Elazığ Haber Ajansı

Kaşif Kozinoğlu'nun Son Anları: Acil Tıp Teknisyenleri Olayı Anlattı!

Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Asya Bölgesi Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüyle ilgili olarak şu ana kadar dört kişi gözaltına alındı.

Kozinoğlu’nun rahatsızlanması üzerine cezaevine ambulansla gelen, ilk müdahaleyi üstlenen iki acil tıp teknisyeni (ATT) de tutuklular arasında yer aldı.

İki ATT personeli, kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti. DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ’a ulaştıkları ifadelerine göre, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı gün yaşanan olayların şüpheli bir tablo ortaya çıkardığı belirtildi.

Olay Gününde Neler Oldu?

Olayın yaşandığı gün 26 yaşında bulunan ATT personeli Özlem U., hakimlik ifadesinde o gün yaşananları aktarırken, genelde cezaevi içinde bulunan ve kendilerinin de görevli olduğu 2 No'lu ambulansın içerisinde bir doktorun bulunması gerektiğini vurguladı.

Ama Özlem U., o gün doktorun tayininin çıktığı bilgisini vererek, "Bu yüzden ambulansımızda uygun bir doktor yoktu. Yeni bir doktorun da atanmadığını öğrendik. Normalde bu durumlarda başka bir ekipten doktor getirilmesi gerekiyordu" diye belirtti.

Cezaevinden çıkmadan önce 112 Komuta Merkezi'ne yemek için gittiklerini kaydeden Özlem U., "Cezaevinden kaçta çıktığımızı hatırlamıyorum, yemek için nereye gittiğimizi de unuttum" dedi.

Yemek yedikleri esnada acil durum çağrısı geldiğini dile getiren Özlem U. hemen masadan kalkıp, Kaşif Kozinoğlu’nun bulunduğu bölüme gittiklerini anlattı.

Cezaevindeki mahkûm kabul bölümüne vardıklarında hastanın hayati belirtilerini kaybettiğini ifade eden Özlem U., “Ancak hastanın öncesinde konuştuğunu ilettikleri için hemen müdahale etmek zorunda kaldık” sözlerini ekledi.

O gün onlar için doktor yerine acil tıp teknisyeni Emre A.’nın görevlendirildiğini belirten Özlem U., “Bu arkadaş da yeni atandı; onun görevlendirilmesine şaşırmıştım” dedi.

"Kalp Masajı Yaptık, EKG'de Aktivite Gözlemlenmedi"

Özlem U., kendi talimatıyla Emre A.’nın Kozinoğlu’na damar yolu açtığını belirterek, durumu şu şekilde aktardı:

"Ben kalp masajı yaparken, Emre hastaya 1 mg adrenalin uyguladı. EKG'de herhangi bir hareketlenme göremeyince sürücüye mavi kod vermesini ve doktor ekibi istemesini söyledim. Bu şekilde ambulansa binip yola koyulduk."

Ambulans sürücüsünün 3 numaralı diğer ambulans ile iletişime geçtiğini ifade eden Özlem U., “Kınalı gişeleri geçtiğimizde durduk. Çok kısa bir süre sonra diğer ambulans yanımıza ulaştı. O ambulanstaki ekip hemen bizim ambulansa belirdi. İçi dolduğunda paramedik Nesrin kalp masajına devam etti. Entübasyon sürecinde yol boyunca bekledik. Kalp masajı ve adrenalin uygulamasını sürdürdük” şeklinde konuştu.

Bu esnada EKG'de hiçbir aktivitenin olmadığını vurgulayan Özlem U., “Başından itibaren görevimizi yerine getirdik. Doktor ekibini de istedik. Ama müdahale için hiç beklemedik; benim etkili bir müdahalede bulunduğumu düşünüyorum. Doktor ekibinin olmayışı sebebiyle paramedik ekip gönderilmişti” dedi.

