Elazığ Haber Ajansı

Ons Altın 4.400 Doların Altında! Fed Tutanakları Bekleniyor

Altın piyasası haftanın ikinci işlem gününe hızlı bir hareketlenmeyle girdi. Asya borsalarında ons altın fiyatı 4.424 dolara kadar çıkarak son iki gündeki toparlanmasını sürdürdü. Ancak bu yükseliş uzun sürmedi. Sabah saatlerinde yoğunlaşan satış baskıları ile fiyat yeniden 4.400 dolar seviyesinin altına geriledi.

Ons altında yaşanan yaklaşık 30 dolarlık gerileme, 4.400 dolar eşiğinin piyasa için ne denli kritik hale geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yatırımcılar, yandan ABD Merkez Bankası’nın faiz politikaları üzerindeki beklentileri hesaba katarken, diğer yandan uzun vadeli tahvil faizlerindeki artışı yakından takip ediyor.

Altının ons fiyatı Asya borsa işlemlerinin başlarında 4.424 dolara kadar yükseliş gösterdi. Böylece metal, önceki iki işlem gününde sağladığı toparlanmayı pekiştirmiş oldu.

Fakat bu yükseliş kalıcı olmayarak, sabah saatlerinde artan satışlarla ons altın fiyatı yaklaşık 4.395 dolara kadar düştü. Gerçekleşen bu ani hareket, piyasada alıcıların 4.400 doların üstünde henüz yeterince güçlü bir miktar oluşturamadığını gösterdi.

Gün içerisinde 4.400 doları aşmak kritik bir öneme sahip olacak. Ancak esas merak edilen, fiyatın bu seviyeyi sürdürebilip sürdüremeyeceği. Zira son zamanlarda altın birçok kez bu bölgeyi test etmesine rağmen sürekli bir yükseliş kaydedemedi.

4.400 Dolar Seviyesi Neden Bu Kadar Önemli?

4.400 dolarlık sınır, altın için artık sadece teknik bir seviye olmanın ötesine geçmiş durumda. Bu aralık, yatırımcıların Fed politikaları, ABD tahvil faizleri ve dolar gözlemlerini bir arada değerlendirdikleri kritik bir fiyat dilimi haline geldi.

Altının söz konusu seviyenin üzerinde kalması, piyasalarda yukarı yönlü beklentilerin kuvvetlendiğinin bir göstergesi olabilir. Diğer taraftan, bu seviyenin altına düşülmesi ise satış baskısının sürebileceği kaygısını artırabilir.

Sabah saatlerinde gözlemlenen hızlı geri çekilme de bu mücadeleyi net bir şekilde yansıttı. Piyasada altına olan talep tamamen kaybolmuş değil; fakat yüksek tahvil faizleri yukarıya yönelen hareketlerin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.

Gram Altın 6.800 Liranın Altında

Ons altındaki hareketlilik, Türkiye’de gram altın fiyatlarına da doğrudan etki etti. Sabah saatlerinde gram altın yaklaşık 6.781 lira seviyesinden işlem gördü.

Dolar/TL’nin yaklaşık 47,92 seviyesinde seyretmesi, gram altın fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir faktör olmaya devam ediyor. Aynı saatlerde çeyrek altın 11.086 lira, yarım altın 22.173 lira ve tam altın ise yaklaşık 43.934 lira seviyesinde işlem görüyor.

Gram altındaki 6.800 lira bölgesi de ons altındaki 4.400 dolar eşiği ile birlikte yatırımcıların dikkatle izlediği kritik alanlar arasında yer alıyor.

Doların Zayıflaması, Altının Yükselişini Destekledi

Altını destekleyen diğer bir unsur ise doların zayıflamasıdır.

Dolar endeksi sabah saatlerinde 99,6 seviyelerini gördü. ABD para birimindeki düşüş, dolar üzerinden fiyatlandırılan altın için diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha cazip hale gelmesine olanak tanıdı.

