Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında güncel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu. Irak ile yapılan Kerkük petrolleri anlaşmasının ayrıntılarını paylaşan Bayraktar, Türkiye'nin enerji arz güvenliği, yurtdışındaki petrol ve doğal gaz projeleri ile Irak ile kurulan enerji iş birliğine dair açıklamalarda bulundu.
"ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI MUTLAKA AZALTMALIYIZ"
Bakan Bayraktar, NATO Zirvesi'nin ardından Irak ile olan temaslarını vurgularken, bu görüşmeler ve imzalanan anlaşmaların iki ülke arasındaki ilişkilere yasal bir temel kazandırdığını ifade etti. Temmuz ayının Irak ile ilişkiler açısından yoğun geçtiğini belirten Bayraktar, gerçekleştirilen ziyaretler ve yürütülen çalışmaların, dünya genelinde krizlerin arttığı bir döneme denk geldiğini söyledi. Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
"Kritik bir dönemde İran ile yürütülen ilişkilerimiz ve Irak ile yaptığımız bu anlaşmalar son derece önemli. Anlaşmaların temelinde Kerkük meselesi bulunuyor. Bu konu üzerinde yaklaşık 2,5 yıldır çalışıyoruz. İmza aşamasına geldiğimizde bunu açıklayacak duruma geldik fakat bu uzun süredir üzerinde durduğumuz bir projeydi. Genel olarak baktığımızda Türkiye olarak, enerjide dışa bağımlılığımızı mutlaka azaltmamız gerekiyor, bu hedef doğrultusunda Türkiye'deki tüm kaynaklarımızı devreye almak için özellikle yenilenebilir enerji, doğalgaz ve petrol kaynaklarımıza yöneliyoruz."

Bayraktar, Türkiye'nin yurt dışında enerji faaliyetlerini artırmayı hedeflediğini dile getirerek, bu kapsamda Türkiye Petrolleri’nin üretim kapasitesini yükseltmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını aktardı. Irak ile imzalanan Kerkük anlaşmasının bu hedefin önemli bir bileşeni olduğunu vurgulayan Bayraktar, petrol boru hattı anlaşmalarının ve planlanan yeni projelerin iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendireceğini ifade etti.
"KERKÜK ANLAŞMASI TÜRKİYE PETROLLERİNİ GÜNDE 1 MİLYON VARİL ÜRETİM YAPAN BİR ŞİRKET HEDEFİNE YAKLAŞTIRIYOR"
Türkiye Petrolleri'nin uluslararası alanda daha aktif bir enerji şirketine dönüşmesi için sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi veren Bayraktar, "Türkiye'de edindiğimiz bu deneyimi, yurt dışındaki projelerde kullanmak için yeni bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız. Geçtiğimiz programda, yıl başında kısmen de olsa bunun mesajını vermiştim. Daha önce söylemiştim ki, Türkiye Petrolleri’ni günde 1 milyon varil üretim yapabilecek bir şirket haline getirmek amacı güdüyoruz; bunun bir kısmını Türkiye'de, bir kısmını ise mutlaka yurtdışında gerçekleştirmek üzere planlıyoruz. Irak ve Kerkük anlaşması bu hedefin bir parçası. Ayrıca petrol boru hattı anlaşmaları ve gelecekte yapacağımız projeler, Türkiye ile Irak'ı stratejik anlamda birbirine bağlayacak önemli adımlar" şeklinde konuştu.
"KERKÜK'TE YÜZYIL SONRA PETROL SAHALARINA ORTAK OLMAKTAYIZ"
Irak petrolünün Kerkük-Ceyhan hattı üzerinden Türkiye'ye taşınmasına yönelik 750 bin varillik kapasiteyi değerlendiren Bakan Bayraktar, "Kerkük anlaşmasına kısaca değinelim. Kerkük, İngiliz petrol şirketinin yaklaşık 100 yıldır petrol ürettiği bir bölgedir. Neredeyse 100 yıl sonra Kerkük'te bu petrol sahalarına ortak olmaktayız. Orada bir Amerikalı ortağımız var. Yani İngiltere, Amerika ve Türkiye'nin birlikte yer aldığı büyük bir petrol rezervine sahibiz. Şu anda tahmin edilen petrol rezervinin yaklaşık 3 milyar varil olduğu belirtiliyor ki, bu da bugünkü değerlerle yaklaşık 250 milyar dolara tekabül ediyor. Günlük üretimin 1,2 milyon varile kadar çıkabileceği bir potansiyel bulunmakta ve dünya çapındaki en iyi şirketlerle birlikte Türkiye Petrolleri burada bu faaliyetleri yürütecek" açıkladı.

