Son iki on yılda teknoloji, adım adım hepimizi etkisi altına aldı. Özellikle akıllı telefonların yaygınlaşması, davranışlarımızı köklü bir şekilde değiştirdi. Artık numaraları aklımızda tutmak, yön bulmak veya bir kalem kullanmak gibi becerilerden uzaklaştık. Zira bunların çoğunu telefonlarımız hallediyordu. Teknoloji çağında yaşıyorduk ve bunun avantajlarından faydalanmak kaçınılmazdı.
OYUNLARIN YERİNE TEKNOLOJİ GELDİ
Bu teknolojik değişim, çocuklarımızı da derinden etkiledi. Öğrenciler, okullarda kağıt ve kalem yerine akıllı tabletleri kullanmaya başladı. Oyunlar dijitale taşındı; iletişim ise sanallaştı. Fakat zamanla teknolojinin getirdiği olumsuz etkiler de kendini göstermeye başladı.
Kalemi kullanmayı bırakmak, motor becerilerinin gelişimini olumsuz etkiledi. Yüz yüze iletişim eksikliği, bireylerde ruhsal sorunlara yol açtı. Çocuklar, odalarına kapanarak sosyal hayattan uzaklaştı. Okul bahçelerindeki sesler yerini hareketsiz çocukların sessizliğine bıraktı. Tüm bu etkileri çoğaltmak mümkün... çünkü sorunların sayısı oldukça fazla.
KAĞIT VE KALEM YENİDEN GÜNDEME
Çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri gözlemleyen pek çok ülke harekete geçiyor. Özellikle Avrupa'nın bazı kesimlerinde bu konuyla ilgili kesin ve net adımlar atılmaya başlandı. Danimarka'da öğrenciler, derse girmeden önce telefonlarını kilitli kutulara bırakmak zorunda. Okul genelinde cep telefonları ve tabletlerin kullanımı yasaklanmış durumda.
Pek çok yıldır Danimarka'da eğitim esasen dijitalleşmişti. Ancak bunun, öğrenciler için yararlı olmadığını fark eden Danimarka, eğitim sistemine kağıt ve kalemle geri dönmeye karar verdi. Bu geçiş sürecinde çocuklar, derslere odaklanmada zorluk yaşamış. Zira daha önce derslerinde başka uygulamalara geçip onlarla ilgileniyorlardı. Ekransız ortamda, dikkat dağınıklığı problemiyle karşılaşmış durumdalar.
GENÇLİK MERKEZLERİNDE DE KÜSÜCULUK VAR
Danimarka'da telefon yasaklarının yaygınlığı sadece okullarla sınırlı kalmıyor. Tüm gençlik merkezlerinde ve spor kulüplerinde de cep telefonları yasaklandı. Böylelikle çocuklar spor yaparken yalnızca o etkinliğe odaklanabiliyor. Kütüphanelerde kitap okurken de dikkatlerini dağıtacak bir çevresel etmen olmuyor. Gençler, bu uygulamadan memnun kalıyorlar. Başarılarının arttığını biliyorlar ve en önemlisi, çoğu kişinin telefonu bırakmanın onlara sağladığı mutluluğu fark ettiğini belirtiyor.
Danimarka, eğitimde dijitalleşmenin öncüsü olarak tanınıyor. Ancak böyle köklü bir değişime gitmek zorunda kalmasının nedeni, Çocuk Refahı Komisyonu'nun araştırmalarından elde edilen sonuçlar. Bu verilere göre, 13-18 yaş arasındaki gençler, telefonlarında günde ortalama 5,5 saat geçiriyor ve sanal dünyadan gerçek hayata uzaklaşmaya başlamışlardı.
Dünyanın en mutlu ülkesi olma unvanına sahip Danimarka, teknolojinin bu mutluluğu engelleyebileceğini fark etti. Bu yasaklarla, iletişimi artırarak insanların daha fazla sosyalleşmesine yardımcı olmayı hedefliyor.
AVRUPA’NIN BİRLEŞİMİ
Danimarka'nın bu yaklaşımı, diğer Avrupa ülkelerine de ilham kaynağı oldu. İsveç, Norveç, Almanya, Polonya ve Hollanda başta olmak üzere birçok ülke benzer yasaklar getirmek için hazırlık yapıyor. Görünüşe göre, dijital çağ yerini analog bir döneme bırakmaya hazırlanıyor.
Avrupa, akıllı cihazların toplum üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı hedefliyor. Sizce, Türkiye'de de eğitimde benzer bir telefon yasaklama uygulaması getirilse faydalı olmaz mı?