İMİB Başkanı Metin Çekiç: Yer Altındaki 30 Milyar Dolar İhracat Fırsatı!
İMAM GÜNEŞ – İSTANBUL
Türkiye'nin madencilik sektörü, artan maliyetler ve küresel rekabet baskılarına rağmen, 2026 yılının ilk sekiz ayında ihracatını %19,5 artışla 4 milyar 729 milyon dolara yükseltti. Bunu takip eden süreçte, metalik cevher ihracatı %29,5 oranında bir artış göstererek 1 milyar 923 milyon dolara, doğal taş ihracatı ise %5,1 artışla 1 milyar 391 milyon dolara ulaştı. Endüstriyel minerallerin ihracatı ise %14,6 artarak 890,6 milyon dolara çıkmıştır.
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Metin Çekiç, Türkiye'nin yer altı zenginliklerinin mevcut ihracat rakamlarının çok üzerinde bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, yerli kaynakların işletilmesinin ithalat bağımlılığı ve cari açığın azaltılması noktasında kritik bir rol oynayacağını dile getirdi.
Çekiç, Türkiye’nin dünya genelinde bilinen yaklaşık 90 çeşit madenden 70’ine sahip olduğuna dikkat çekerek, bu kaynakların varlığının yeterli olmadığını, esas olanın bu potansiyelin değerlendirilip ülke ekonomisine kazandırılması olduğunu söyledi. "Yer altı kaynaklarımız varken, kömür ve demir gibi milyarlarca dolarlık ithalat yapıyoruz. Orta Vadeli Program'da dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik önemli vurgular bulunuyor. Eğer potansiyelimizi etkili bir biçimde kullanabilirsek, maden ihracatımızı 7 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkarabiliriz," şeklinde konuştu.
Ruhsat sayısı 30 binden 13 bine düştü
Çekiç, Orta Vadeli Program’da yer alan ruhsat güvencesini ve "tek durak ofis" modelini olumlu bulduklarını belirterek, bu düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sektörün en büyük sorunlarından birinin ruhsat ve izin süreçleri olduğunu ifade eden Çekiç, toplam ruhsat sayısının 30 binden 13 bine, doğal taş arama ruhsatlarının ise son 10 yılda 8 binden 3 bine gerilediğini aktardı. "11 bakanlık ve birçok kurumdan izin almak zorundayız. Süreçler tamamlandıktan sonra bile açılan bir davadan dolayı izinler iptal olabiliyor. Yatırımcı, geleceğini görmek istiyor," diye ekledi.
Doğal taşta pazar kaybetme tehlikesi
Artan enerji ve işçilik maliyetleri ile döviz-enflasyon oranlarının sektördeki rekabet gücünü zayıflattığını söyleyen Çekiç, "İtalya, İspanya, Brezilya ve Yunanistan, pazarlarımıza bizden daha avantajlı fiyatlarla ürün göndermekte. Rekabetçiliğimizi yeniden kazanmamız şart," dedi. Ayrıca, Turkish Stones projesi ile doğal taşı hammadde olarak değil, katma değerli ürünler şeklinde ihraç etmeyi hedeflediklerini belirtti.
Eskişehir’deki nadir toprak elementleri projesi hakkında da bilgi veren Çekiç, pilot tesisin ardından endüstriyel tesise geçiş için çalışmaların başlatıldığını ifade ederek, bu yatırımın yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması açısında büyük önem taşıdığını söyledi.
Maliyet baskısı çıkışları artırdı
Doğal taş sektöründeki artan üretim masraflarının, döviz-enflasyon dengesinin açılması ve uzun süren izin süreçlerinin rekabeti olumsuz etkilediğini ifade eden İMİB Başkan Yardımcısı Kazım Büyükgüçlü, “Özellikle doğal taş alanında ciddi sorunlar yaşamaktayız. Son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde rekabetçiliğimizi kaybederken, izin süreçlerinin uzaması yatırımcıları sektörden uzaklaştırıyor. Bu durumda devletten destek bekliyoruz. Yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olmak tek başına yeterli değil; bunları çıkarmak ve ekonomiye kazandırmak önemli. İhracattaki artışları yalnızca sayılarla değerlendirmemek lazım. Birim fiyatlarımızda görülen yükselişte bölgedeki savaşların da etkisi var. Çin'in bazı madenlerin satışını kısıtlaması nedeniyle, Japonya başta olmak üzere bazı ülkeler Türkiye gibi alternatif tedarikçilere yöneldi,” şeklinde sözlerine son verdi.