Latin Amerika'da Ev ve Mutfak Eşyaları Sektöründe 100 Milyon Dolar Hedefi!
Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD), İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) ve Ticaret Bakanlığının katkılarıyla, Latin Amerika pazarında ihracat faaliyetlerini güçlendirmek amacıyla Panama'da sektör odaklı bir ticaret heyeti düzenledi. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden 17 üretici firmanın katılım sağladığı bu organizasyonda, Panama'nın yanı sıra Kolombiya, Arjantin, Meksika, Şili, Guatemala, Uruguay, El Salvador, Ekvador, Kosta Rika ve Venezuela'dan gelen alıcılarla iki gün boyunca yoğun iş görüşmeleri yapıldı. Etkinlikte, 36 alıcı Panama'dan, 26 alıcı ise diğer Latin Amerika ülkelerinden olmak üzere toplamda 62 satın almacıyla 554 B2B görüşme planlandı.
Bu etkinliğe, Türkiye’nin Panama Büyükelçisi Armağan İnci Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti Panama Kurucu Ticaret Müşaviri Halise Büşra Ünsal Hür, Panama Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası Başkanı Aurelio Barría Pino, Panama Ticaret ve Sanayi Bakanlığı Ulusal Yatırım Teşvik Direktörü Essie Mastellari ve ProPanama Ofisi Yatırım Danışmanı Rolando Cubilla da katıldılar.

"LATİN AMERİKA PİYASASINDAN TÜKENMEYİZ"
İDDMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve EVSİD Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, Latin Amerika'nın uzak fakat büyük bir potansiyele sahip bir pazar olduğunu vurgulayarak, bu bölgeye yönelik çalışmalarının yaklaşık 10 yıldır aralıksız olarak devam ettiğini aktardı.
Özger, Panama'da üst üste üçüncü kez sektörel ticaret heyeti düzenlediklerini belirterek, "Bu pazara ulaşmanın kolay olmadığını biliyoruz. Ancak biz asla pes etmedik. Düzenli olarak bu bölgeye gelmeye, ilişkileri canlı tutmaya ve Türk üreticisini bu pazarlarda daha görünür hale getirmeye devam ediyoruz. Burada sadece ürün satışı gerçekleştirmiyor, aynı zamanda Türkiye'nin üretim becerisini, sanayisini ve güvenilir tedarikçi olma kimliğini de ön plana çıkarıyoruz." şeklinde konuştu.
"11 ÜLKEDEN EN NİTELİKLİ SATIN ALMA GÜCÜNÜ BİRLEŞTİRİYORUZ."
Ticaret heyetlerinin uzun bir hazırlık sürecinden sonra oluşturulduğunu belirten Özger, davet edilen firmaların bölgedeki en önemli ithalatçılar, toptancılar ve zincir mağazaları arasından özenle seçildiğini ifade etti.
Panama’nın yanında Kolombiya, Arjantin, Meksika, Şili, Guatemala, Uruguay, El Salvador, Ekvador, Kosta Rika ve Venezuela'dan sektördeki önde gelen satın almacıların organizasyona katıldığını söyledi. Türk firmalarının her birinin 25-30 ikili görüşme yaptığını ifade etti.
"12,7 MİLYAR DOLARLIK PAZARDA DAHA FAZLA YER EDİNECEĞİZ"
Latin Amerika'daki ev ve mutfak eşyaları sektörünün yıllık ithalatının yaklaşık 12,7 milyar dolarlık seviyede olduğunu hatırlatan Özger, Türkiye'nin bu pazardan henüz beklediği payı alamadığını belirtti.
Türkiye'nin bölgeye ihracatının yaklaşık 66 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Özger, "2025 yılı itibarıyla bu bölgeye ihracatımızı yüzde 12 oranında artırmayı hedefliyoruz. Ancak hâlâ tedarikçi ülkeler arasında 16. sıradayız ve pazarın yalnızca yüzde 0,6'ını kontrol ediyoruz. Bu potansiyelin çok daha ötesinde bir performans gösterebileceğimize inanıyoruz. Bu tarz ticaret heyetleri aracılığıyla, önümüzdeki dönemde Latin Amerika'ya ihracatımızı 100 milyon dolar seviyesinin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.
"KALİTEYİ ÖN PLANA ÇIKARIYORUZ."
Bölgedeki en büyük rakibin Çin olduğunu belirten Özger, Türk üreticisinin fiyat yaklaşımı yerine kalite, tasarım ve güvenilir üretim anlayışı ile öne çıktığını kaydetti.
