Elazığ Haber Ajansı

Yeni OVP ile Ekonomideki Değişim! Necmettin Batırel'in Kritik Analizi

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni Orta Vadeli Program (OVP), 2027–2029 dönemini kapsayacak şekilde 6 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu yeni Orta Vadeli Program, enflasyonu tek haneli rakamlara çekmeyi, ekonomik büyümeyi kademeli olarak artırmayı ve 2,1 milyon ilave istihdam yaratmayı amaçlıyor. Peki, bu revize programda neler farklı? Vatandaşlar ne gibi değişiklikler bekleyebilir? Hangi sektörlerden etkilenecek? Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’un sorularını yanıtlayarak yeni programın ayrıntılarını paylaştı.

Yeni OVP'de ekonomide ne gibi değişiklikler olacak? Düşüncelerinizi madde madde paylaşır mısınız?

Ekonomist Necmettin Batırel: Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın işbirliğiyle hazırlanmış olan bu ekonomik program, ilgili bakanlıklar, kamu kuruluşları, özel sektör ve meslek odalarından alınan geri bildirimlerle geniş bir istişare ortamında şekillendirildi.

Dünya ekonomisindeki eğilimler, uluslararası enerji fiyatları ve Türkiye'nin mevcut makroekonomik göstergeleri göz önünde bulundurularak gerçekçi varsayımlar oluşturuldu. Üç yıllık bir perspektif sunan ve bütçeleme sürecinin temel çerçevesini belirleyen program, piyasalarda olumlu bir algı yarattı çünkü önceden belirlenmiş olan yüzde 16’lık 2026 yılı sonu enflasyon hedefi, daha gerçekçi bir seviye olan yüzde 28,4'e çıkarıldı. Hükümetin mevcut enflasyonist baskıları kabul etmesi ve buna göre adım atması, iş dünyasının programa olan güvenini tazeledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kamu kurumlarında 484 milyar TL tasarruf sağlandığını açıklaması, mali disiplinin sürdürüleceği ve bütçe açığının kontrol altında tutulacağına dair güçlü bir işaret sundu.

3 YIL DEĞİŞİM NEDEN GEREK DUYDU?

Şimdi herkesin merak ettiği bir soruya gelelim: 3 yıllık program neden yeniden düzenlendi? Orta Doğu'daki çatışmalar ve jeopolitik gerilimler, enerji, gıda ve emtia fiyatlarında dalgalanmalara neden olarak enflasyon görünümünü ve küresel ticareti olumsuz etkiledi. Ekonomi yönetimi, büyümeyi sert şekilde yavaşlatmaktan kaçınırken, hedeflenen enflasyon oranlarının gerisinde kalınmasına neden oldu.

Keskin bir ekonomik duraklama yerine, "büyümeyi koruyarak dezenflasyon" yaklaşımının benimsenmesi, bazı yükümlülüklerin geçici olarak yüksek enflasyon, döviz ve cari açık hedefleriyle karşılanmasına neden oldu. Dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla, özellikle savunma sanayi harcamalarının yüzde 229 artırılması gibi adımlarla yapısal dönüşüm ve sanayi politikalarına yönlendirilmesi tavsiyeleri yeniden gözden geçirildi. 2026 yılı ikinci çeyrek verilerine göre büyüme hızının son altı yılın en düşük düzeyi olan yüzde 2.3'e inmesi, geçmiş programdaki yüzde 3.8'lik 2026 büyüme hedefinin daha makul bir yüzde 3.3 seviyesine çekilmesi gereğini doğurdu.

Yeni programın öncelikleri neler?