"750 BİN VARİLİ MEVCUT HATLARIMIZLA TAŞIYABİLİRİZ, MİKTARINI ARTIRMAYA BİLİYORUZ"
Irak'ta enerji alanında Kerkük-Ceyhan boru hattının yanı sıra birçok proje üzerinde çalıştıklarını belirten Bakan Bayraktar, bu projelerden birinin Silopi-Habur-Basra güzergahında olduğunu ve bu güzergahın inşa edilmesi halinde Irak petrolünün Ceyhan üzerinden hem Türkiye'deki rafinerilere hem de dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacağını söyledi. Körfez ülkelerinde yaşanan çatışmaların Hürmüz Boğazı'nda petrol taşımacılığını riskli hale getirdiğini vurgulayan Bayraktar, "Hürmüz Boğazı, alternatif güzergahlara ihtiyacımız olduğunu işaret ediyor. Eğer tüm petrolünüzü Hürmüz Boğazı üzerinden dünya pazarlarına taşımaya çalışırsanız, mevcut çatışma durumları nedeniyle risk altındasınız. Dolayısıyla çeşitlendirme esastır. Mevcut hatlarımızla şu anda 750 bin varili taşımamız mümkün. Aslında 1,5 milyon varil taşıyabiliyoruz ve bu miktarı artırarak 2-2,5 milyon varile çıkmayı hedefliyoruz; boru hattını da Basra'ya kadar uzatmayı düşünüyoruz. Bu durum, Irak'ın ve Körfez ülkelerinin bu hattı kullanabilmesine de olanak tanıyacaktır" şeklinde konuştu.
"BORU HATLARI HERKESİN KAZANCINA DİRENCİN YÜKSELİYOR"
Bakan Bayraktar, Hürmüz Boğazı'ndaki durumların alternatif enerji koridorlarının önemini artırdığını belirterek, "Hürmüz, günlük 20 milyon varil petrol akışının olduğu bir bölgedir ve burada bir çatışma ortamı söz konusudur. Güvenli, istikrarlı bir alternatif güzergah oluşturmak tüm dünyaya fayda sağlar. Dünya petrol piyasalarının dengesizliğini sağlamak için her gün 100-103 milyon varil arz sunmamız gerekiyor. Bu durum denge fiyatlarını oluşturur ve sonuç olarak herkes daha uygun maliyetli enerji talep ediyor. Boru hatları, herkesin kazanç elde edeceği bir yapı oluşturuyor" dedi.

Bakan Bayraktar, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali el-Zaidi arasında yapılan görüşmede, Irak'ın Türkiye'nin günlük 1 milyon varillik ham petrol ihtiyacını karşılamaya istekli olduklarını belirttiğini hatırlattı. Ayrıca Irak ile imzalanan enerji anlaşmasının bir yıl geçerli olduğunu ve kapsamının genişletilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 30-35 milyar dolara ulaşma potansiyeli taşıdığını belirten Bayraktar, "Anlaşmayı imzaladık, bir yıllık bir anlaşma, bunu daha sonra uzatmayı ve büyütmeyi hedefliyoruz. Tüm bu anlaşmalar ile Irak ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin kısa süre içinde iki katına çıkabileceğini düşünüyorum"
Irak'ın enerji altyapısına iş birliği konusunun da altını çizen Bayraktar, "Şu anda Irak'ın önemli bir elektrik sorunu ve altyapı sıkıntısı var. Biz kısa, orta ve uzun vadeli çözümler sunduk, bunlardan biri de şu an elektrik ihracatı yapmakta olduğumuz miktarın artırılması yönündedir" ifadelerini kullandı.
