5 Ağustos 2026 Çarşamba

Emeklilere Müjde Kıyameti! İsa Karakaş Canlı Yayında Promosyonları Açıkladı

Sosyal Güvenlik Danışmanı İsa Karakaş, TGRT Haber'in canlı yayınında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen torba kanun teklifine dair önemli bilgiler paylaştı. Ocak ayındaki maaş artışı beklentileri, hizmet borçlanması konusundaki adaletsizlikler ve emekli promosyonları gibi pek çok kritik başlıkta açıklamalarda bulundu. Emekli vatandaşların merakla beklediği banka promosyonlarına dair de dikkat çekici yorumlarıyla gündem oldu. İşte Karakaş'ın açıklamalarından öne çıkan noktalar...

"Mecliste ortak bir duyarlılık oluştuğunu görüyoruz. Şu an gündemde dokuz maddelik yeni bir torba yasası var. Bu öneri, şehit ve vazife malulü ailelerinin aylıklarının net asgari ücret seviyesine çıkarılmasını, bakıma muhtaç gazilere verilen ödemenin iki buçuk asgari ücrete yükseltilmesini ve terörle mücadele neticesinde malul olanlar ile gaziler için derece düzenlemelerinin getirilmesini öngörüyor.

Buradan 3.600 ek gösterge düzenlemesini bekleyen yaklaşık 500 bin memur ve emekliye de seslenmek istiyorum. Uzun zamandır beklenen bu düzenlemeyle ilgili hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını değerlendiriyorum. Artık geriye kalan, sadece zamanlama meselesi. Önümüzdeki yıl içinde 3.600 ek göstergenin uygulanmaya başlamasını umuyoruz.

Diğer yandan, yükseköğrenim mezunu olmayan memurların birinci dereceye yükselememesi nedeniyle oluşan haklı beklentileri de unutmamak gerek. Seçim sürecinde bu düzenlemenin kapsamının genişletileceğine ilişkin bir beklenti olduğunu da belirtmeliyim.

Şehit yakınları ve vazife malullerine yönelik önerilen dokuz maddelik tasarının oldukça olumlu olduğunu düşünüyorum. Gelecek günlerde bu tasarının kapsamının daha fazla genişletilebileceğini düşünüyorum.

Emeklilikte kademe uygulaması ise hak arayan gruplar arasında önemli bir mesele olmaya devam ediyor. Biz bu süreci hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hem de Meclis düzeyinde yakından takip ediyoruz. Bugün itibarıyla kademe ile ilgili somut bir gelişme sağlanmış değil.

İkinci altı ayına başlamış olduk. Temmuz ayındaki enflasyon oranları, beklentilerin altında kaldı. Artık maaş artışı üzerine tartışmalara başladık. Ocak ayı için öngörüleriniz nedir?

İsa Karakaş: Orta Vadeli Program açıklandığında, 2025 yılı için enflasyon beklentisinin yüzde 15,2, 2026 yılı için ise yüzde 8,5 olarak açıklandığını gördük. Ancak yalnızca beklenen enflasyon üzerinden hareket edildiği takdirde, bunun bedelini asgari ücretliler, emekliler ve sabit gelirli vatandaşlar ödüyor.

2023'ten bu yana uygulanan enflasyonla mücadele programı, özellikle emekliler, asgari ücretliler ve sabit gelirli kesim üzerinde ciddi bir yük getirdi. Türk-İş'in son verilerine göre, açlık sınırı 37 bin liraya yaklaşırken asgari ücret 28 bin lira seviyesinde kalmış durumda. En düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 liraya ulaşmış. Yoksulluk sınırı ise 120 bin lirayı aşmış durumda. Bu durum, hayat pahalılığının vatandaş üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koymakta.

Temmuz ayında enflasyon, beklentilerin altında gerçekleşti. Ancak Merkez Bankası'nın yıl sonu tahmini olan yüzde 26'lık enflasyon oranının tutması zor görünüyor. Piyasalarda yüzde 30 civarında bir beklenti söz konusu. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,75 seviyesinde seyrediyor.

Bu doğrultuda, Ocak ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılacak artışın en az yüzde 7, en fazla ise yüzde 11 seviyesinde olacağını tahmin ediyorum.

Memur ve memur emeklilerinin durumu ise daha karmaşık. Daha önce de belirttiğim gibi, mevcut toplu sözleşme sistemi nedeniyle memurlar enflasyon karşısında zor durumda kalmaya devam ediyor. Temmuz ayında bunun sonuçları görüldü; Ocak ayında benzer bir manzarayla karşılaşma ihtimali çok yüksek.

