13 Ağustos 2026 Perşembe

Ziraat Bankası: Katma Değer Yaratma Stratejisiyle Liderliğini Koruyor!

Bankacılık sektörünün önde gelen ismi Ziraat Bankası, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de büyüme çizgisini sürdürerek aktif büyüklüğünü 9.1 trilyon TL seviyesine ulaştırdı. Müşteri odaklı bilanço politikası aracılığıyla temel bilanço unsurlarında sağlam ve dengeli bir gelişim sergileyen banka, yılın ilk altı ayında elde ettiği 74.2 milyar TL’lik net kâr ile öz kaynaklarını güçlendirmeye devam etti. Ana misyonu olan tarım finansmanı dışında da yatırımları, istihdamı, üretimi ve ihracatı destekleyici faaliyetlerini sürdürdü. Ziraat Bankası, yılın ilk yarısında hem yurtiçinde hem de yurtdışında sürekli büyüme gösteren finansal kapsayıcılığını artırmak amacıyla yatırımlarına devam ederken, yaklaşık 26 milyon aktif mobil bankacılık müşterisi ve geniş yelpazesindeki ürünleriyle müşterilerin finansal ihtiyaçlarını her zaman karşılamayı hedefliyor.

Uygulanmakta olan Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde benimsenen seçici kredi politikası ile başta tarım sektörü olmak üzere birçok kritik sektöre öncelikli destek sunan banka, 2026 yılının ilk yarısında nakdi kredi hacmini 4.9 trilyon TL, gayrinakdi kredi hacmini ise 2 trilyon TL seviyesine çıkararak toplam kredi hacmini yaklaşık 7 trilyon TL’ye yükseltti. Bankanın uyguladığı makro ihtiyatlı politikalarla uyumlu kredi stratejisi sayesinde TL kredilerin toplam kredi içindeki oranı %66 olarak belirlendi. Kredi büyümesini sürdürülebilir bir biçimde devam ettiren banka, etkili kredi değerlendirme süreçleri ve risk yönetimi politikalarıyla sektör ortalamasının çok altında, %1.9’luk bir takip oranı sağlamayı başardı.

Ana fonlama kaynağını 5.7 trilyon TL'yi aşan geniş mevduat tabanı ile oluşturan banka, belirsizliğin hâkim olduğu ikinci çeyrekte yurtdışı fonlama alanında aktif konumunu korumayı başardı. Güncel olarak elde edilen çeşitliliği yüksek ve maliyet etkin mevduat dışı fonlama yapısını, değişen koşullara rağmen aktif bir şekilde yöneterek uluslararası bankacılık arenasında liderliğini sürdürdü.

Geleneksel bankacılığın ötesinde, tarım ekosisteminde stratejik bir çözüm ortağı olarak yer alan Ziraat Bankası, bu süreçte mekanizasyon, tarıma dayalı sanayileşme, verimlilik ve gıda güvenliği öncelikli projelere destek vermekten geri durmadı. Banka, kırsal kalkınma, kadın ve genç çiftçilere, kooperatifleşmeye ve çevre dostu uygulamaların artırılmasına katkıda bulunarak, tarım kredisi hacmini 2026’nın ilk yarısında 1 trilyon TL seviyesine çıkardı.

Ziraat Finans Grubu’nu yalnızca Türkiye’de değil, bölgede de referans bir finansal güç haline getirmek amacıyla 145 ülkede 1.800’e yakın muhabir banka ve 20 ülkede şube/iştirak ağıyla hizmet sunan banka, Arnavutluk Tiran Şubesi’nin açılmasıyla uluslararası varlığını 21 ülkeye yükseltti. Banka, Orta Koridor, Çin-Avrupa Deniz Yolu ve BRICS Kuşağı gibi 12 küresel ticaret koridorunda %20’yi aşan bir dış ticaret pazar payına ulaşarak, Türkiye'nin ihracatının %25'ine aracılık etti.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçları üzerine şu yorumları yaptı:

“2026 yılının ikinci çeyreği; küresel düzeydeki belirsizliklerin sürdüğü, sıkı para politikalarının ve bankacılık sektöründeki artan fonlama maliyetlerinin kârlılık ve özkaynaklar üzerinde baskı oluşturduğu bir dönem olmuştur. Bu koşullarda bankamız; sağlam finansal yapısı, geniş hizmet ağı ve proaktif bilanço yönetimi sayesinde son derece başarılı bir performans sergilemiştir. Bu dönemde aktif büyüklükten kredilere, mevduattan özkaynaklara ve dijital bankacılığa kadar birçok temel alanda sektöre yön veren ve liderliğini sürdüren bir banka olarak konumumuzu güçlendirdik. Jeopolitik ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bu dönem içinde, yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı ön planda tutan yaklaşımımızla Türkiye’nin önünde beliren fırsatları en etkili şekilde değerlendirerek; ülkemizin stratejik önceliklerine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Yurtiçindeki güçlü konumumuzu korurken, uluslararası düzeyde yeni pazarlar keşfetmeye de kararlıyız. Nihai hedefimiz, Ziraat’i yalnızca Türkiye’de değil, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde de güvenilir, referans bir marka haline getirmektir. Küresel ölçekte önemli ekonomik dönüşümlerin yaşandığı ve rekabetin yeniden tanımlandığı bu süreçte, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı ve girişimcilerimizi desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.”