Societe Generale, yılın ilk yarısında altın pozisyonunu azaltmasının ardından değerli metalin yeniden cazip bir yatırım aracı sunduğunu ifade etti. Fransız banka, Fed’in sıkı para politikalarının büyük ölçüde piyasalara yansıdığını belirterek, altındaki risk ve getiri dengesinin daha olumlu bir hale geldiğini bildirdi.
Bankanın analistleri, ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar ile Fed’in faiz artırım beklentilerinin getirdiği sert düzeltmelerin ardından altının ons fiyatının 4,500 dolara yaklaştığını vurguladı.
Altın piyasasında görülen dalgalanmalardaki normalleşmenin altını çizildiği analistlere göre, spekülatif pozisyonlar iki yıllık ortalamanın üstüne çıkmışken, GLD opsiyon alım satım oranı son altı ayın en düşük seviyesine geriledi. Bankanın değerlendirmesine göre, bu göstergeler altına yönelik iyimserliğin yeniden güçlendiğini göstermekte.
Yüksek faiz oranları ve güçlü dolar, altın üzerinde baskı oluşturmaya devam etse de, Societe Generale, Fed’in şahin tutumunun önemli ölçüde fiyatlandığını ve değerli metalde aşağı yönlü risklerin giderek daha sınırlı hale geldiğini değerlendirdi.
2022 Sonrası Altın Piyasasında Yeni Bir Dönem
Societe Generale, altına dair "stratejik olarak iyimser" tutumunu sürdürdüğünü ve değerli metali para politikası ile ekonomik belirsizliklere karşı önemli bir koruma aracı olarak gördüğünü bildirdi.
Banka, 2022 yılından sonraki dönemde altının fiyatlama dinamiklerinde belirgin bir değişikliği gözlemlediklerini vurguladı. Pozitif reel faiz oranlarına rağmen altının yüksek seviyelerde işlem gördüğünü ve geçmişteki fiyatlama modellerinden ayrıldığını ifade etti.
Analistlere göre merkez bankalarının sürekli alımları, dolardan uzaklaşma eğilimleri, jeopolitik belirsizlikler ve kamu borçlarına dair endişeler, altın fiyatları için daha yüksek bir taban oluşturmakta. Bu yapısal unsurlar, yüksek reel faizlerin değerli metal üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlıyor.
Fed'in Faiz Artış Beklentileri Eylülde veya Aralıkta Şekillenecek
Piyasalarda geçtiğimiz yılın ortalarından bu yana ek parasal genişleme beklentileri, Fed’in bir ya da iki kez daha faiz artışı yapma ihtimali üzerine yapılan tartışmalarla yer değiştirdi. Bu durum, ABD’nin iki yıllık tahvil faizini yeniden yüzde 4’ün üzerine çıkartırken doları da destekledikçe etkisini hissettiriyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole toplantısındaki hawkish açıklamaları, faiz artırımı beklentilerini pekiştirdi. Warsh, politika yapıcıların enflasyonu sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2 seviyesine indirmek için odaklandıklarını yineledi.
Societe Generale’in temel senaryosuna göre faizlerin 2027 yılına kadar sabit kalması bekleniyor. Ancak kalıcı bir enflasyonun, Fed'i bu yıl bir kez faiz artırımına yönlendirmesi olası görünüyor. Bankaya göre, eylül veya aralık toplantıları, ekim toplantısından daha güçlü bir faiz artışı ihtimali barındırıyor.
Analistler, altında yeni bir faiz kaynaklı fiyatlama baskısının oluşması için daha büyük bir enflasyon şoku ve Fed’den daha agresif bir tepki gerektiğini belirtti.
Merkez Bankaları Altın Piyasasının Temel Destekleyicisi
Societe Generale, ABD'nin yeni gümrük tarifeleri, yapay zeka ve altyapı yatırımlarındaki hız artışı, dalgalanan enerji fiyatları ve gelişmiş ekonomilerdeki kalıcı bütçe açıklarının daha enflasyonist bir ortam yarattığını söyledi.
Altına dayalı borsa yatırım fonlarına bu sene girilen yatırım miktarı belirgin bir şekilde yavaşlasa da, hala pozitif bir seyir izlemeye devam ediyor. Düşen oynaklık, altını kısa vadeli momentum yatırımcıları yerine uzun vadeli rezerv yöneticileri için daha çekici hale getirdiği değerlendiriliyor.
Çin, altın rezervlerini düzenli şekilde artırmaya devam ederken, geleneksel rezerv varlıklarından çeşitlendirme, birçok gelişen ülke merkez bankası için öncelikli bir yapı haline gelmekte. Societe Generale’e göre spekülatif talepler zayıflarken, resmi sektör alımlarının güçlü kalması, merkez bankalarını altın piyasasının başlıca destekleyicisi konumuna getiriyor.