Bugün "kâr sağlıyor" gibi görünen bazı yatırım kararlarının, ilerleyen dönemde büyük hayal kırıklıklarına neden olabileceğine dikkat çeken gayrimenkul uzmanı Mert Başaran, özellikle son yıllarda yükselen yatırım eğilimlerinin altını çizdi.
Altın ve gümüş yatırımlarında ihtiyatlı olunması gerektiğini belirten Başaran, faiz oranlarının düşmesiyle konut satışlarının yeni bir hareketlenme yaşayabileceğini ifade etti.
TGRT Haber kanalında yayınlanan "Emlak Dünyası" programında açıklamalarda bulunan Mert Başaran, altın ve gümüşün hızlı fiyat artışlarının yatırımcıları yanlış yönlendirebileceğini kaydetti.
“Zirveden alım yapma” alışkanlığının ciddi riskler taşıdığını dile getiren Başaran, faiz oranlarının gerilemesiyle konut piyasasında önemli bir canlılık olacağını vurguladı. Son dönemlerdeki bazı yatırım tercihlerinin gelecekte pişmanlık yaratabileceğini belirten Başaran, özellikle gayrimenkul sektöründe doğru zaman ve konumun her zamankinden daha kritik olduğunu ifade etti.
Mert Başaran'ın uyarılarının öne çıkan noktaları şunlardır:
ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARI NASIL DEĞİŞECEK? GERİ DÖNER Mİ?
"Fiyatların başlangıç seviyesine dönmesi oldukça zor. İnsanlarımız, bir kahve eşliğinde bile ne zaman evleneceğini veya çocuk sahibi olacağını merak ediyor. Geleceği öngörmek mümkün değil ama ekonomistler sürekli şunları soruyor; altın ne zaman 10.000 TL olacak? Altın 2.500 TL'yi ne zaman bulacak? Bunu kestirmek imkânsız. Bu tür sorular genelde dikkat çekmek için soruluyor.”
Gerçek şu ki, dünya karmaşık bir halde. Epstein olayları, Trump’ın Kasım’da tekrar seçilip seçilmeyeceği gibi durumlar… Bu kadar karışık bir ortamda temkinli olmak elzem. 10.000 TL de olabilir, 2.500 TL de; kimse kesin bir şey söyleyemez. Her şey anlık kararlarla şekilleniyor.

Bir yatırım sepetine ihtiyaç var. Sepetinizde uzun vadeli altın ve gümüş olmalı. Ancak kısa vadeli yatırımlar için daha dikkatli olunması gerekiyor. İki yıl önce TGRT Haber’de yaptığımız programlarda, “Altın 1.700 TL, fiyatı uygun, toplayın.” demiştik. O dönemde herkes “Artık Bitcoin en kârlısı, altın üzerinden geçmiyor.” diyordu. Ne oldu şimdi? Uygun fiyatlarda alım yapmayı unuttuk. Gayrimenkul yatırımları da aynı şekilde. Beylikdüzü'nde 100.000 TL’ye daireler vardı, kimse “Burası değer kazanmaz." deyip almadı. Üç yıl içinde o fiyatlar uçtu gitti. Toplum olarak ucuzken alma alışkanlığımız yok, zirvede alıyoruz! Altın buralara geldiğinde bile artık bakmıyorum bile.
Uzun vadede, altın her zaman değerlidir. Eğer ihtiyacınız yoksa bozdurmamalısınız. Ama eğer birkaç ay içinde bir ödemeniz varsa veya ev alma planlarınız varsa, o zaman uygun zamanlarda alım yapmanın mantıklı olabileceğini düşünüyorum. Çünkü mevcut fiyatlar bir gün tekrar yansıyabilir. 500.000 TL’si olan bir yatırımcı, eğer evi yoksa ve altın-gümüşteki parası 2 milyon TL’ye çıkmışsa, ev alma düşüncesine girecektir.
“DOLARA YATIRANLAR ZARARDA”
Dolar yatırımı yapanlar büyük kayıplar yaşıyor. Son 2-3 yıldır dolardaki değer kaybı faiz ve enflasyondan kaynaklandı. Geçen yıl doları elinde tutan bir yatırımcı, 1 milyon TL’sinin 350 bin TL'sini kaybetti! Dolar kesinlikle bir yatırım aracı değil. Doların yükselmesi bile sizlere kazandırmaz. Şu sıralar dalgalanmıyor ama yarın artış gösterse dahi kazanç görmeyeceksiniz. Dünya genelinde bir devalüasyon söz konusu. Her şeyin fiyatı artıyormuş gibi görünüyor ama esasen dolar kaybediyor. İyi bir yatırım sepeti oluşturarak spekülatörlerin oyununa gelmekten kaçınmak gerekiyor.”