Daha sonra Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştıklarını aktaran Özlem U., diğer ambulansın da arkasında kendilerini takip ettiğini belirtti. Hastayı doktora teslim ettikten sonra olayın geri kalanı hakkında bir bilgisi olmadığını ekledi. Kozinoğlu'nu tanımadığını, yalnızca olay yerinde ismini öğrendiğini söyledi.

"Olay Tarihinde İki Aylık Memurdum, İlk İş Günüm Olmuştu"

Olay günü 23 yaşında olan ATT personeli Emre A., o tarihte yalnızca iki ay kadar bir süredir memur olduğunu ifade etti. Eğitimlerinin henüz tamamlanmadığını belirten Emre A., hakimlik ifadesinde şunları kaydetti:

"Olay günü, 112 komuta merkezinden gelen talimata göre Beylikdüzü 1 No'lu Acil Yardım İstasyonu'ndan Silivri 2 No'lu Acil Yardım İstasyonu'na, personel eksikliği dolayısıyla görevlendirildim. O gün benim o istasyondaki ilk iş günümdü. Saat 18:00 civarında cezaevinden çıkıp, eğer yanlış hatırlamıyorsam Hayat Hastanesi’ne yemek yemek için gittik. Yemek yemeğimiz henüz başlamıştı ki anons geldi. Hemen ayrıldık. Ben yalnızca bana verilen görevleri yerine getiriyorum.”

Emre A.’nın avukatı Nazan Türkdoğan da hakimlik sorgusunda müvekkilinin daha önce Silivri'ye gitmediğini ya da cezaevinde görev yapmadığını ifade etti.

Avukat Türkdoğan, şunları aktardı:

"Müvekkil ve ekip arkadaşları yemek yerken hastada bir sorun olduğunu bildiriyorlar. Bu yalnızca 'fenalaşan bir hasta var' dendi. Sonrasında müvekkil ve ekibi olay yerine giderek müdahalede bulundular. Müvekkilin hastanın kimliği hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Kalp atışının olmadığını görünce doktor ekibi talep ettiler. Durumun ciddiyetini vurguladılar. Ancak doktor ekibinin olmaması sorunuyla karşı karşıya kaldılar; ardından paramedik ekibi geldi. Müvekkil tarafından kalp masajı uygulandı ve asla müdahaleyi bırakmadılar."

Kozinoğlu'nun Son Anları Detaylı İncelemelerle Belgelendi

Dosyada yer alan belgelere göre, Kaşif Kozinoğlu, tutuklu olarak yer aldığı Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011 tarihinde saat 17:56’da rahatsızlandı.

Aynı koğuşta bulunan ve Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli subaylar Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım, durumu fark ederek saat 18:08'de acil çağrı butonuna basmışlardır.

Odaya giren infaz koruma çalışanları, Kozinoğlu’nu sedye ile saat 18:25’te koğuşundan çıkararak dört koridordan ve yedi ayrı kapıdan geçirilerek 112 Acil Servis Ambulansı'nın geleceği mahkûm kabul kapısına ulaştırdılar.

İddialara göre, bu süreçte Kozinoğlu, nefes alıyordu ve konuşabiliyordu. Saat 18:37'de 112 Acil Servis ambulansı kapıya ulaştı. Yani acil çağrının yapılmasından 29 dakika sonra ambulans oradaydı.

Soruşturma belgelerine göre, ilk sağlık ekibi, saat 18:37 ile 18:47 arasında müdahalede bulundu. Ambulansa alınan Kozinoğlu, hastaneye gitmek üzere yola çıkarıldı. Saat 19:00’da ambulans, otoyolda durarak daha fazla müdahale gerçekleştirdi. Bu esnada, başka bir ambulansla gelen paramedik ekip de arkadaşlarına destek verdi.

Kozinoğlu'nu taşımakta olan ambulans, saat 19:10'da Silivri Hastanesi'ne ulaştı. Ambulansın Silivri Cezaevi'nden Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaşması ise 23 dakika sürdü.