Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Almanya Merkez Bankası'nın (Bundesbank) Berlin'deki Bode Müzesi'nde düzenlediği resmi akşam yemeğinde bir sunum gerçekleştirdi. Lagarde, küresel siyasette ve ekonomideki güç dinamiklerinin hızla evrildiğine dair önemli mesajlar verdi ve Avrupa'nın karşı karşıya olduğu senaryolara dikkat çekti.
Lagarde, Avrupa'nın geçmişte ilişkilerde net seçimler yapmak zorunda kalmadığı bir dönemi anımsatarak şu şekilde konuştu:
"O dönemlerde ilişkiler birbirini tamamlıyordu. Ülkeler dünya genelinde ekonomik bağlantılarını geliştirdiği sırada, Avrupa entegrasyonu da paralel biçimde derinleşiyordu. Avrupa ülkeleri, enerji ihtiyaçlarını Rusya’dan, pazar taleplerini Çin’den, güvenliği ise Amerika Birleşik Devletleri’nden rahatlıkla karşılayabiliyordu. Ancak artık tarihsel yükümlülüklerin geri döndüğünü görmekteyiz. Avrupa, büyük güçlerin ekonomik ve jeopolitik ağırlıklarını kendi çıkarları doğrultusunda acımasızca kullanabildiği çok daha sert ve hoşgörüsüz bir dünyaya adım atıyor."
"Üç farklı yol karşısındayız"
Lagarde, yeni dünya düzeninde Avrupa'nın kritik bir dönüm noktasında olduğunu vurgulayarak, "Bu nedenle Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin ve genel olarak Avrupa'nın yeni bir strateji belirlemesi gerekmektedir. Avrupalılar olarak kim olduğumuzu ve gelecekte kime güveneceğimizi belirlememiz gerekiyor. Önümüzde üç farklı yol var." şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Lagarde, Avrupa’nın dünya sahnesindeki rolünün sona erdiğini ve yapısal bir gerilemenin artık "kaçınılmaz" olduğunu savunan birinci senaryoyu eleştirerek şöyle devam etti:
"Bu düşünceyi benimseyenlere göre, endişelenmemize gerek yok; sosyal modelimizi destekleyecek büyümeyi dışarıdan teknolojik ürünler ithal ederek elde edebiliriz, böylece nezaketle geriye doğru gidebiliriz. Ancak bu senaryo Avrupa’yı bir müzeye dönüştürecektir. İçinde bulunduğumuz bu müze, estetik açıdan hoş bir müze olsa da, sonunda sadece bir müze konumunda kalacaktır. Ancak bu yol, tam anlamıyla bir serap niteliğindedir. Zira böyle bir tercih, Avrupa’yı zayıflayan bir büyüme trendi ile baş başa bırakacak ve artık sürdüremeyeceğimiz bir sosyal model ile karşı karşıya getirecektir. Teknolojik bağımlılığımız bizi köşeye sıkıştırılmakla tehdit edecektir."
Lagarde, her ülkenin yalnızca kendi ulusal çıkarlarını gözettiği ikinci yolun da bir seçenek olamayacağını vurgulayarak, dünya üzerindeki orta ölçekli güçlerin küresel devlerin baskılarına karşı birleşme yolları aradığının altını çizdi.
"27 ulusal gündeme parçalanarak avantajımızı kaybetmemeliyiz"
Lagarde, AB'nin sağladığı birlikteliğin kurulmasında önemli bir avantaj olduğunu vurgularken, Federal Almanya Cumhuriyeti’nin ilk Şansölyesi Konrad Adenauer’in sözlerinden alıntı yaparak devam etti:
"Adenauer’ın bir zamanlar ifade ettiği gibi, her bir Avrupa ülkesinin siyasi ve ekonomik güçleri dağılmaya devam ederse, dünya siyasetinde varlık gösteremez; ancak birleşirlerse küresel ölçekte önemli bir rol üstlenebilirler. Avrupa, 27 farklı ulusal gündeme bölünerek elde ettiği en büyük kozu neden heba etsin? Eğer her biri dağınık kalırsa, dünya siyasetinde yok olup gidebilirler."
"Birbirimizi seçme kararına vararak ve Avrupa’yı inşa etme projesini kararlılıkla sürdürmeliyiz. Bu elbette zor bir seçimdir ve uzun süren müzakereler ile zorlu tavizler gerektirebilir. Ama artık bu küresel arenada yalnızca kendimize güvenebiliriz."
"Dijital avro, parasal egemenliğimizi koruyacak"
ECB Başkanı Lagarde, savunma sanayi ve yüksek maliyetli enerji gibi alanlardaki zayıflıkların Avrupa'da bölünmelere sebep olabileceği konusunda uyarıda bulunarak, akılcı bir yaklaşım sergileyerek ortak hareket edildiğinde dış baskılara karşı daha az kırılgan olunacağını ve daha güçlü bir egemenliğin yanı sıra daha hızlı bir ekonomik büyümeye ulaşılacağını aktardı.
Lagarde, Sermaye Piyasaları ve Yatırım Birliği’nin Avrupa'nın sahip olduğu değerli birikimleri etkili bir şekilde kullanarak stratejik alanlara yönlendirebileceğini ifade etti ve "Aynı zamanda dijital avro, yeni dünya düzeninde bağımlılığımızı en aza indirgeyerek parasal egemenliğimizi korumamıza yardımcı olacaktır." açıklamasında bulundu.
Konuşmasını ünlü Alman bilim insanı Alexander von Humboldt’un, "Zor olan, benim için hiçbir zaman imkansız değildir." sözüyle sonlandıran Lagarde, Avrupa’yı inşa etme kararının zor olduğunu kabul etmekle birlikte, imkansız olmadığını da sözlerine ekledi.