Borsa İstanbul'daki satışlar, bugünün başında hız kazandı ve BIST 100 endeksi, yüzde 5'in üzerinde bir kayıpla 13 bin 122 puan seviyesinden gün sonunu getirdi. Bu önemli düşüş sonucunda devre kesiciler devreye girdi ve saat 16:04 itibarıyla işlemlere 10 dakika süreyle ara verildi.
Endeks en son Mayıs ayında 15 binli seviyeleri görmüş, ardından geri çekilme yaşamıştı. En son zirvesi 9 Eylül'de 14 bin 700 puan olarak kaydedilmişti. Bugünkü düşüşle beraber, borsa bir haftalık dönemde yüzde 10'a varan bir değer kaybı yaşadı. 16 Eylül'de bankacılık endeksi yüzde 4'ü, mali ve bilişim endeksleri ise yüzde 5'i aşan kayıplar kaydetti. Finansal faktöring şirketlerindeki kaybın ise yüzde 9'un üzerinde olduğu görüldü.
Borsadaki Düşüşün Sebepleri Neler?
BBC Türkçe'nin haberine göre, geçtiğimiz hafta Ortadoğu'daki gerginliğin artış göstermesi ve Yemen'deki Husilerin, küresel ticaretin önemli bir noktası olan Kızıldeniz'in girişinde yer alan bir adayı ele geçirdiği yönündeki açıklama, petrol fiyatlarında artışa neden oldu. Bu durum Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, yapay zekanın risklerine dair tartışmalar, pek çok ülkenin borsa endekslerinde aşağı yönlü hareketlere sebep oldu. Yapay zeka alanına büyük yatırımlar yapan teknoloji firmaları, bu süreçte maddi getirilerini henüz elde edemediği için değer kaybettiler. Bu firmalara çip üreten şirketlerin de aynı şekilde gerilediği görüldü. Bir ay önce 30 bin 100'ün üzerinde işlem gören ABD NASDAQ 100 endeksi, yüzde 3'ün üzerinde bir düşüşle 28 bin 900 puan seviyesine kadar geriledi.

GCM Yatırım/Kırıkoğlu Borsadaki Düşüşün Nedenlerini Sıraladı
GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu, teknoloji şirketlerinin değer kaybı yaşaması durumunda, bu şirketlere borç veren özel kredi fonlarının da etkilenebileceğini ifade ederek, "Bunlar sürekli devam eden sebepler. Üzerine bir de ABD faiz oranlarındaki artış eklendi: 10 yıllık tahvil faiz oranı yüzde 5, 30 yıllık olan ise yüzde 6 civarına yaklaşmakta. Uzun vadeli faizler, Fed faiz oranlarından farklı olarak yatırım ve proje finansmanı kredileri açısından referans oluşturuyor. Bu oranlar yükseldiğinde, yatırım kredilerinin maliyeti de artıyor." şeklinde konuştu.
Kırıkoğlu, Ortadoğu’daki çatışmanın gidişatı, petrol fiyatlarındaki artış ve Yemen'deki Husilerin ilerleyişinin yarattığı petrol tedarik risklerinin diğer etkenler arasında bulunduğunu vurguladı.
Türkiye özelinde, Pusula Portföy'ün Eylül ayı boyunca yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmasının da düşüşe katkı sağladığı belirtildi. Pusula, 15 Eylül'de yatırımcılarına paralarını geri ödeyemeyerek temerrüde düştü.
Bu durum, nakit ihtiyacı duyan yatırımcıların borsadaki diğer hisselerini satmalarına neden oldu ve bu da diğer hisselerin değer kaybını tetikledi.
Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, 15 Eylül'de tutuklandı. Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan hakkında da yurtdışı çıkış yasağı getirildi. GCM Yatırım'dan Evren Kırıkoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yatırım fonlarına ilişkin düzenlemesinin ardından, özellikle BIST 30 endeksi dışında değer kazanan hisse senetlerinde kaos yaşandığını belirtti.
Bunun, Borsa İstanbul'daki düşüşe dair Türkiye kaynaklı ilk neden olduğunu söyleyen Kırıkoğlu, ikinci neden olarak da şu noktaları ifade ediyor:
- Hisse senetlerindeki değer kaybıyla birlikte, yatırımcılar paralarını çekmeye çalıştıkça, fonlar, özellikle kaldıraçlı işlem yapan fonlar, bu likidite ihtiyacı için BIST 30 hisselerini de satmaya yöneldiler. Böyle bir likidite ihtiyacı doğdu.
- Genel algının olumsuz olması, sorun yaşamayan fonlardaki yatırımcıları da negatif etkileyerek, diğer fonlardan para çekilmesine neden oluyor.

