14 Eylül 2026 Pazartesi

Almanya'nın Plastik Atıklarının Beşte Biri Türkiye'de İşleniyor! Gıda Ürünleriyle Geri Mi Dönüyor?

Çukurova Üniversitesi'nde çalışan biyolog Sedat Gündoğdu, Almanya'nın Türkiye'ye gönderdiği plastik atığın bir kısmının, muhtemelen gıda maddelerine karışarak tekrar Almanya'ya geri dönebildiğini belirtti.

Türk domatesleri, Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç ediliyor.

Tarım arazilerinin yakınında sıkça geri dönüşüm tesislerinin yer aldığı görülüyor ve Almanya, her yıl binlerce ton plastik atığı işlenmek üzere Türkiye'ye göndermektedir.

"Toksik bir döngü" ifadesini kullanan Gündoğdu, mikroplastiklerin tarlalardaki bitkilere sızdığını da vurguladı.

Almanya'nın Sorumluluğu Artmalı

DW Türkçe'de yer alan habere göre, Türkiye'nin çevresindeki atığın kaynağını araştıran Gündoğdu, "Plastiği geri dönüştürmek oldukça maliyetli bir süreç" dedi. Bu durumun sağlık ve yasalara uygun olmayan bir biçimde atıkların bertaraf edilmesine yol açtığını belirten Gündoğdu, Almanya'nın kendi atıklarıyla ilgilenmesi gerektiğini ifade ederek şu sözleri söyledi:

"Aksi takdirde güvenli geri dönüşüm algısı, Almanya'yı diğer ülkelerdeki çevre sorunlarının ortak sorumlusuna dönüştürüyor."

Alman Plastik Atığının Beşte Biri Türkiye'ye Gidiyor

Basel Action Network'ün (BAN) ticaret verilerine dayanan analize göre, Almanya, 2025 yılı itibarıyla toplam 814 bin ton plastik atık ihraç ederek bu alanda dünya sıralamasında birinci konumda. Bu atıkların yaklaşık yüzde 20'si Türkiye'ye ulaşıyor.

BAN'ın verilerine göre, Türkiye aynı yıl sadece Avrupa Birliği ülkelerinden toplam 500 bin ton plastik atık ithalatı gerçekleştirmiştir.

İleriye dönük olarak Türkiye’ye yönelik atık ithalatının daha fazla artabileceği tahmin ediliyor: 21 Kasım 2026’dan itibaren AB üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatı yasaklanacak. Bu yasak, başlangıç olarak 21 Mayıs 2029’a kadar geçerli olacak.

Çevre örgütleri, bu durumun ticaret rotasını değiştirebileceğini ve Türkiye gibi OECD ülkelerinde daha fazla plastik atık birikmesine yol açabileceğini öne sürüyor.

Geri Dönüşüm Tesislerinin Yaydığı Kirlilik

Gündoğdu'nun ekibinin Mart ayında kamuoyuyla paylaştığı araştırmada, Adana’daki tarımsal sulama kanallarının durumu incelendi. Gündoğdu ve diğer araştırmacılar, bu bölgedeki kanal sistemlerinin yoğun bir şekilde tarımsal sulama amacıyla kullanıldığını ancak ikincil olarak plastik geri dönüşüm tesislerinden gelen atıklarla kirlenmiş olduğunu tespit etti.

Geri dönüşüm tesislerine yakın alanlardaki kanallarda, belirgin şekilde daha yüksek mikroplastik yoğunluğu gözlemlendi. Araştırmaya göre, tespit edilen maddeler arasında geri dönüşüm süreçlerine özgü peletler ve parçacıklar da bulunmaktadır.

Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü, 2024’te gıdalardaki mikroplastik miktarını güvenilir bir şekilde ölçmenin henüz mümkün olamadığını duyurmuştu. Bu yüzden gıdalar üzerinde düzenli kontroller yapılamamaktadır.

Muğla Üniversitesi'nden Rana Berfin Aydın liderliğinde yürütülen 2023 tarihli bir çalışmada, Muğla bölgesinde elde edilen meyve ve sebzelerde mikroplastik varlığı tespit edilmiştir. Bu araştırmada en yüksek oran, domateslerde görülmüştür.

Türk Hükümetinin İthalat İsteği

Geri dönüşüm firması ITC Integrated Solid Waste Management Systems’ten Mehmet Gültekin, kirliliğin nedenini yasa dışı faaliyet gösteren geri dönüşüm işletmelerine dayandırıyor. Ancak Gündoğdu, denetimlerin kağıt üzerinde yapılmasının her şeyin manipüle edilebileceği anlamına geldiğini savunuyor.

Türk hükümeti, ithal edilen plastikleri döngüsel ekonomi çerçevesinde bir hammadde olarak görmekte. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu süreçlerin yeni istihdam olanakları sunduğunu düşünmektedir.

Türkiye Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) ise, Türkiye'nin küresel döngüsel ekonominin bir parçası olabilmesi için geri dönüştürülebilir atık ithalatına ihtiyacı olduğunu vurgulamaktadır.

Dernek, dünya genelinde plastik tüketiminin artmaya devam edeceğini ve dolayısıyla geri dönüşüm ihtiyacının da artacağını öngörmektedir.