Cnbc-e'nin verdiği bilgilere göre, Fed’in faiz artırma beklentisinin daha da azalması durumunda dolar üzerindeki baskının devam edebileceği düşünülüyor. Bu da altın için ek bir destek sağlayabilir.

Ancak, altın piyasasında doların zayıflaması tek başına yeterli değil. Çünkü ABD'nin uzun vadeli tahvil faizleri aynı anda artış göstermekte. Piyasanın şu anda çözmeye çalıştığı temel denklemin kaynağı da burada ortaya çıkıyor.

Tahvil Faizlerindeki Artış, Altını Frenliyor

Altın açısından en büyük risklerden biri, ABD tahvil faizlerindeki yükseliştir.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık olarak yüzde 4,73’e çıkarken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31’in üzerine çıktı. 30 yıllık tahvil faizinin bu seviyeleri, 2007 yılından bu yana görülen en yüksek noktalar arasında bulunmaktadır.

Altın, faiz getirisi sunmadığından, tahvil faizlerinin yükselmesi yatırımcı için alternatif maliyetleri artırıyor. Özellikle uzun vadeli tahvil faizlerinin, Fed’in politika faizinden bağımsız olarak yükselmesi, Fed faizlerini sabit bıraktığında bile altın üzerindeki baskının devam edebileceğini gösteriyor.

Bu nedenle, altının 4.400 dolarlık seviyede kalıcı bir artış sağlayabilmesi için tahvil piyasasının da dikkatle izlenmesi gerekiyor.

Petrol 90 Doların Üzerinde

Altın piyasasının dinamiklerini etkileyen bir diğer gelişme, petrol fiyatlarında yaşanan değişimlerdir.

ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin sona ermesiyle birlikte jeopolitik riskler yeniden gündeme gelirken, Brent petrol 91 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, altın açısından iki farklı sonuç doğurabilir. Jeopolitik risklerin artması, yatırımcıları güvenli liman olarak altına yönlendirirken, petrolün yüksek seviyelerde kalması ise dünya çapında enflasyon beklentilerini artırabilir. Bu durumda, tahvil faizlerinin yükselmesi ve Fed’in daha sert bir politika izleme olasılığı, altın üzerinde baskı oluşturabilir.

Altın Fonlarına Para Geri Dönüyor

Kısa vadede fiyat dalgalı seyretse de yatırımcı talebinde yeniden artış işaretleri görülüyor.

Küresel altın fonları, temmuz ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık net para girişi kaydetti. Böylece, iki aylık çıkış döneminin ardından altın fonlarına yeniden yatırım yapılmaya başlandı.

Fiziki altın destekli fonların toplam varlıkları temmuz ayı sonunda yaklaşık 4.068 tona ulaşırken, yönetilen varlıkların değeri ise 530 milyar dolara yükseldi.

Özellikle Avrupa kaynaklı fon girişleri dikkat çekiyor. Bu durum, yüksek faiz ortamına rağmen kurumsal yatırımcıların altından tamamen vazgeçmediğini göstermekte.

Yılın İkinci Yarısında Yatırımcıların Rüzgârı

2026’nın geri kalan süresinde altın piyasasında yatırım talebinin belirleyici olacağı öngörülüyor.

Asya kaynaklı alımlar, tezgah üstü piyasa işlemleri, altın fonlarına yönelik para girişleri ve merkez bankalarının rezerv politikaları, fiyatlar açısından önemli destek unsurları olarak öne çıkmakta.

Ancak, altındaki yüksek fiyat seviyeleri mücevher talebini azaltabilir. Dolayısıyla, gelecekteki fiyat hareketlerinin yalnızca Fed kararlarıyla açıklanması mümkün olmayacak.

Doların yönü, ABD’nin uzun vadeli tahvil faizleri, petrol fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve yatırım fonlarına akış, eş zamanlı olarak takip edilecektir.