Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı'nın açılışına katıldı. Türkiye'nin tarımsal üretim alanındaki durumunu değerlendiren Yumaklı, 2002 yılında 12'nci sırada yer alan Türkiye'nin, bugün 7'nci sıraya yükseldiğini ifade etti. Elde edilen 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılanın Cumhuriyet tarihindeki en yüksek seviye olduğunu vurguladı.

"DÜNYADA TARIMSAL HASILADA 7'NCİYİZ"
Yumaklı, 2002 yılında Türkiye'nin tarımsal hasılada 12'nci sıradaki konumunu hatırlatarak, "Bugün tarımsal hasılada dünya sıralamasında 7'nciliğe ulaştık. 83,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine eriştik. 2026 yılında bu rakamın daha da yükseleceğini göreceğiz. Bu, Cumhuriyet tarihimizin en yüksek tarımsal hasılasıdır. Ülkemiz, 86 milyon vatandaşıyla ve 60 milyon turistin gıda ihtiyacını karşılıyor. Buna ek olarak, 185 ülkeye 2.226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolarlık bir katkı sağlıyoruz." şeklinde konuştu.
Bakan Yumaklı, küresel iklim değişikliği ve sınırlı kaynakların, tarım ve gıda sektörünün stratejik önemini artırdığını ifade etti. "Dünyadaki gelişmelere baktığımızda, insanlık tarihinin belki de en kritik dönüm noktalarından birini yaşıyoruz. Küresel iklim değişikliği artık soyut bir konu olmaktan çıkmış ve yaşamımızın tam merkezine yerleşmiştir. Gıda tarım sektörü, gıda arzı bir milli güvenlik meselesi olarak algılanmaya başlanmıştır. Şu anda dünyada artan bir gıda milliyetçiliği söz konusu; ülkeler kendi kaynaklarını koruma ihtiyacı hissediyor," dedi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yapılan 2050 yılına yönelik öngörülere de değinen Yumaklı, "FAO'nun 2050 projeksiyonu, dünyamızın mevcut üretim düzeyinden çok daha fazlasına ihtiyaç duyacağını gösteriyor, ancak kaynaklarımız sınırlı. Bu noktada bir hedefimiz olmalı: Doğal kaynaklarımızı korumak, birim alandan daha fazla verim elde etmek, teknoloji ve planlamayı tarımın merkezine yerleştirerek, tarımı sürdürülebilir bir şekilde geleceğe taşımak." şeklinde konuştu.
Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal üretimdeki payına dair verileri paylaştı: "Bu durumun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz mevcut. 2025 yılına ait Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye'nin dünya ekonomisindeki payı yüzde 1,35. Ancak tarım alanında bu oran çok daha dikkat çekici; dünyadaki tarımsal üretimin sağladığı katma değerin yüzde 1,75'i ülkemize aittir." dedi.

"TARIM DİPLOMASİSİ ÖNEM ARTIYOR"
Tarımın uluslararası ilişkilerde önemli bir faktör haline geldiğini vurgulayan Yumaklı, "Tarım, bir diplomasi aracı olarak da değerlendiriliyor. Tarım diplomasisi artık ülkeler için çok önemli bir alan olarak öne çıkmaktadır." dedi.
Yumaklı, Çin pazarına yönelik çalışmalarından da bahsederek, "Somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra, badem gibi ülkemizin bazı bölgelerinde yoğun şekilde üretilen ürünlerin Çin pazarına girişine dair Ticaret Bakanlığımızla yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Ayrıca, kanatlı etin önündeki önemli engelleri de kısa zamanda aşmayı planlıyoruz. Bazı ürünlerde dünya genelinde liderliğe sahibiz." ifadelerini kullandı.
Yumaklı, Türkiye'nin yeni ticaret yolları açısından önemli fırsatlara sahip olduğunu belirtirken, "Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine ulaşacak kara yolu bağlantısı 15 Nisan 2026 tarihinde yeniden faaliyete geçirildi. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında bir transit koridor oluşturuldu. İkna ediyorum ki ihracatçılarımız bu yeni güzergâhı etkin bir şekilde kullanarak ticareti artıracaklardır." şeklinde sözlerini sürdürdü.
Yumaklı, "Amacımız açık: Üreticimizin emeğini, sadece ülkemizin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanında bulunan üreticiler ve tüketicilerle bir araya getirmek." dedi.

"SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ MUTLAKA HAYATA GEÇİRMELİYİZ"
Tarım sektörünün dış faktörlere açık olduğunu belirten Yumaklı, sözleşmeli üretimin önemine dikkat çekti. "Tarım sektörü birçok dış etkene maruz kalıyor, dolayısıyla sözleşmeli üretim sağlanmadan bu sektör, denizin ortasında bir ceviz kabuğu gibi savrulabilir. Eğer gerçek anlamda gücümüzü korumak istiyorsak, sözleşmeli üretimi uygulanabilir hale getirmek zorundayız." dedi.
Bu konuda düzenlemelerin devam ettiğini belirten Yumaklı, "Bu konuda yeni düzenlemeler yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Bunları belirli zaman dilimlerinde kamuoyuyla paylaşacağız." dedi. Yumaklı, sözleşmeli üretimin üretici ve sanayici açısından güven sağladığını ifade ederek, "Sözleşmeli üretimi hem çiftçilerimiz hem de sanayicilerimiz için bir güvenli liman olarak görüyorum; bu sayede ticaretin dengesizliğinden ve tüketici sorunlarından kaçınmış olacağız." şeklinde konuştu.