"BASRA'YA UZATILACAK DOĞAL GAZ HATTIYLA KÖRFEZ GAZINI TÜRKİYE'YE VE AVRUPA'YA TAŞIMAYI HEDEFLİYORUZ"
Bakan Bayraktar, Irak ile enerji iş birliği başlıklarından birinin doğal gaz olduğunu vurguladı ve Irak'taki gaz santrallerinin elektrik üretimi için gaz ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bayraktar, ilk olarak Türkiye’nin doğal gaz altyapısının kullanılarak Türkiye'den ihraç edilecek doğal gazın bir kısmının Irak'a gönderilmesi üzerinde çalışıldığını ifade etti.
Bakan Bayraktar, daha büyük hedeflerinin Basra'ya uzatılması planlanan petrol boru hattı ile beraber elektrik iletim hatlarına eşlik edecek bir doğal gaz boru hattı inşa etmek olduğunu belirtti ve "Daha büyük projemiz bu. Basra'ya uzatmayı düşündüğümüz petrol boru hattına elektrik iletim hatlarının yanında bir de doğal gaz boru hattı ekleyerek, ileride Katar doğal gazının veya Körfez'de üretilecek doğal gazın, Irak üzerinden Türkiye'ye ve oradan da Avrupa'ya ulaşmasını sağlamayı düşünüyoruz"

Bakan Bayraktar, 2016 yılında başlatılan Milli Enerji ve Maden Politikası çerçevesinde Türkiye’nin kendi gemileriyle ve ekipmanlarıyla yürüttüğü arama faaliyetlerinin, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası ve Gabar keşifleri ile sonuçlandığını ve bunun da Türkiye Petrolleri’nin yurtdışındaki faaliyetlerini güçlendirdiğini paylaştı. Bayraktar, Türkiye Petrolleri’nin Somali, Irak, Pakistan ve Bulgaristan'ın Karadeniz’de offshore alanlarında da keşif çalışmalarını sürdürdüğünü belirtecek yeni uluslararası anlaşmaların yakında açıklanacağını ifade etti.
Bakan Bayraktar, Somalia'da sondaj yapan Çağrı Bey gemisinin 3 bin 450 metre derinlikteki ilk kuyusunda 4 bin metreye ulaştığını, sondajın 7 bin metreye kadar sürebileceğini aktardı. İlk kuyunun sonuçlarının gelecek haftalarda takip edilmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, zorlu operasyonun zorluklarına rağmen gemilerin teknik kapasitesi ve Karadeniz’de kazanılan deneyim ile Somalia'dan olumlu sonuç almayı umduklarını belirtti.
"ORUÇ REİS'İN YENİ GÖREV YERİ PAKİSTAN OLACAK"
Bakan Bayraktar, yılın başından bu yana Exxon, Chevron, BP, Shell ve Total ile iş birliği anlaşmaları imzalanmasına değinerek, "Bu anlaşmalar artık somut projelere dönüşmekte. BP ile olan anlaşma Kerkük'te ticari bir projeye dönüşmüştür ve diğerleri de zamanla yeni projelere dönüşecektir. Libya'da hem karada hem denizde iki saha almış bulunmaktayız ve daha büyük bir proje üzerinde çalışıyoruz. Afrika'da Gine-Bissau, Angola ve Liberya'nın yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan, Irak ve Pakistan'da faaliyetlerimiz sürmektedir. Yakın bir zamanda Bangladeş'te deniz alanlarıyla ilgili sürecimizi başlatmayı planlıyoruz. Oruç Reis'in yeni görevi de Pakistan olacaktır"

8 MİLYON HANEİN DOĞAL GAZ İHTİYACI SAKARYA GAZ SAHAMIZDAN KARŞILANACAK
Bakan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası ile ilgili son verileri de aktardı:
"Sakarya Gaz Sahası gerçekten bizim bir gözbebeğimiz. Bu yıl önemli bir süreçteyiz. Çünkü bu yıl ilk üretimi gerçekleştirdik. Ağustos 2023 itibarıyla gazı karaya çıkardık. Nisan 2023’te Cumhurbaşkanımızın katılımıyla büyük bir gaz yakma töreni gerçekleştirmiştik. Ağustos ayında üretim, haneler ve ticarethanelerle, yani enerji şebekesiyle buluştu. Bugün 4 milyon hane doğal gaz ihtiyacını şu an Sakarya Gaz Sahası'ndan alıyor. Şimdi hedefimiz ikinci aşamada bu yıl sonunda bu sayıyı 8 milyona çıkarmak. Faz 2'nin kesin takvimi belirlenmiştir. 2026 yılında üretimimizi Sakarya Gaz Sahası'ndan iki kat artırarak 20 milyon metreküpe çıkaracağız. Ancak daha somut olarak ifade edecek olursak, Türkiye’deki 8 milyon evin doğal gaz ihtiyacı kendi gaz sahamızdan karşılanacak. Faz 2 bu yılın sonuna kadar tamamlanacak. 2028'e gelindiğinde bu rakam 16-17 milyon haneye yükselebilir" dedi.