Özger, özellikle plastik ve cam mutfak eşyalarında önemli bir ihracat potansiyeli bulundurduklarını ifade ederek, şunları ekledi:
"Türkiye'nin üretim kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda, ucuz üretim yapan ülkelerle rekabet etme imkânımız yok denecek kadar az. Bu yalnızca mutfak eşyaları sektörü için geçerli değil. Diğer sektörlerde de durum pek farklı değil. Eğer ortada ucuz bir üretim varsa, bu durumda rekabet dışı kalıyoruz. Çünkü ucuzluğun bir sonu yok ve sürekli bizi aşağı çekebiliyor. Biz de bu kısır döngüden çıkmaya çalışıyoruz. Sayıya değil, kaliteye ve niş üretim anlayışına odaklanıyoruz. Katma değerli üretimimiz, tasarım kabiliyetimiz ve kalitemizle farklılaşmayı başarıyoruz. Türk ürünleri bugün birçok ülkede güvenilir ve kaliteli ürün algısıyla dikkat çekiyor."
Son dönemde dünya genelinde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerle birlikte Türk ürünlerine karşı olumlu bir eğilim oluştuğunu belirten Özger, "Her gittiğimiz ülkede durumu aynı seviyede hissedemiyor olsak da, özellikle uzak pazarlarda bu olumlu duyguların daha fazla hissedildiği bir dönemdeyiz." dedi.
Türkiye'nin alternatif satın alma kanalları açısından önemli bir aktör haline geldiğini belirten Özger, Latin Amerikalıların veri tabanlarında Türk mutfak eşyaları sektöründe faaliyet gösteren firmaların bilgilerini bulabildiklerini ve alternatif bir tedarik kaynağı arandığında Türk firmalarının devreye girdiğini ifade etti. "Çin en büyük rakibimiz olmasına rağmen, üretim kapasitemiz, becerilerimiz, tasarımı ve kalitemizle bu pazarlarda varlığımızı sürdürüyoruz," şeklinde konuştu.
SEKTÖRDE İHRACAT BİR DARALMA YAŞIYOR
Ev ve mutfak eşyaları sektörünün ilk yarıyı ihracatta yüzde 7'nin üzerindeki bir düşüşle tamamladığını belirten Özger, "Bu küçülme yılın ilk aylarında çift haneli oranlarda başlamıştı, ancak bunu tek haneli seviyelere çekebildik. Türk üreticisi ve sanayicisi, pes etmeden ve pazar paylarını kaybetmeden rekabet gücünü korumaya çabalıyor. Ancak burada da bir kayıp yaşıyoruz. Sonuçta dolar ya da euro bazında fiyat artışını yapma lüksümüz yok. Çünkü rakiplerimiz bu konuda iddialı değiller. Eğer zam yapıyorlarsa bile, bunu yüzde 2-3 seviyelerinde tutabiliyor ve alıcılar bunu tolere edebiliyor. Ancak siz çift haneli zamlar uygularsanız, otomatik olarak rekabet dışına çıkıyorsunuz. Bir kez bu konumda olduysanız, o raflara geri dönme şansınız çok düşük. Şu an elimizdeki müşterileri kaybetmeden bir şekilde hayatta kalma çabasındayız. Artık kârlılığı bir yana bıraktık; ortada kârlılık yok. En azından zararın bir kısmını karşılayabilmek için gayret ediyoruz. Durum, zarar üzerine pazarlık yapma noktasına kadar geldi." şeklinde konuştu.
"KONYA'DAKİ KELEBEK VADİSİ İÇİN KELEBEKLER PANAMA'DAN GELİYOR"
Türkiye'nin Panama Büyükelçisi Armağan İnci Ersoy, Panama’nın yalnızca 4,5 milyon nüfuslu bir ülke olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bu ülkenin tüm Latin Amerika’ya açılan stratejik bir lojistik merkezi konumunda olduğunu dile getirdi. Türk Hava Yolları'nın direkt uçuş imkanları ve Panama'nın serbest ticaret bölgesi Türk ihracatçıları için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Ersoy, Türk şirketlerinin Panama'yı bölgesel bir dağıtım merkezi olarak değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. Türk dizilerinin bölgede yarattığı güçlü Türkiye imajının, Türk ürünlerine olan ilgiyi artırdığını belirten Ersoy, Türk markalarının bu durumu ticari bir avantaja dönüştürmeleri gerektiğini ifade etti.
Panama'nın Türkiye'ye önemli düzeyde bir ihracatı bulunmadığını, ancak kelebek ihraç etmenin ilginç bir örnek olduğunu belirten Ersoy, şu bilgileri verdi:
"Panama'nın biyolojik çeşitliliği oldukça zengin. Panama'nın Türkiye'ye ihraç ettiği ürünlerden biri de kelebek. Konya'daki Kelebek Vadisi için Panama’dan her yıl yaklaşık 70 bin dolar değerinde kelebek ithal ediyoruz."