Mevcut toplu sözleşmeye göre yüzde 5 zam öngörülüyor. Eğer enflasyon yüzde 7'nin üzerine çıkarsa memurlar enflasyon farkı alabilecek; ancak bu oran altında kalınması durumunda artış yüzde 5 ile sınırlı kalacaktır.

Dolayısıyla, memur ve memur emeklileri için Ocak ayındaki artış beklentisi en düşük yüzde 5, en yüksek ise yüzde 8,5 civarındadır.

Ancak yaklaşan seçim sürecini de göz önünde bulundurursak, hükümetin emeklilerin, memurların ve asgari ücretlilerin alım gücünü artıracak yeni düzenlemelere ihtiyacı olduğuna inanıyorum.

Beklentimiz, 2027 Ocak itibarıyla yasal zam oranlarına ek olarak refah payının verilmesidir. Çünkü vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığı, yalnızca enflasyon farkıyla telafi edilemeyecek seviyelere ulaşmış durumda.

3.600 ek gösterge düzenlemesi, seçim vaatleri arasında yer aldı ve seçim öncesinde uygulamaya sokuldu. Benzer biçimde, EYT konusunda da uzun süre "imkansız" denilmişken, seçim öncesinde düzenleme yapılmıştı.

Toplu sözleşme süreçleri de bu duruma örnek teşkil ediyor. 2023 seçimleri öncesinde kamu işçileri için toplu sözleşme imzalandı ve taleplerin büyük bölümü kabul edildi. Memurların toplu sözleşmesi seçim sonrasına kaldığı için beklentilerin altında sonuçlandı.

Günümüzde memurların karşılaştığı en büyük sorun, gerçekleşen enflasyon yerine düşük enflasyon tahminleri üzerinden zam yapılması. Görüyoruz ki, öngörülen oranlarla gerçekleşen enflasyon arasında önemli farklar var.

KonuDeğerlendirmeTahmin/Öngörü
Genel EnflasyonTemmuz ayı enflasyon oranları beklentilerin altında kaldı.Merkez Bankası yıl sonu için %26 öngörüyor, piyasalarda %30 civarında bir beklenti var. Yıllık enflasyon %31,75 seviyesinde.
Orta Vadeli Program'da 2025 yılı için %15,2, 2026 yılı için %8,5 beklentisi açıklandı.Bu beklentilerin yalnızca enflasyona göre hareket edilmesi, sabit gelirli kesim üzerinde büyük bir yük oluşturuyor.
Maaş ArtışlarıSSK ve Bağ-Kur emeklileriOcak ayında en az %7, en fazla %11 oranında artış bekleniyor.
Memur ve memur emeklileriMevcut toplu sözleşmeye göre %5 artış öngörülüyor. Enflasyon %7'nin üzerine çıkarsa enflasyon farkı alınabilecek, aksi halde %5 ile sınırlı kalacak. Ocak ayında minimum %5, maksimum %8,5 civarında artış bekleniyor.
Asgari ÜcretMevcut durumda asgari ücret 28 bin lira seviyesinde.Seçim sürecinin yaklaştığı için alım gücünü artıracak yeni adımlar atılması bekleniyor.
Hayat Pahalılığı ve Sosyal DurumAçlık Sınırı37 bin liraya yaklaşmış durumda.
Yoksulluk Sınırı120 bin lirayı aşmış durumda.
En Düşük Emekli Aylığı23 bin 552 liraya yükseldi.
Gelecek BeklentileriRefah Payı2027 Ocak ayından itibaren yasal zam oranlarının üzerine bir refah payı verilmesi bekleniyor.Vatandaşların yaşadığı hayat pahalılığının enflasyon farkıyla telafi edilemeyecek seviyelere ulaştığı düşünülmektedir.
Seçim Öncesi Vaatler ve Uygulamalar3.600 Ek GöstergeSeçim vaatleri arasında yer aldı ve seçim öncesinde uygulamaya kondu.
EYTUzun süre "imkânsız" denildi ancak seçim öncesinde düzenleme yapıldı.
Toplu Sözleşme DönemleriKamu İşçileri2023 seçimlerinden önce toplu sözleşme imzalandı ve taleplerin büyük kısmı kabul edildi.
MemurlarSeçim sonrasına kalması nedeniyle beklentilerin altında sonuçlandı. Gerçekleşen enflasyon yerine düşük enflasyon tahminleri üzerinden zam yapılması en büyük sorun olarak dikkati çekiyor.