Prof. Bilge Yılmaz: Para Piyasası Fonları İçin Riskler Artıyor
Eski İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Prof. Bilge Yılmaz, 16 Eylül'de sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Özellikle SPK ve benzeri denetim kurumlarının görevlerini yerine getirmekte ısrar etmesi finansal piyasalarda istenmeyen sonuçlar doğurma riskini her geçen gün artırıyor. Bu durumun para piyasası fonlarına sıçraması son derece tehlikeli. Denetimsizliğin yol açacağı tahribat, kaybedilen parayla sınırlı kalmayıp, uzun vadede piyasalarda kalıcı sorunlara neden olur. Siyasetçiler ve bu işleri denetlemekle sorumlu olan kurumlarda çalışan görevliler, ihmallerinin yaratmış olduğu risklerin boyutunu bile bilmiyorlar. Ancak bu durum çok yakında anlaşılacaktır. Kaybeden yine vatandaşlarımız olacak." şeklinde görüş bildirdi.

A1 Capital/Atılal: Beş Temel İç Dinamik Satışları Tetikliyor
A1 Capital Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal, 16 Eylül'de gerçekleştirdiği açıklamada, "Son günlerdeki verilere baktığımızda BIST'in yalnızca küresel satışlara eşlik etmediği, negatif yönde ayrıştığını gözlemliyoruz. Satışların arkasında beş temel iç dinamik bulunmaktadır," dedi ve şu maddeleri sıraladı:
- Yabancı Yatırımcı Derinliğinin Az Olması: Yabancı payının düşük olduğu bir piyasada, yerli fonlardan veya kredili yatırımcılardan gelen satışları dengeleyebilecek güçlü, uzun vadeli alıcı bulmak zor olabiliyor.
- TL Faizlerinin Yüksek Olması: Borsa yatırımcıları için son derece cazip bir alternatif sunmaktadır.
- Şirketlerin Gerçek Kar Mektuplarının Zayıflaması: Endeks, nominal olarak uygun görünse de, serbest nakit akışı ve özsermaye kârlılığı aynı oranda sağlıklı değil.
- Merkez Bankası'nın Hızlı Faiz İndirimine Dair Beklentilerin Azalması.
- Petrol Fiyatlarının Türkiye Üzerindeki Etkileri: Bu durum, ekonomik istikrarı daha da zorlaştırmakta.
Evren Kırıkoğlu, Türkiye'deki borsa ve fonlarda yaşanan değer kaybı sonucunda bazı yatırımcıların zarar edeceğini, ancak bunun piyasalarda kalıcı bir etki oluşturmayacağını belirtti ve "Özel yatırımcılar kaybettiği için sistematik bir risk oluşmaz. Medya bu konuyu sıkça gündeme getirir ve tartışmalar yaratır, ancak bu durum Türkiye ekonomisine sistematik bir tehdit oluşturmaz. Eğer bankacılık sistemi sermaye kaybı yaşar, likidite sıkıntıları ortaya çıkar, kredilerin geri çağırılması veya şirketlerin kredi ödemelerini yapamaması gibi olaylar gerçekleşirse, o zaman kalıcı etkilerden bahsedebiliriz; fakat şu an böyle bir durum yok." değerlendirmesinde bulundu.