EN GÜVENİLİR YATIRIM ARAÇLARI…
Altın, uzun yıllar boyunca güvenilir bir yatırım aracıydı ancak son zamanlarda dengesini kaybetmeye başladı. ‘Güvenli liman’ olma özelliğini yitiriyor. Bir gecede yüzde 15 kaybetmek, güvenli liman olunduğu anlamına gelmez. Bunun dışındaki en güvenilir alan her zaman gayrimenkuldür. Alım yaparken kazanç sağlamak ve uygun fiyatla yapmanız çok önemli.
Eğer bütçeniz sınırlıysa, cebinizdeki 300.000-400.000 TL’lik para ile 1.500.000 TL değerinde altın-gümüş biriktirdiğinizi varsayalım. “Bu parayla bir şey almam mümkün değil. Riskli işlere girmemeliyim.” demeniz önemli. Belki İstanbul’da ev alamayabilirsiniz ama Kırklareli, Bolu gibi şehirlerde, üniversite veya fabrikalara yakın yerlerde yatırım yapmak mantıklı olabilir. Devletin bir projesi var; önümüzdeki dönemde İstanbul’dan büyük sanayi şehirlerine göçler yaşanacak. Yıllardır bunu gözlemliyoruz. Eğer elinizde 1.200.000 TL varsa, ‘Etiler’de veya Nişantaşı’nda ev alacağım’ diye bekleyip zamanı harcamayın. Beklerseniz 150 yıl sonra bile ev almanız mümkün olmayabilir! O zaman gidip daha küçük uygun bir yer alın.

KONUT ALMAK İÇİN UYGUN DÖNEM Mİ?
Gayrimenkul şu anda biraz geri planda kalmış durumda. Altın ve gümüş, yatırımcılara çok kazanç sağladı. İnsanoğlunun doğası bu. Altın bir süre durağan hale geldiğinde, birkaç ay boyunca fiyat değişimi yaşanmadığında, insanlar ‘Sıkıldım, gayrimenkule döneyim.’ diyerek yeni bir hareket başlatacaktır.

Faiz düştüğü an fiyatlar yükselecek. O zaman geç kalmış olacaksınız. Altın ve borsada gerçekleşen durum, gayrimenkulde de geçerlidir. Eğer herkesin talep gösterdiği bir dönemde yatırım yaparsanız fiyat artacak. Bugün sizi kapıda karşılayıp “Gel evimi al.” diyorlar. Bu dönem pazarlık yapabilmek için iyi bir fırsat. Ama 1,5 yıl içinde, 2027 yılına yaklaştığımızda, seçim öncesi faizlerin düşmesiyle fiyatların arttığı, borsa ve gayrimenkulün hareketlendiği bir dönem olursa, o evi almak zorlaşacak. Faiz 1 puan gerilediğinde o evin fiyatı yüzde 20-30 artacak.
“YURT DIŞINDAN KONUT ALANLAR ‘YANILDIĞIMI ANLADIM’ DİYECEK”
Yurt dışından konut almak, ülkemiz için büyük bir sorun teşkil ediyor. Bu dönemde Türkiye’nin bir dolara bile ihtiyacı varken, yurt dışına dönen para konusunda endişelerimiz artmakta. Bu para ülkeye geri dönmediği gibi, milli bir mesele de olmaktan çıkıyor. Ticari açıdan da mantıklı görünmüyor.
Fransa’da, Yunanistan’da doğum oranları ölüm oranını geçemiyor. Satın almayı düşündüğünüz yerlerde 20 yıl sonra nüfus kalmayacak. Dolayısıyla, kişiler ev alıp nasıl satacak? İngiltere’de ve ABD’de öyle bölgeler var ki… “Ev aldım” diye sevinebilirseniz, bir süre sonra o bölgede dahi kiralamak mümkün olmayabilir. Bilmediğiniz yerlerde gayrimenkul edinmek oldukça riskli bir durum.
5 yıl sonra birçok yurt dışından gayrimenkul almış kişi, yanlış danışmanlar yüzünden “Yanıldım” diyerek durumu fark edecek. 5 yıl önce 250.000 TL’ye aldıklarını 220.000 TL’ye bile satamayacaklar!
%0 Faizle 75.000 TL'ye Kadar Kredi Fırsatı!