Bakan Bayraktar, Gabar’ın Türkiye’nin en önemli petrol projelerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, "2021 yılındaki keşiften sonra günümüzde Gabar'da günlük 83 bin 200 varil üretim gerçekleştirmekteyiz. Bu anlamda yeni bir rekor ulaşmış durumdayız. Sürekli yeni rekorlar kırıyoruz, keşifler yapmaya devam ediyoruz"
Bakan Bayraktar, ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle birlikte bölgenin terörden arındırılmasının Gabar’daki enerji faaliyetlerinin gelişmesine katkı sağladığını vurgulayarak, bunun sosyal, ekonomik ve istihdam açısından önemli etkileri olabileceğini ifade etti. Küresel enerji piyasalarında yaşanan belirsizlikler ve fiyat dalgalanmalarının devam ettiğini belirten Bayraktar, Türkiye'nin bu risklerle başa çıkmak için kaynak ve güzergâh çeşitlendirme stratejisi izlemekte olduğunu açıkladı. 2016 yılında Türkiye ile Rusya arasında başlatılan TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı’nın tamamlanmasının Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğini sağlamada önemli bir rol oynadığını belirtti. Doğal gaz arz güvenliği ile ilgili yorumlarda bulunan Bayraktar, "Hâlihazırda Türkiye'nin tüm doğal gaz depoları dolu durumda. Doğal gaz altyapımızda depolarımız yaklaşık 6,3-6,5 milyar metreküp kapasiteye ulaşmış durumda. Kış aylarında en soğuk günlerde 45 gün boyunca hanelerimize yetecek miktarda doğal gaz depolarımızda mevcuttur. Hedefimiz bu kapasiteyi 12-13 milyar metreküpe çıkarmaktır" şeklinde bilgi verdi. Petrol ve petrol ürünleri stoklarının da düzenli olarak takip edildiğini söyleyen Bayraktar, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere rağmen arz güvenliğinde herhangi bir sorun yaşanmadığını, alternatif tedarik kaynaklarını oluşturmak için enerji diplomasisi ve ticari ilişkilerin devam ettiğini ifade etti. KKTC ile enerji iş birliği bağlamında Bayraktar, Türkiye üzerinden adaya elektrik iletim hattı ve doğal gaz boru hattı projeleri ile enerji arzı güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığını dile getirdi. Doğal gaz hattı yalnızca KKTC'nin ihtiyaçları için değil, ileride Doğu Akdeniz’de keşfedilecek doğalgaz kaynaklarının Türkiye ve Avrupa’ya taşınmasını sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca adanın elektrikleşme sürecine de katkıda bulunmayı planlıyoruz" 
"TÜRKİYE'NİN DOĞAL GAZ DEPOLARI DOLU VAZİYETTE"
Bakan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ndeki ilk reaktörle ilgili çalışmaların devam ettiğini, test süreçlerinin sürdüğünü ve yıl sonunda ilk elektrik üretimini hedeflediklerini belirtti. Güvenlik konusunun her zaman öncelik olduğunu vurguladı ve ikinci, üçüncü ve dördüncü reaktörlerin inşaatlarının da sürdüğünü aktardı.