Son zamanlarda İstanbul ve Marmara Denizi'ndeki sismik etkinlik artışı dikkatle gözlemleniyor.
Özellikle Salı gününden bu yana Adalar Fayı civarında 170'ten fazla mikrodeprem kaydedildi ve bu sarsıntıların en büyüğü 3.2 olarak ölçüldü.
Bu sarsıntıların artışı, İstanbul'daki olası bir Marmara depremi konusunda kaygıları yeniden gündeme getirdi. Ancak, AFAD Deprem Bilim Kurulu üyeleri, bu küçük depremlerin tek başına büyük bir deprem için bir uyarı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'dan Sismolog Prof. Dr. Eşref Yalçınkaya, X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda bölgedeki mikrodeprem dalgalanmasına ve fay üzerinde süregelen gerilim birikimine dikkat çekici bir örnekle açıklık getirdi.
Bir tahta çubuğu iki elinizle uçlarından tutarak nazikçe eğmeye çalışın. Bu işlemi yavaşça gerçekleştirirken, çubuğun büküldüğünü ve üzerinde küçük çatlakların oluşmaya başladığını göreceksiniz. İşte bunlar, fay üzerindeki minik depremlerin örnekleridir. Çubuğu eğme sürecinde bu çatlaklar bazen azalır, .... pic.twitter.com/pxfNlRgAcc
— Eşref Yalçınkaya (@eyalcinka) August 21, 2026
Yalçınkaya, bir fayın uzun bir zaman diliminde tektonik baskılara maruz kalması esnasında gerçekleşen küçük kırılmaları, iki ucundan tutarak yavaşça bükülen bir tahta çubuğundaki çatlaklarla karşılaştırdı.
Yalçınkaya, konuyla ilgili şu ifadeleri dile getirdi:
“Bir tahta çubuğunu iki elinizle uçlarından tutarak yavaşça eğmeye çalışın. Bunu yavaşça gerçekleştirdiğinizde, çubuğun bükülmeye başladığını ve üzerinde küçük çatlakların meydana geldiğini göreceksiniz. İşte bunlar, fay üzerinde meydana gelen mikrodepremlerdir.”
Mikrodeprem sayısının zaman içinde değişebileceğine dikkat çeken Yalçınkaya, bu küçük kırılmaların farklı bölgelerde gerçekleşebileceğini de vurguladı.
“Çubuğu nazikçe eğme esnasında bu çatlaklar bazen azalabilir, bazen artabilir, yer değiştirebilir,” diyen Yalçınkaya, benzetmesini büyük bir depremin oluşumuyla sürdürdü:
“Sonuç olarak, çubuğun kırılmasına kadar gidebilirsiniz. Bu da fayı tamamen kıran büyük bir depremdir.”
Yalçınkaya’nın açıklamalarının en çarpıcı kısmı ise Marmara’daki uzun süreli gerilim birikimi hakkında yaptığı değerlendirme oldu.
"Marmara’daki fay 250 yıldır geriliyor, bir gün kırılacak"
Sismolog Yalçınkaya, bu konuyla ilgili şunları ifade etti:
“Unutmayın, tıpkı çubuk gibi, Marmara’daki fay yaklaşık 250 yıldır geriliyor. Bir gün mutlaka kırılacak.”
Yalçınkaya, burada meydana gelecek büyük bir kırılmanın nedeninin son günlerde yaşanan mikrodepremler olmadığını özellikle vurguladı.
Yalçınkaya, mikrodepremler ile büyük bir depremin bağlantısına dair şöyle konuştu:
“Büyük depreme neden olan küçük depremler değil, üzerindeki birikmiş yük, yani her geçen gün artan tektonik gerilimdir.”
Bu değerlendirmeyle birlikte Yalçınkaya, son günlerde görülen mikrodepresyonların doğrudan büyük bir depremi tetikleyen unsurlar olarak görülmemesi gerektiğine işaret etti. Asıl belirleyici faktör, fay üzerinde yıllar boyunca biriken tektonik gerilimdir.