Emeklilik maaşlarının yetersizliği, en düşük emekli maaşının etkisiyle sosyal güvenlik sisteminin bu yükümlülüğü kaldırmakta zorlanacağı öngörülüyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Türkiye’de emekli sayısındaki artış döneminin sona erdiğini açıkladı.
Türkiye’nin hala genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğunu vurgulayan Erdursun, bunun Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine de açıkça yansıdığını belirtti.

"ÇALIŞAN SAYISI DÜŞMÜYOR"
Zorunlu sigortalı çalışan sayısındaki değişiklikler incelendiğinde, 2021’den 2022’ye bu sayının %6,5 oranında arttığı görülüyor. 2023 sonrasında kısa dönemli dalgalanmalar yaşansa da, 2024 ve 2025’te bu sayının tekrar artış göstereceği öngörülüyor. Yani, iş gücü sayısında bir azalma yok. Genç nüfus iş gücüne katılmaya devam ediyor; sosyal güvenlik sisteminin temel kaynağı da bu sayede zayıflamıyor.” dedi.
Erdursun, bu tabloyu değerlendirirken, "Çalışan sayısı düşüyor" argümanının istatistiksel bir temeli olmadığını ifade etti. Ayrıca, "Kendi primleriyle emekli olanların artış oranlarına bakıldığında, emekli sayısındaki artış hızı yavaşlıyor" dedi.

EYT SONRASI BAŞVURULARDA DÜŞÜŞ
Emeklilik başvurularının sayısına bakıldığında, "EYT sonrası talepler ilk önce zirve yaptı, ardından hızla gerilemeye başladı. Bu düşüş önümüzdeki yıllarda daha belirgin hale gelecek" diyerek durumu özetledi.
Erdursun, EYT kapsamında olan son grupların da emeklilik haklarını kullandıktan sonra, sistemin tamamen 9 Eylül 1999 sonrası düzenlemelerine geçeceğini dile getirdi. "Mevcut yasal çerçevede, 9 Eylül 1999 sonrası sigortalı kadınlar 58 yaşında, erkekler ise 60 yaşında emekli olmalıdır. Bu durum, önümüzdeki yıllarda emeklilik başvurusunda sınırlı bir artış olacağı anlamına geliyor. Fakat ardından 8–10 yıl boyunca milyonlarca sigortalının emeklilik başvurusu yapması mümkün olmayacak" dedi.

"ENGELLİ EMEKLİLİK BAŞVURULARINDA DÜŞÜŞ OLACAK"
14 Ocak 2025 tarihinden itibaren vergi indirimine dayalı engelli emekliliğinin kaldırılacağını belirten Erdursun, "Artık engelli emekliliği yalnızca çalışma gücü kaybına dayalı olarak değerlendirilmekte. Sonuç olarak: Engellilik oranı %40 ve üzeri bulunsa dahi, çalışma gücü kaybı yoksa emeklilik yaş şartı muafiyeti söz konusu olmayacak. Bu duruma göre, %40 ve üzeri vergi indirim belgesi veya raporu olan ancak çalışma gücü kaybı %40’ın altında olan kadınlar 58, erkekler 60 yaşında beklemek zorunda kalacak. Engelli statüsünden yapılan emeklilik başvurularında belirgin bir azalma görülecek. Uzun bir süre boyunca bu başvurular neredeyse yok denecek kadar azalacaktır" ifadelerini kullandı.
"ÖNÜMÜZDEKİ 8-12 YIL EMEKLİLİK AÇISINDAN SESSİZ BİR DÖNEM OLACAK"
Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, iş gücü sayısının artmaya devam ettiğini belirten Erdursun, "Genç nüfus sistemi besliyor. Emekli sayısındaki artışın hızı düşerken, emeklilik başvuruları hızla azalıyor. Önümüzdeki 8–12 yıl boyunca emeklilik açısından sessiz bir dönem geçireceğiz" dedi.

Erdursun, bu durum karşısında "Emekli sayısı fazlasıyla yüksek, sistem bu yükü kaldıramaz; böyle devam ederse SGK finansal olarak zor durumda kalır" iddialarının verilerle tutarsız olduğunu açıkladı. Özellikle ödenen primler, çalışma süreleri ve prim gün sayılarının emekli maaşlarına olumlu yansıması yanında, dolaylı olarak kayıtdışı çalışmanın da önüne geçebileceğinin altını çizdi.

Uzman isim, 2026 yılında Sosyal Güvenlik Sistemi gelirlerinin giderlerinden fazla olacağını belirterek, bu farkın emekli aylıklarına yansıyabileceğini ifade etti.
Erdursun ayrıca, "Milyonlarca çalışana ait sigorta primleri 2026’da ortalama %30 oranında artacakken, emekli aylıklarına ise yalnızca %15 artış yapılmıştır. Bu nedenle 2026 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu, gelir-gider dengesi açısından en iyi dönemini yaşayacaktır" diyerek konunun önemine dikkat çekti.
%0 Faizle 75.000 TL'ye Kadar Kredi Fırsatı!