3600 ek gösterge ve emekli maaşlarını konuştuk. Ayrıca, doğum borçlanması, kamu görevlilerinin hizmet borçlanması ve bu konudaki eşitsizliklerle ilgili gelişmeler var mı?

İsa Karakaş: Bu gerçekten önemli bir konu. Önceki konuşmamızda değindiğimiz şehit ve gaziler için torba yasasıyla birlikte, askerlerimiz, polislerimiz ve diğer kamu görevlileri açısından geçmiş hizmet borçlanması ile ilgili yıllardır süregelen bir adaletsizlik mevcut.

Bu düzenlemenin bütçeye ek bir yük getirmeyeceği kanaatindeyim. SSK ve Bağ-Kur sigortalılarında olduğu gibi, asker ve polislerimizin geçmiş hizmet sürelerini borçlandırmalarının önü açılmalı. Bu, basit bir yasal düzenleme ile çözülebilecek bir sorundur.

Bu noktada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na da seslenmek istiyorum. Meclis'te şehit ve gazilere ait yeni bir torba yasa görüşülürken, yıllardır dile getirilen bu mağduriyetler de dikkate alınmalıdır.

Asker ve polislerin sendika hakkı olmadığı için taleplerini güçlü bir şekilde iletmeleri de oldukça zor. Bu nedenle bu konuyu gündemde tutmayı kendime bir görev olarak görüyorum.

Bir diğer önemli konu ise ev kadınları ile doğum borçlanması meselesi. Yaklaşık 10 milyon ev kadını, seçim döneminde verilen prim destekleri ve yıpranma hakkına dair vaatlerin ne zaman uygulanacağını merak ediyor. Bu beklentilerin karşılanması gerekiyor.

Doğum borçlanmasıyla ilgili olarak da yıllardır çözülemeyen önemli problemler mevcut. Askerlik borçlanmasında aranmayan bazı koşulların doğum borçlanmasında aranmaması, kadın hakları açısından haklı eleştiriler ortaya koyuyor.

Bu konuyu 2008 yılından bu yana dile getiriyorum. Aradan geçen uzun yıllara rağmen bir çözüme kavuşturulmadı. Sorun hâlâ devam ediyor ve bakanlar değişse de bir çözüm getirilemedi. Ancak annelerimiz ve kadınlarımızın bu taleplerinin karşılanması gerektiğine inanıyorum.

Emekli maaş promosyonları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bankalar bu konuda yeni bir adım atmıyor. Görüşleriniz nelerdir?

İsa Karakaş: Evet, promosyonlar uzun süre değişmeden kaldı. Oysa bankaların kârlılıkları göz önünde. Artık bu alanda adil bir sistemin oluşturulması gerekiyor.

Uzun zamandır "maaş kadar promosyon" modelini savunuyorum. Bu, vatandaşların hakkını teslim edecek en iyi yaklaşımdır. Devletin bu konuda ekstra bir maliyet üstlenmesi de gerekmiyor. Sadece mevcut protokollerin güncellenmesi yeterli olacaktır. Bu konuyu sürekli gündeme getirdikten sonra bazı özel bankalar promosyon miktarlarını artırmaya başladı. Günümüzde 35 bin liraya varan hatta daha yüksek promosyon teklifleri duyulmakta. Bu nokta rekabetin oluşması açısından sevindirici.

Ancak kamu bankalarının da bu sürece dahil olması gerekiyor. Rekabet olmadan emekliler daha yüksek promosyon alamaz. Hayat pahalılığı her geçen gün artmakta. Vatandaşların alım gücü düşmekte. Böyle bir dönemde promosyon sisteminin de adaletli bir hale getirilmesi şart.

Benim önerim ise son derece net: Kimin maaşı ne kadarsa, alacağı promosyon da en az o tutarda olmalıdır. Bunun üzerine bankalar dilerlerse rekabet ederek daha yüksek teklifler verebilir. Örneğin, 50 bin lira maaş alan bir emeklinin promosyonu 50 bin liranın altında olmamalıdır. 23 bin 500 lira maaş alan birinin promosyonu da en az 23 bin 500 lira olmalıdır. Bu, hem adil hem de uygulanması son derece basit bir sistemdir. Biz de bu konunun takibini sürdüreceğiz.