Petrol Fiyatları 102 Doları Geçti! Çin'in Talebi Piyasalarda Gündem
Bu haftaki petrol fiyat artışının devam edip etmeyeceği, özellikle Çin'in ham petrol talebine bağlı olarak şekillenecek. Petrol piyasası bu haftayı yaklaşık yüzde 9'luk bir artışla kapatırken, ABD ham petrolü perşembe günü varil başına 102 doları aşarak mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış oldu.
ABD ham petrolü, Washington ve Tahran arasında 17 Haziran'da imzalanan ancak etkisiz kalan anlaşmanın ardından, yaz döneminde görülen 68,55 dolarlık en düşük seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 50 değer kazanmış durumda. Brent petrol ise cuma günü yükselişine son verip varil başına yaklaşık 104 dolardan haftayı tamamladı.
Hürmüz Boğazı görüşmeleri izleniyor
İran resmi haber kaynaklarının aktardığına göre, Tahran, Hürmüz Boğazı’nın durumunu görüşmek üzere Umman’da Körfez ülkeleriyle bir araya gelecek. Körfez İşbirliği Konseyi diplomatlarının, boğazdan geçişlerin yönetimi için geçici bir düzenlemeyi görüşmek üzere pazartesi günü İranlı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.
Petrol fiyatlarını olumsuz etkileyebilecek gelişmeler arasında, ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) 2027 yılı için ham petrol üretim tahminini günlük 14,3 milyon varile çıkarması dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise küresel petrol talebi öngörüsünü önemli ölçüde aşağı çekerek 2026'da günlük 2,5 milyon varillik bir daralma bekliyor.
Çin'in eylül ayında yapacağı ham petrol ithalatının, ağustos ayındaki seviyeye yakın kalması öngörülüyor. Ülkenin petrol alımları, haziranda son on yılın en düşük seviyesine düşmesinin ardından temmuz ve ağustos aylarında toparlanmıştı.
Diğer yandan, Suudi Arabistan, çeşitli saldırıların ardından güvenlik sebepleriyle Doğu-Batı ham petrol boru hattını kapatma kararı aldı. İran destekli Husilerin, Yemen'deki Perim Adası'na doğru ilerlediği bildiriliyor.
Petrol piyasasında risk primi yeniden artıyor
Rapidan Energy Başkanı Bob McNally, başarısızlıkla sonuçlanan mutabakatın ardından ABD’nin temmuz ayında İran’a yönelik deniz ablukasını tekrar uygulamaya almasıyla beraber petrol piyasasında risk priminin yavaş yavaş yükseldiğine dikkat çekti.
Fakat ABD ham petrolü, 7 Nisan'da yaşanan savaş dönemindeki 112,95 dolarlık kapanış seviyesinin altında işlem görüyor.
CIBC Private Wealth'ın kıdemli enerji tüccarı Rebecca Babin, Orta Doğu'daki çatışmaların büyük ölçüde fiyatlara yansıdığını belirtirken, Çin'in petrol ithalatını artırmasının henüz tam anlamıyla piyasada kendini göstermediğini ifade etti. Babin, eğer Çin’deki rafineriler üretimi artırırsa ham petrol talebinin yükselebileceğini ve piyasanın daha da sıkılaşabileceğini vurguladı.
Çin'in petrol talebi yeniden artış gösteriyor
McNally’ye göre, Çin, İran savaşı sırasında petrol fiyatlarındaki yükselişi dengeleyerek önemli bir rol üstlendi. Çin'in ham petrol ithalatını günlük 3 ila 5 milyon varil azalttığını belirten McNally, Pekin’in elinde kullanabileceği 1 milyardan fazla petrol rezervi bulunduğuna dikkat çekti.
McNally, savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturan en önemli etkenin, Çin'in sıkı ithalat politikası olduğunu ifade etti. Çin'in bu politikadan aşamalı bir şekilde uzaklaştığını ve ham petrol talebinin güçlendiğini belirtti.
İran ve Ukrayna'daki savaşların, küresel rafineri kapasitesinin önemli bir kısmını devre dışı bırakması, dizel üretimindeki kâr marjlarını artırdı. Bu durumun, Çinli rafinerilerin yeniden büyük miktarda ham petrol almasını teşvik ettiği bildiriliyor.
Babin, yüksek rafineri kâr marjlarının Çinli rafinerileri ham petrol alımına ve üretim yapmaya yöneltebileceğini belirtti. Energy Aspects'in kurucusu Amrita Sen ise, Çin'in petrol ithalatının savaş öncesi seviyelere dönmesini beklemediğini, ancak ilkbaharda görülen seviyelerin üzerine çıkabileceğini söyledi.
Çin'in petrol ithalatı haziranda yüzde 50 azaldı
Kpler verilerine göre, Çin’in petrol ithalatı haziranda savaş döneminin en düşük seviyesine düşerek günlük yaklaşık 6 milyon varil olarak kaydedildi. Bu, şubatta kaydedilen günlük 11,5 milyon varille karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 50’lik bir azalma anlamına geliyor.
Temmuz ve ağustos aylarında ise, Çin’in petrol ithalatı günlük yaklaşık 7 milyon varile yükseldi. Kpler Emtia Araştırmaları Direktörü Matt Smith, eylülde yapılacak alımların da temmuz ve ağustos seviyelerine yakın devam edeceğini ön görüyor ve önemli bir artış beklemediğini belirtiyor.
Smith, Pekin'in petrol fiyatlarının üç haneli rakamlara ulaşması durumunda yüksek fiyatlardan almak yerine stoklama ve rafineri üretimini önceliklendiren bir strateji benimsediğini dile getirdi.
Küresel petrol stoklarında 400 milyon varil azalma
Petrol fiyatlarındaki artışı destekleyen bir diğer faktör ise, acil durum petrol stoklarından gerçekleştirilen arzın yakında sona erecek olması. ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin verilerine göre, altı aydan uzun süren savaşın ardından küresel petrol stokları 400 milyon varil azaldı.
Bu stok azalması, yılın ilk dönemlerinde fiyatların yükselmesini engelleyen önemli bir tamponun zayıflamasına yol açtı.
McNally, yaz mevsiminin sona ermesine rağmen bölgede bir huzur sağlanmadığını ve savaşın devam ettiğini vurguladı; Trump yönetiminin piyasaları yatıştırmaya yönelik çabalarının önceki dönemlere oranla daha az etkili olduğunu belirtti.
McNally ayrıca, piyasalardaki iyimserliğin azaldığını ve sözlü müdahalelerle kısa süre içinde barış sağlanacağı yönündeki beklentilere bağlı satış baskısının zayıfladığını ifade etti.