Dolar (Temmuz 2026 itibarıyla son 1 yıl) | Yabancı yatırımcı kâr transferlerinde rekor seviyeye ulaştı. |
| Genel Stratejik Konum | Güçlü lojistik, dinamik iç piyasa ve finansal teşvikler | Türkiye, Körfez'deki kriz ortamında küresel sermayenin 'güvenli limanı' oldu. |