Son zamanlarda, Çin'in teknoloji alanındaki ileri görüşlülüğü, insansı robotların sergilediği gösterilerle dikkat çekmekte olsa da, ülkenin gerçek makine devrimi fabrikalarda sessizce devam ediyor.
Çin genelindeki fabrika robotlarının sayısı şu anda 2 milyondan fazla. Bu rakam, dünyada ulaşılan en yüksek seviyeyi temsil ediyor. Aynı zamanda, Çin, küresel sanayi robotu üretiminin yarısından fazlasını üstleniyor ve bu robotları farklı ülkelere ihraç ediyor.
BBC'nin haberine göre, Çin'in robotlaşma süreci, sadece üretim yeteneklerini artırmayı değil, ülkenin karşılaştığı demografik zorluklara çözüm bulmayı ve uluslararası teknoloji rekabetinde ABD ile başa baş gelmeyi amaçlıyor.
Devlet Başkanı Şi Cinping yönetimi, yaklaşık 20 milyar dolarlık bir planla Çin'in yenilikçilik ve ileri teknoloji alanındaki küresel rekabette ön sıralarda yer almasını hedefliyor.
Fabrikalarda otomasyon hız kesmeden artıyor
Chengdu’daki CRP Technology tesisinde, yaklaşık 30 robot kolu üretiyor, bunun yanı sıra dört genç mühendis de başka robotların yapımında kullanılacak yeni bir prototip üzerinde çalışıyor.
Şirketin ürettiği robot kolları, otomotiv, elektronik ve rüzgar türbini gibi sektörlerde kullanılmaktadır. CRP Technology, tek bir robot kolunun, tekrarlayan görevlerin %90’ından fazlasını başarıyla yerine getirecek şekilde programlanabildiğini vurguluyor.
Şirketin Ar-Ge ekibinde yer alan Pang Kai, önümüzdeki on yıl içinde Çin'de yeterince iş gücü bulunamayabileceğini belirterek, geliştirdikleri yeni nesil robotların yalnızca fiziksel işlevleri yerine getirmekle kalmayıp, daha yetenekli bir şekilde hareket etmelerini sağlayacaklarını ifade etti.
Çin’in karşılaştığı en ciddi sorunlardan biri de hızla yaşlanan nüfus. Ülkede 2035 yılına kadar nüfusun üçte birinin 60 yaş ve üzeri olması öngörülüyor. Bazı tahminler ise önümüzdeki 10 yıl içinde ülke nüfusunun yaklaşık 60 milyon azalacağını gösteriyor.
Otomasyon, iş gücü açığını kapatırken iş kaybı riski taşıyor
Çin'de imalat sektöründe yaklaşık 120 milyon kişi istihdam edilmektedir. Robotlaşmanın hızlanması, yaşlanan nüfus nedeniyle oluşabilecek iş gücü açığını kapatma potansiyeli barındırıyor. Bununla birlikte, üretim sektöründe çalışan milyonlarca kişi için iş kaybı riski de gündemde.
Leapmotor Başkan Yardımcısı Cao Li, makinelerin günde 24 saat çalışmasına rağmen, bakım, denetim ve onarım için hâlâ insan emeğine ihtiyaç duyulacağını ifade etti.
Leapmotor'un Hangzhou'daki fabrikasında, üretimin hemen her aşamasında robot teknolojisinden faydalanılıyor. Şirketin 25 binden fazla çalışanı bulunurken, yüzlerce işçi de araçların son kontrollerini yapıyor.
Cao Li, damgalama, kaynak yapımı ve boyama süreçlerinde otomasyon oranının %100’e ulaştığını belirterek, bazı alanlarda insan iş gücüne olan ihtiyacın daha da azalabileceğine dikkat çekti.
Çin’in büyük avantajı: Geniş üretim altyapısı
Çin'in robot yarışındaki önemli avantajlarından biri, sahip olduğu geniş üretim altyapısıdır. Robotların üretiminde kullanılan motor, batarya, elektronik aksam, dişli ve sensör gibi bileşenlerin çoğuna hızlı bir şekilde erişim sağlanabiliyor.
Uluslararası Robotik Federasyonu Genel Sekreteri Susanne Bieller, Shenzhen'de bir robot için gerekli parçaların bir saatten kısa sürede temin edilebildiğini, Avrupa'da ise bu sürecin bir haftaya kadar uzayabildiğini bildirdi.
Bu üretim yapısı, Çin'e robotların fiziksel bileşenlerinin geliştirilmesi ve seri üretimi konusunda önemli bir avantaj sunuyor.
ABD ise robotların programlanmasında kritik önem taşıyan yapay zekâ alanındaki liderliğini sürdürmekte. Çine ait şirketler ise bu alandaki rekabeti hızlandırmaya devam ediyor.
DeepSeek ve Moonshot gibi Çinli firmalar, ABD'nin gelişmiş çiplere yönelik ihracat kısıtlamalarına rağmen, ABD’nin önde gelen teknoloji firmalarıyla rekabet edebilecek yapay zekâ modelleri geliştirdiklerini savunuyor.
Robot çağına hazırlık: Eğitim süreci 15 yaşında başlıyor
Çin, yalnızca fabrikalarını dönüştürmekle kalmıyor, geleceğin iş gücünü bu dönüşüme hazırlamak için de çaba gösteriyor.
Hangzhou Technician Institute gibi meslek okullarında, öğrenciler 15 yaşından itibaren motor teknolojileri, havacılık, robotik ve nadir toprak elementleri işleme gibi alanlarda eğitim alabiliyor. Okulda, kodlama ve robotik sistemlerin yanı sıra, robotik tıbbi cihazların geliştirilmesine yönelik projeler de gerçekleştiriliyor.
Öğretmen Chen Tianyu, öğrencilerin bir kısmının daha mezun olmadan işverenler tarafından istihdam edilebildiğini ve bu konuda ciddi bir endişe taşımadıklarını belirtmektedir.
Ancak Çin'in robotlaşma girişimi, ülkenin tüm ekonomik sorunlarına çözüm sunmuyor. İnşaat sektöründeki kriz, yüksek yerel yönetim borçları ve zayıf iç tüketim gibi problemler devam etmekte; otomasyonun bu meseleleri nasıl etkileyeceği ve teknolojik dönüşüm altında tehdit altındaki işlerin ne ölçüde korunabileceği hâlâ belirsizliğini koruyor.
Buna rağmen, Çin'deki fabrikaların dönüşüm sürecinin hızı, küresel üretim yarışında yeni bir dönemin başladığını ortaya koyuyor. İnsansı robotlar kamuoyunun ilgisini çekse de aslında asıl devrim üretim bandında çoktan yaşanıyor.