8 Eylül 2026 Salı

Finans Dünyasında Devrim! Yeni OVP ile Döviz Kontrolü ve TL Mevduata Teşvik Fırsatları

Orta Vadeli Program (OVP) kapsamındaki verilere göre, küresel belirsizlik ve jeopolitik etkenlerin etkisiyle 2026 yılında uluslararası finans piyasalarında yoğun dalgalanmalar yaşandı. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından uygulanan makroihtiyati önlemlerle dezenflasyon süreci desteklenmiş, Türk lirasının benimsenmesi teşvik edilerek, kredi artışlarının enflasyon seviyeleriyle uyumlu hale gelmesi sağlanmıştır.

Bu bağlamda, Ocak ayında yabancı para (YP) kredilere yönelik büyüme limitlerinin sıkılaştırılmasının yanı sıra, tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitleri için de yeni kısıtlamalar getirildi.

Mart ayında, kredi büyümesine dayanan zorunlu karşılık uygulamasında muaf tutulan kredilerin kapsamı daraltıldı. Mayıs sonunda ise, tüketicilere sağlanan ihtiyaç ve taşıt kredileri ile KMH limitleri ve yerel para birimi ile verilen ticari krediler için büyüme sınırları aşağıya çekildi. YP kredilere dair büyüme sınırının azaltılmasının ardından, döviz karşısında düzeltilmiş yıllık YP ticari kredi artışı 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2 seviyesine geriledi. Ayrıca Ocak ayında TL bazında yurt dışında yapılan repo işlemlerinden elde edilen fonların yanı sıra yurt dışından temin edilen krediler için zorunlu karşılık oranları yükseltildi.

Program boyunca kredi faizleri, TCMB'nin aldığı kararlarla uyumlu bir seyir izledi. Fonlama maliyetlerindeki artış, ticari ve bireysel kredi faiz oranlarına yansıdı. Ticari kredi bileşimi, YP kredi büyümesindeki kısıtlamaların etkisiyle Türk lirası lehine gelişim gösterdi. Sert finansal koşullar, reel sektör borçluluğunu ve finansal kaldıraç oranını tarihsel ortalamaların altında tutarken, YP krediler büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştı.

Makroihtiyati düzenlemeler, hanehalkının borçluluğunu dengelemeye yardımcı olurken, bireysel kredi kartı ve KMH artışı da yavaşladı. Hanehalkı varlıkları içinde TL mevduat tercihi ön plana çıkarken, değerli metal fiyatlarındaki hızlı artış, YP mevduat kompozisyonunda kıymetli maden hesaplarının artmasına yol açtı.

Bankacılık sektöründeki takibe dönüşüm oranı, Temmuz 2026 itibarıyla önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükselmiş olsa da, tarihi ortalamaların altında kalmaya devam etti. Bu artış, küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları alacaklarının artışıyla ilişkilidir.

Ocak 2026 itibarıyla, kredi kartı ve ihtiyaç kredileri için yapılandırma olanağı tanındı. Takipteki alacaklara yönelik ayrılan yüksek karşılık oranları ile bankaların güçlü sermaye yapısı, finansal istikrara dair riskleri azaltmada etkili oldu.

Bankacılık sektörünün istikrarlı karlılık performansı, sermaye yeterliliğini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alırken, Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan geçici esneklikler 2026 itibarıyla sona erdi.

2025 yılının Aralık ayında yüzde 19,7 seviyesinde bulunan sektör SYR'si, bu düzenlemelerin etkisiyle Ocak 2026'da yüzde 16,8'e düştü ve Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 16,6'ya geriledi. Söz konusu oran, Basel kriterlerine göre belirlenmiş olan yüzde 8'lik yasal asgari ve BDDK tarafından belirlenen yüzde 12 hedefinin üzerindedir.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasına yönelik çıkış stratejisi doğrultusunda, 23 Ağustos 2025 itibarıyla gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı. Bu kararın ardından, 9,6 milyar dolar seviyesindeki gerçek kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2026'da tamamen sıfırlandı.

Tüzel kişiler için 15 Şubat 2025 itibarıyla hesap açma ve yenileme işlemleri de sonlandırıldı; tüzel kişi KKM bakiyesi, 2025 yılının Ağustos ayındaki 200 milyon dolardan Aralık 2025'e gelindiğinde sıfıra inmiştir.

Bu kapsamda, Ağustos 2023'te toplam mevduat içinde yüzde 26,2 paya ulaşan KKM bakiyesi tasfiye edilirken, KKM'nin Türk lirasını teşvik eden rolü çerçevesinde TL bazındaki mevduatın toplam mevduattaki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5’e çıkmıştır.

TÜRK LİRASI CİNSİ YATIRIM ARAÇLARINA DESTEK VERİLECEK

OVP'ye göre, Türk lirası cinsinden yatırım araçlarına teşvik sağlanacak ve kredi büyümesine yönelik para politikasına uygun politikalar sürdürülecektir. Yatırım ve ihracata yönelik finansman koşulları ise iyileştirilecektir.

Yabancı para mevduatın çekiciliğini azaltmak, Türk lirası mevduatın payını artırmak ve vadesini uzatmaya yönelik uygulamalara devam edilecektir. Cari işlemler dengesini desteklemek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak amacıyla, yatırım ve ihracat odaklı finansmana erişim koşullarında iyileştirmeler yapılmaya devam edecektir.

İç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini sabitlemek ve cari işlemler açığını azaltmak adına bireysel krediler ile hedeflenmeyen ticari kredilerde destekleyici politikalar uygulanmaya devam edilecektir.

Finansal sektör düzenlemeleri, uluslararası standartlarla uyum sağlamak ve sektörde yaşanan yeni gelişmelere cevap vermek üzere geliştirilecektir. Basel III Final (Basel IV) kapsamındaki düzenlemelere adaptasyon amacıyla, Avrupa Birliği mevzuatı dikkate alınarak bankaların kamuya açıklama yükümlülükleri ile ilgili mevzuatta gerekli değişiklikler yapılacak ve uygulamaya geçilecektir.

Tasarruf finansmanı şirketlerinin operasyonlarının sağlıklı sürdürülmesi, dengeli bir şekilde büyüme imkanı sağlanması ve müşterilerin çıkarlarının korunması için düzenleme çalışmaları devam edecektir.

Düzenlemelerin sadeleştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülerek finansal sektörün aracılık faaliyetlerinin etkinliği artırılacaktır. Ayrıca, uluslararası iyi uygulamalara uyum sağlamak üzere bankaların kurumsal yönetim ilkeleri ile iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin mevzuatta değişiklikler yapılacaktır.

Kalkınma bankacılığının yeniden yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması için mevzuat altyapısının ve organizasyon yapısının güçlendirilmesi planlanmaktadır.