Otomotiv endüstrisinde otomasyon süreci yeni bir evreye geçiyor: insansı robotlar. Önde gelen otomobil üreticileri, yapay zeka destekli, yürüyebilen ve sesli komutlara yanıt verebilen robotların, fabrikalarda insanların yerine bazı görevleri üstlenmesini amaçlıyor.
Geleneksel endüstriyel robotlar genelde belli bir noktada sabit kalarak kaynak yapma, yapıştırma veya montaj gibi rutin işleri gerçekleştirirken, yeni nesil insansı robotların üretim alanlarında hareket edebilmesi, farklı görevleri yerine getirmesi ve değişen koşullara uyum sağlaması hedefleniyor.
BMW tesisinde insansı robot denemeleri
BMW, Güney Carolina’daki Spartanburg fabrikasında Figure AI tarafından geliştirilen insansı robotları deniyor. Bu robotlar, otomobil parçalarını kutulardan alıp taşıma arabalarına yerleştirme ve araçları çekme gibi işlerde kullanılıyor.
Ancak bu teknoloji, mevcut durumda insan çalışanların hızını henüz yakalayabilmiş değil. Robotların belirli görevleri, insanlardan daha yavaş gerçekleştirdiği bildirilmekte. Ancak üreticiler, yapay zeka ve robot teknolojilerindeki ilerlemelerin bu farkı zamanla kapatabileceğine inanıyorlar.
Hyundai, Mercedes-Benz ve Tesla da rekabet içinde
Hyundai de kendi fabrikalarında robot teknolojilerini daha da yaygınlaştırmayı planlıyor. Şirketin Georgia’daki tesisinde, otonom taşıma araçları, dört ayaklı denetim robotları ve otomobilleri üretim hattından test alanlarına taşıyan tekerlekli robotlar kullanılmakta.
Hyundai’nin 2021’de satın aldığı Boston Dynamics’in insansı robotlarının, gelecekte çalışanların montaj yapacağı parçaları hazırlamak amacıyla üretim hattında kullanılacağı öngörülüyor.
Mercedes-Benz ise, Austin merkezli Apptronik tarafından geliştirilen insansı robotları malzeme taşımada ve sınıflandırmada test ediyor. Otomobil üreticileri için bu tür işlemler oldukça önemli. Zira, şirketler, fabrikalarında temel ve tekrarlayan işlerde çalıştıracak personeli uzun süre istihdam etme konusunda zorluk yaşayabiliyorlar.
Tesla, insansı robot teknolojisini daha kapsamlı bir yapay zeka stratejisinin merkezine yerleştiriyor. Şirketin "Optimus" adını verdiği robotun öncelikle kendi fabrikalarında kullanılması, sonrasında ise işletmelere ve tüketicilere pazarlanması planlanıyor.
Elon Musk, Optimus’un gelecekte Tesla’nın en önemli ürünlerinden biri olabileceğini öne sürüyor. Ancak insan elinin hareket kabiliyetinin ve hassasiyetinin robotlar tarafından yeniden sağlanmasının ciddi teknik zorluklardan biri olduğu da kabul ediliyor.
Robotlar iş gücünü nasıl etkileyebilir?
İnsansı robotların otomotiv üretiminde yaygınlaşması, verimliliği artırarak çalışan açığını azaltma potansiyeline sahip. Bunun yanı sıra, çalışanların ağır, tekrarlayan ve basit işler yerine daha uzmanlık gerektiren alanlara yönlendirilmesi de mümkün hale gelebilir.
Fakat, teknolojinin istihdam üzerindeki etkileri tartışmalı. Üretimde azalan iş gücü ihtiyacı, otomasyonun bazı iş alanlarında istihdamı olumsuz etkileyebileceği kaygısını doğuruyor.
Bu yüzden bazı otomobil üreticileri, robot teknolojisi ile birlikte çalışanların yeni beceriler kazanmalarına yönelik programlar geliştirmeye çalışıyor. Hyundai’nin robotların bakımı için bir çıraklık programı oluşturması bu yaklaşımın bir örneği.
Çin'in maliyet avantajı
İnsansı robot yarışında Çin, önemli bir avantaj elde etmekte. Ülkenin robot teknolojisini ulusal strateji olarak benimsemesi ve hareket sistemleri ile sensörler gibi kritik bileşenler için geniş bir yerli tedarik ağı kurması, maliyetleri düşürüyor.
Çin’de bir insansı robotun devreye alınmasının ABD’ye kıyasla daha düşük maliyetli olduğu belirtilmekte. Ayrıca, ABD Federal İletişim Komisyonu’nun geçen ay, Çin’den insansı ve diğer gelişmiş robotların ithalatına yönelik yasak kararına varması, teknolojinin yalnızca üretim sahasında değil, ekonomik ve stratejik açıdan da ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor.
Her iş için insansı robot şart değil
Otomotiv fabrikalarının mevcut haliyle yüksek oranda otomatikleşmiş olması, insansı robotların ek verimlilik sağlaması konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Bazı basit görevlerde, insansı robotlardan daha ucuza ve daha hızlı çalışan geleneksel otomasyon sistemlerinin tercih edilmesi olası.
Bu nedenle, General Motors farklı bir yaklaşım geliştiriyor. Şirket, bacakları bulunmayan, ancak kol ve el sistemlerine sahip "cobot" çözümlerini deniyor. GM’ye göre, fabrika ortamında bazı işlerde yürüyen bir robot yerine tekerlekli sistemler çok daha etkili olabilir.
Otomotiv sektöründeki bu yarış, yalnızca "insansı robotlar ne kadar gelişim gösterecek?" sorusunu değil, aynı zamanda hangi görevin hangi robot aracılığıyla daha düşük maliyetle ve yüksek verimlilikle yerine getirileceği sorusuna da odaklanmakta.