Ekonomist Necmettin Batırel: 2027–2029 dönemi için hazırlanan Orta Vadeli Program, enflasyonu azaltmayı ve finansmana erişimi kolaylaştırarak iş dünyasına üç yıllık öngörülebilir bir yol haritası sunmaktadır. Yatırım, üretim ve ihracata yönelik kredi imkanları sürecek. KOBİ’lerin teminat ve işletme sermayesi sorunları hafifletilecektir. 5 yıllık risk priminin 216 seviyesine gerilemesi ile firmaların borçlanma ve faiz yükü azalacak. Enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2029’da ise yüzde 9’a indirilmesi öngörülüyor. 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3.3 olarak güncellenirken, programın sonuna kadar büyümenin artması bekleniyor. Orta ve yüksek teknolojiye sahip ürünlerin ihracat payı artırılacak. Uzak Ülkeler Stratejisi ile yeni pazarlara yönelim sağlanacaktır.

İŞ DÜNYASINDAN YANSIMALAR NEDİR?

İş dünyası, yeni OVP'yi nasıl değerlendiriyor? Program iş dünyasına ne gibi etkilerle yansıyacak?

Ekonomist Necmettin Batırel: İş dünyası temsilcileri, Orta Vadeli Program'ı genel hatlarıyla geleceğe yönelik sağlam bir "yol haritası" sunduğundan olumlu ve gerçekçi buluyor ancak enflasyon hedeflerindeki gecikmeler ve finansmana erişim gibi konularda temkinli davranıyorlar.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, artan küresel belirsizlikler ve jeopolitik riskler ışığında, üç yıllık net bir makroekonomik çerçevenin çizilmesinin iş dünyasının gelecekteki senaryolarını planlayabilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, reel sektör için finansmana erişim başlığında programda somut çözümlere yer verilmiş olmasını, özellikle 250 milyar TL'lik İmalat Sanayisi Finansman Desteği'ni memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, Eximbank destekleri ve ihracat sigortası imkanlarının güçlendirilecek olmasının, zorlayıcı dış talep koşullarında ihracatçının rekabetçilik gücünü artıracağına dikkat çekti. İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, programda ilk kez gündeme alınan "Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık" başlığı altında su ve gıda arz güvenliğine vurgu yapılmasını ve tarım sayımının tamamlanacak olmasının yerinde bir adım olduğunu değerlendirdi.

Temsilci / Kurum Odak Alanı OVP Değerlendirmesi ve Beklentiler
Necmettin Batırel
Ekonomist
Genel Çerçeve ve Enflasyon Programın geleceğe yönelik sağlam bir yol haritası sunduğu olumlu; enflasyon hedeflerindeki ertelemeler ve finansmana erişim konularında ise dikkatli ve beklenti içinde.
Şekib Avdagiç (İTO Başkanı) &
Nail Olpak (DEİK Başkanı)
Makroekonomik Öngörülebilirlik Küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, üç yıllık net makroekonomik çerçevenin önemine vurgu yapıldı.
Gürsel Baran
Ankara Ticaret Odası Başkanı
Finansmana Erişim & İmalat Finansmana erişimde somut çözümlere yer verilmesi ve 250 milyar TL'lik İmalat Sanayisi Finansman Desteği memnuniyetle karşılandı.
Mustafa Gültepe
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı
İhracat ve Rekabet Gücü Eximbank destekleri ve ihracat sigortası imkanlarının güçlendirilmesinin, zor dış talep koşullarında ihracatçının rekabetçiliğine büyük katkı sağlayacağı düşünüldü.
Ali Kopuz
İstanbul Ticaret Borsası Başkanı
Gıda Güvenliği ve Tarım "Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık" başlığı altında su ve gıda arz güvenliğine yer verilmesi ve tarım sayımının tamamlanması iyi bir adım olarak değerlendirildi.

ÖNCELİKLİ SEKTÖRLERDE "DOPİNG" FEZLEKESİ

Yatırım, üretim ve ihracat açısından yeni OVP hangi sektörlere odaklanıyor?

