Elazığ Haber Ajansı

Japonya'nın Müdahalesiyle Carry Trade Türkiye'ye Dönüyor!

Japonya'nın para birimini desteklemek amacıyla yaptığı müdahalenin ardından yen, yeniden değer düşürmeye başladı. Bu durum, küresel piyasalarda carry trade işlemlerinin canlanmasına yol açıyor. Yatırımcılar, Japonya'daki nispeten cazip düşük faiz oranlarından faydalanarak yen cinsinden borçlanmakta ve daha yüksek getiri sunan dövizlere yönelmektedir. Bu bağlamda, Türk lirası en çok tercih edilen dövizler arasında yer almakta.

Geçtiğimiz ay Japonya ve ABD'nin ortak müdahalesinin sonucunda yen, dolar karşısında hızlı bir değer kazancı yaşadı ve 155 seviyelerine kadar yükseldi. Ancak bu kazanımların yarısı kısa sürede silinerek, dolar/yen paritesi tekrar 160 seviyelerine yaklaştı. Financial Times, carry trade talebinin devam etmesinin yen üzerinde baskıyı artırdığını belirtiyor.

Türk Lirası Carry Trade'de Öne Çıkıyor

Yatırımcıların yen karşısında tercih ettiği dövizler arasında Türk lirası, Kolombiya pesosu ve Norveç kronu dikkat çekiyor. Bloomberg'in verilerine göre bu para birimlerinde yen karşısında alınan short pozisyonlar, 2026'daki beklentilere göre yüzde 10'dan fazla getiri sağladı.

Türkiye açısından bu durum, yüksek faiz oranlarının ve görece düşük kura sahip olmanın yabancı yatırımcılar nezdinde carry trade stratejisini desteklemeye devam ettiğini gösteriyor. TCMB verileri, temmuz ortasında Türk lirası mevduat faizlerinin yüzde 46,7 seviyesinde olduğunu ve TLREF’in de temmuz sonunda yaklaşık yüzde 40 civarında seyrettiğini ortaya koyuyor.

Türkiye'deki carry trade pozisyonlarının büyüklüğüne dair Ağustos 2026 itibarıyla yalnızca yen-TL ilişkisini kapsayan güncel ve güvenilir bir toplam tutar verisi mevcut değil. Bu nedenle, toplam rakam yerine Bloomberg’in belirttiği getiri performansını dikkate almak daha doğru bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Müdahale Carry Trade İçin Fırsat Sunuyor

Japonya'nın gerçekleştirdiği müdahale, ilk bakışta yenin değer kazanmasına yol açarak carry trade pozisyonlarını riske sokmuş gibi görünse de, yatırımcılar bu yükselişi yeni pozisyonlar açmak için bir fırsat olarak değerlendirmiştir.

Alpha Binwani Capital'in kurucusu Ashwin Binwani, dolar/yen pozisyonunu yaklaşık 157 seviyesinden aldığını ve müdahalenin yeni daha yüksek seviyelerden satım fırsatı sunduğunu vurguladı.

Hedge fonlarının yen üzerindeki short pozisyonları da 4 Ağustos’a kadar neredeyse yarı yarıya azaldı. Ancak, yenin müdahale sonrası kazançlarını sürdürememesi, yatırımcıların yeniden carry trade işlemlerine yönelmesine zemin hazırladı.

Yenin Faizi Hâlâ Alçak

Japonya'da politika faizi yüzde 1 düzeyinde bulunmaktadır. Bu oran, çoğu gelişmiş ekonominin altında kalırken, Japonya'daki düşük finansman maliyeti, yenin carry trade için çekiciliğini korumasını sağlıyor.

State Street Bank & Trust verileri, gerçek para hesaplarının Avustralya doları başta olmak üzere euro, ABD doları, Kanada doları ve sterlin karşısında yen satarak carry trade pozisyonlarını devam ettirdiğini ortaya koymakta.

JPMorgan Private Bank, ABD doları ve tahvil getirilerinde belirgin bir düşüş yaşanmadığı sürece dolar/yen paritesinin yeniden 162 seviyesini test etme olasılığının bulunduğuna dikkat çekiyor.

Japonya Yeniden Müdahale Edebilir

Japonya, 31 Temmuz'da yendeki değer kaybını sınırlandırmak amacıyla müdahale gerçekleştirdi. Müdahalenin büyüklüğüne ilişkin tahminler farklılık gösterirken, Reuters, Japonya'nın yaklaşık 58,97 milyar dolarlık yen alımı yapmış olabileceğini bildirdi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de yenin stabilize edilmesi konusunda Washington'ın Japonya'ya desteğini vurguladı.

Ancak, müdahalenin etkisini sürdürebilmesi için yalnızca döviz piyasasına müdahalenin yeterli olmayabileceği ifade ediliyor. Japonya Merkez Bankası'nın faiz politikasını sıkılaştırması, yen üzerindeki baskının azaltılması açısından kritik önem taşıyor.

Piyasalarda Japonya Merkez Bankası'nın eylül ayında faiz artırabileceğine dair beklentiler de güçlenmiş durumda. Reuters'a göre, eylül ayında faiz artırımı ihtimali son günlerde belirgin şekilde artmış durumda.

Türkiye İçin Fırsat Ama Risk de Taşıyor

Carry trade, Türkiye açısından iki yönlü bir tablo ortaya koyuyor. Yüksek faiz oranları, TL varlıklarını yabancı yatırımcılar için cazip hale getirirken, küresel risk iştahının düşmesi ya da Japonya Merkez Bankası'nın daha hızlı faiz artırımına gitmesi durumunda yatırımcıların yen borçlarını kapatmak için TL ve diğer yüksek getirili para birimlerinden çıkması olasıdır.

Bu durumda, TL'den gerçekleşebilecek ani çıkışlar, kur üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle, yenin ani bir değer kazanması, carry trade pozisyonlarının aynı anda kapatılmasına neden olur ve bu da küresel piyasalarda oynaklığın hızla artmasına yol açabilir.

Carry Trade Nedir?

Carry trade, yatırımcıların düşük faizli bir para biriminden borç alarak daha yüksek faiz getiren bir para birimine yatırım yapma stratejisidir. Japonya'daki düşük faiz ortamı dolayısıyla yatırımcılar, yen ile borçlanarak Türk lirası gibi daha yüksek faiz sunan dövizlerle işlem yapabilmektedir. Eğer döviz kuru değişmez veya yatırım yapılan para birimi değer kazanırsa, yatırımcı faiz farkından gelir elde eder. Ancak yüksek getirili para biriminin değer kaybetmesi veya borçlanılan döviz cinsinin hızla değer kazanması, carry trade işlemlerini büyük kayıplara dönüştürebilir. TCMB, carry trade'i düşük faizli bir para biriminden borç alarak yüksek faizli bir para birimine yatırım yapmak olarak tanımlamaktadır.