Elazığ Haber Ajansı

Karbon Emisyonları Üzerindeki Yük Hafifliyor! ETS Revizyonu Geliyor

YENER KARADENİZ / İSTANBUL

Avrupa Birliği, ihracatçılara yönelik Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması’nda (SKDM) maliyet odaklı baskıları dolaylı yoldan hafifletecek önemli bir gelişme kaydetti. Avrupa Komisyonu'nun 17 Temmuz tarihinde sunduğu Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) revizyonu, karbon piyasasında sanayi için önemli değişiklikler öngörüyor.

Taslağın yasalaşması durumunda, AB’ye ihracat gerçekleştiren Türk şirketlerinin karbon maliyetlerinde görülecek artışın daha az hissedilmesi bekleniyor. Türkiye açısından en dikkat çekici düzenleme, ETS kapsamında karbon izinlerinin piyasadan daha yavaş bir hızda çekileceği yönünde. Komisyon, 2031-2035 yılları arasında yıllık emisyon tavanı azaltım oranını yüzde 4,3'ten yüzde 3,7'ye düşürecek olarak önerirken, 2036-2040 döneminde ise bu oranı yüzde 1,7’ye indirmeyi planlıyor. Bu değişikliklerle birlikte, piyasadaki karbon izin arzı yavaşlayacak ve karbon fiyatları üzerindeki artış baskısı hafifleyecek.

Bu gelişme, Türkiye için son derece önemli bir etki yaratacak. Zira SKDM sertifikalarının maliyeti, AB ETS karbon fiyatlarına dayanıyor. ETS’de karbon izinlerinin mevcut fiyatları yaklaşık 82 Euro/ton seviyelerinde seyretmekte. Ayrıca, Avrupa Komisyonu tarafından duyurulan resmi SKDM sertifika fiyatı 2026’nın ikinci çeyreği için 75,28 Euro/ton olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, ETS fiyatlarının artış hızının yavaşlaması, Türk ihracatçılarının SKDM ile ilgili maliyetlerinde daha yönetilebilir bir artış sağlayacak.

Ücretsiz tahsis süresi 2038'e kadar uzatılacak

Taslağın Türkiye için bir diğer önemli başlığı ise ücretsiz karbon tahsislerinin süresinin uzatılmasıdır. Mevcut düzenlemeden yola çıkarak, 2034 yılında sona ermesi öngörülen ücretsiz tahsislerin dört yıl daha uzatılarak 2038 yılına dek devam etmesi önerilmektedir. Bu düzenleme, SKDM dahilindeki sektörlerde faaliyet gösteren AB’deki üreticilerin karbon maliyetlerini sınırlamakla kalmayacak, aynı zamanda mekanizmanın maliyet etkilerinin daha uzun bir süreye yayılmasını da sağlayacak. Böylece Türk ihracatçılarının maliyetler üzerindeki ani baskıyı azaltmak hedefleniyor.

Tüm sektörlere yansıyor

Revizyon çalışması, özellikle SKDM kapsamında yer alan çelik, demir, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörleri için son derece önemli bir gelişmeye işaret ediyor. Bu alanlarda AB’ye ihracat yapan Türk firmalarının, ürünlerin içinde bulunan karbon emisyonu oranına göre SKDM sertifikası almak zorunda kalacakları belirtiliyor. Ayrıca, Komisyon 2026-2030 döneminde SKDM kapsamındaki sektörler için genel kriterler yerine sektör bazlı özel benchmark uygulamanın hayata geçirilmesini öneriyor. Böylece, ücretsiz tahsisatların daha yüksek düzeye korunması ve bu sektörlere yaklaşık 6 milyar avro ilave destek sağlanması hedefleniyor.

TÜRK İHRACATÇISI İÇİN ÖNEMLİ BİR DÖNEM

Taslak henüz yürürlüğe girmedi. Avrupa Parlamentosu ile AB Konseyi arasındaki müzakerelerin ardından nihai halini alacak. Ancak bu düzenleme, AB’nin iklim hedeflerinden taviz vermeden sanayinin rekabet gücünü korumayı amaçladığını göstermektedir. Bu nedenle, teklifin 2027 itibarıyla SKDM kapsamında mali yükümlülük altına girecek Türk ihracatçıları açısından son yılların en önemli değişikliklerinden biri olduğu değerlendirilmektedir. Revizyonun kabul edilmesi durumunda karbon fiyatlarındaki artışın yavaşlaması, özellikle çelik, alüminyum, çimento ve gübre sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların AB pazarındaki maliyet baskısını azaltabilecektir.