Tayaş Gıda'dan İnovatif Hamle! İSO İlk 500 Hedefiyle Şekerleme İhracatına Devam Ediyor
ADEM ADIGÜZEL / KOCAELİ
Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) ve Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi'ndeki toplam 60 bin metrekarelik alan üzerinde faaliyet gösteren Tayaş Gıda A.Ş., yüksek üretim kapasitesi ve ihracat başarısı ile sektörün öncü firmaları arasında yer alıyor. Yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlayan bu şirket, her gün 300 ton üretim gerçekleştirirken, 700'e yakın çeşitlilikte ürün sunarak üretiminin yüzde 90'ını 148 ülkeye ihraç etmekte. Ayrıca, sektöründe ilk beş ihracatçı arasında bulunmakta.
TAYAŞ Gıda Genel Müdürü Emre Taycı, firmanın sunduğu 700'den fazla ürün çeşidi hakkında, "Yumuşak ve sert şekerlemeler, jeliler, laktoz şekerler, çikolata, kokolin, bisküvi kaplamalı ürünler ve barlar gibi geniş bir yelpazede üretim yapıyoruz. 2020 yılında devreye aldığımız yıllık 7 bin ton kapasiteli helal jelatin tesisimiz ile gıda sektörü için stratejik önem taşıyan bu alanda faaliyet göstermeye başladık. Ayrıca, grup bünyemizdeki Bonart şirketimiz aracılığıyla oyuncaklı atıştırmalık ürünler üreterek, ürün yelpazemizi sürekli geliştiriyoruz. Bu sayede farklı pazarlardaki tüketici taleplerini karşılayabiliyoruz" dedi.
“500 Büyük arasında yer almayı hedefliyoruz”
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde her yıl daha üst sıralarda yer aldıklarını ifade eden Taycı, "Küresel pazardaki yoğun rekabet koşullarına ve ekonomik dalgalanmalara rağmen, üretimden, yatırımdan ve istihdamdan ödün vermeden ilerlemeye devam ediyoruz. Bu istikrarlı duruşumuz, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde her yıl daha yükselmemizi sağlıyor. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarının yer aldığı bu listede bulunmak bizim için büyük bir onur. Gelecek dönemde sürdürülebilir büyümemizi sürdürerek İSO İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında olmaya çalışacağız" şeklinde konuştu.
“40 basamak atlayarak yükseldik”
Son bir sene içerisinde üretim, ihracat ve ciroda kayda değer bir artış yaşadıklarını vurgulayan Taycı, "Zorlu piyasa koşullarına rağmen, üretimimizi, ihracatımızı ve ciromuzu artırmayı başardık. Geçtiğimiz yıla kıyasla üretimden satışlar sıralamasında 40 basamak yükseldik ve 74'üncü sıraya yerleştik. İhracat performansımız sayesinde ise tüm sektörler arasında 19'uncu sıraya yükseldik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezimiz aracılığıyla farklı ülkelerin gıda kodekslerine ve tüketici damak tadına hitap eden özel üretimler gerçekleştirebiliyoruz. Bu yetkinliğimizle, şu an 148 ülkeye ihracat yapıyor, başta ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve Tayvan olmak üzere küresel ticaretin önemli pazarlarında da varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
“Karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz”
Sürdürülebilirlik çabalarını çevresel ve sosyal sorumluluk alanında kapsamlı bir bakış açısıyla yürüttüklerini söyleyen Taycı, "Doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) yatırımımızı tamamlayarak devreye aldık. Karbon ayak izimizi azaltma yönündeki çabalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Uluslararası pazarlardaki güvenilirliğimizi pekiştiren SMETA 4-Pillar (SEDEX) belgesine sahibiz. Bu belge; çalışan hakları, iş sağlığı ve güvenliği, çevre yönetimi ile iş etiği konularındaki uygulamalarımızın uluslararası standartlara uyumunu belgeler. Sosyal sorumluluk projelerine de uzun yıllardır destek veriyoruz. Bu çalışmaları daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla bu yıl Şevket Taycı Eğitim ve Kültür Vakfı'nı oluşturduk" dedi.
“Finansmana erişimdeki zorluklar en büyük sorun”
Taycı, "Gıda sektörü, ülkemizin en mühim ihracat kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak, bu sektör birçok zorlukla karşı karşıya. İthalata bağımlılığımız, özellikle şeker, kakao, bitkisel yağ, soya ve bazı buğday türlerinde büyük bir engel teşkil ediyor. Küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tarımda genç iş gücünün azalması da önemli sorunlar arasında. Ayrıca akaryakıt, ambalaj ve enerji gibi maliyetlerin artışı da doğrudan üretim giderlerini etkiliyor. Bugün sektörümüzdeki en büyük sorun ise uygun koşullarda finansmana erişimdir. İşletme sermayesi ve hammadde alımları için kullanılan kredilerdeki yüksek faiz oranları ile hammadde ve Eximbank kredilerindeki teminat koşulları üreticiler için ciddi bir yük teşkil etmekte. İhracat pazarlarında uygulanan kotalar ve gümrük engelleri de rekabet gücümüzü olumsuz yönde etkileyen diğer önemli unsurlardan biridir" şeklinde sözlerini tamamladı.