Ekonomist Necmettin Batırel: Türkiye’nin yeni üç yıllık programı, yatırım, üretim ve ihracat odaklı yapısal reformlarla belli alanları doğrudan olumlu etkileyecek adımlar sunuyor. Fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda bütçe kaynaklarının yönlendirileceği ve teşviklerle "doping" alması beklenen öncelikli sektörler etkinleştirilecektir. Yüksek katma değerli ürünlerin üretimi ve dışa bağımlılığın azaltılması en kritik unsurlar arasında. Özellikle savunma sanayi, havacılık ve uzay teknolojilerindeki özel sektör yatırımlarını artırmak için finansman destekleri ve devlet teşvikleri artırılıyor. Bu alanda yerli AR-GE yapan ve üretim kapasitesi yüksek şirketler büyüme eğilimini sürdürecektir.

MAL İHRACATI HEDEFİ: 316 MİLYAR DOLAR

OVP'nin en çarpıcı hedeflerinden biri, mal ihracatını 2029 yılına kadar 316 milyar dolarla sınırlamaktır. Program çerçevesinde döviz kazandırıcı faaliyetler yürüten ve gelirlerinin çoğunluğunu ihracattan alan şirketlerin finansman olanakları artırılacaktır. Bu durum, özellikle otomotiv ve yan sanayi, beyaz eşya, dayanıklı tüketim, demir-çelik, ağır sanayi, tekstil ve hazır giyim sektörlerini ön plana çıkaracaktır.

Yeni OVP, kayıt dışı ile mücadele ve vergi denetimlerinde yapay zekâ, büyük veri analitiği ve dijital takip sistemlerinin (UTTS, İDİS vb.) kullanılacağı duyuruldu. Kamu ve özel sektörün dijital dönüşüm süreçleri için ayrılan bütçe, yerli yazılım firmalarını, siber güvenlik şirketlerini ve yapay zekâ tabanlı teknoloji üreticilerini doğrudan desteklemeyi hedeflemektedir.

VATANDAŞA DOKUNACAK ETKİLER

Enerji, yeşil dönüşüm ve konut alanındaki adımlar neler olacak?

Ekonomist Necmettin Batırel: Arz güvenliğini sağlama amacıyla yerli enerji yatırımları ve yeşil dönüşüm projeleri, eylem planlarının merkezinde yer alacak. Yenilenebilir enerji yatırımları (güneş, rüzgâr vb.), enerji depolama sistemleri ve fabrikaların karbon emisyonunu azaltmaya yönelik yeşil dönüşüm projeleri, sağlanan uzun vadeli ve düşük maliyetli fonlarla desteklenecek.

VATANDAŞIN KONUT GEREKSİNİMİ KONTROL ALTINA ALINACAK

Programda dikkat çeken bir diğer madde, konut ihtiyacını karşılamak ve yüksek kira artışlarını önlemek amacıyla dar gelirli bireyler, engelliler ve yeni evlilik yapacaklar için sosyal konut projelerinin hızlandırılacağına dair açıklamadır. Ayrıca kiralık sosyal konut alternatifleri devreye alınacaktır. Bu durum, kamu projeleri içerisinde yer alan ana yüklenicileri ve inşaat malzemesi üreten firmaları (çimento, seramik, demir) uyandıracaktır.

OVP'nin milli gelir, istihdam ve işsizlik hedefleri nelerdir?

Ekonomist Necmettin Batırel: Orta Vadeli Program çerçevesindeki beklentilere göre, Türkiye’nin toplam milli geliri (GSYH) 2029 yılı itibarıyla 2,2 trilyon doları aşacak. Kişi başına düşen gelir ise 25 bin dolara yükselebilecek. Ekonomik büyümenin ve ölçek artışının da etkisiyle, dönem sonunda 2,1 milyon yeni istihdam sağlanması ve işsizlik oranının yüzde 8’in altına inmesi beklenmektedir.

Özetle, program anlık bir ekonomik sıçrama hedeflemekten ziyade, makroekonomik istikrarı yeniden kazandırmaya ve enflasyonu tek haneli rakamlara düşürerek sürdürülebilir bir büyüme temeli oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye, bu gerçekçi revizyonlarla birlikte yeni bir döneme adım atmakta.