Elazığ Haber Ajansı

Altın Fiyatlarında Sürpriz Yükseliş! Fed Tutanakları Bekleniyor

ABD Hazine tahvillerinde görülen düşüş, piyasalarda önemli bir etki yaratmış durumda.

Yatırımcıların dikkatinin merkezinde ise Fed'in Temmuz ayında gerçekleştirilen toplantısının tutanakları bulunuyor. Bu tutanakların, merkez bankasının faiz politikaları hakkında daha belirgin bilgiler vereceği öngörülüyor.

Faiz mesajlarının beklenmesi

Fed'in 28-29 Temmuz tarihli Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısına dair tutanaklar, TSİ 18.00'de kamuoyuna duyurulacak. Piyasa, özellikle faiz artışını destekleyen üyelerin argümanlarına ve toplantıda yaşanan fikir ayrılıklarına odaklanacak.

CME FedWatch verilerine göre, yatırımcılar, Fed'in Eylül ayında faiz oranlarını sabit tutma olasılığını yüzde 64, faiz artışını ise yüzde 36 olarak değerlendiriyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen zayıf ekonomik veriler, faiz artırma beklentilerinin gerilemesinde önemli bir rol oynadı.

Daha güvercin bir Fed duruşu, değerli metal altın için olumlu bir atmosfer yaratabilir. Öte yandan, enflasyon ve faizle ilgili sert mesajlar, doları ve tahvil getirilerini yukarı çekerek altın üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir.

Tahvil faizlerinde gerileme, altına destek sağladı

Altındaki artışın arkasındaki bir diğer önemli faktör, ABD tahvil faizlerindeki düşüş olarak dikkat çekiyor.

ABD'nin uzun vadeli tahvil getirileri, Salı günü ulaştıkları yüksek seviyelerden geri çekilerek bir rahatlama sağladı. Son dönemlerde küresel tahvil piyasalarında yaşanan satış baskıları, ABD, Japonya ve diğer büyük ekonomilerde uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yüksek seviyelere ulaşmasına neden olmuştu.

Tahvil faizlerindeki düşüş, altının yatırımcılar açısından daha cazip hale gelmesine yol açıyor, çünkü faiz geliri sağlamayan altının fırsat maliyeti azalıyor.

OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, Fed'in faiz artırma beklentilerindeki gerilemenin altın için destekleyici bir unsur olduğunu belirtirken, artan mali kaygıların değerli metal aleyhindeki durumu pekiştirdiğini ifade etti.

4.390 dolar seviyesinde dikkatli olunmalı

Altın yatırımcılarının gözdesi olan önemli seviyelerden biri 4.390 dolardır.

Cnbc-e'nin haberine göre; FXTM Piyasa Araştırmaları Başkanı Lukman Otunuga, altının bu seviyenin üzerinde sürdürülebilir bir şekilde kırılması durumunda fiyatın 4.505 dolara yükselme ihtimalinin artabileceğini belirtti. Bu durumda, Salı günkü sert düşüş sonrası kayıpların önemli bir kısmı hızlıca telafi edilebilir.

Ancak, 4.390 doların altında fiyatlamanın sürmesi halinde piyasa, satış baskısı ile karşılaşabilir ve hareketin dalgalı bir seyir izlemesi beklenebilir.

4.300 dolar kritik eşik

Altın fiyatları için olumsuz bir senaryo gerçekleştiğinde, 4.300 dolarlık seviye kritik bir öneme sahip.

Otunuga, bu eşik altına inildiği takdirde satış baskısının artabileceğini ve yatırımcıların 4.200 ile 4.150 dolar seviyeleri ile baş başa kalabileceğini söyledi.

Sonuç olarak, altının kısa vadeli görünümünde 4.300-4.390 dolar aralığı, yön belirleyici bir bölge haline geldi. Bu aralığın hangi yöne kırılacağı, Fed tutanaklarının içeriği, ABD tahvil faizlerinin durumu ve doların seyrine bağlı olarak şekillenecek.

İran ve Hürmüz Boğazı'nın etkisi

Altın piyasalarının gündeminde para politikası kadar jeopolitik risk unsurları da önemli bir yer kaplıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü İran ile herhangi bir müzakere olmadığını belirterek Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu dile getirdi. Bu açıklama, İran'ın bu kritik su yolu üzerindeki gemi trafiğinin kapalı olduğu yönündeki iddialarıyla çelişiyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin, petrol piyasası aracılığıyla altın üzerinde dolaylı bir etkisi olabilir. Bölgedeki gerilimlerin artışı, güvenli varlık talebini artırırken, petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon beklentilerini tetikleyerek faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

Bu nedenlerle jeopolitik riskler, hem direkt olarak altına destek sağlayan bir konu, hem de dolaylı bir tehdit unsuru olarak karşımıza çıkıyor.

Petrolde süren artış

Jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarının üst üste dördüncü seansta yükselmesine katkıda bulunuyor.

Petrol piyasasında arz güvenliği ile ilgili endişelerin artması, enerji maliyetlerini yukarı çekerken, bu durum küresel enflasyon açısından da önemli bir gözlem konusu haline geliyor.

Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması, merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli hareket etmelerine sebep olabilir. Böyle bir durumun, altın üzerinde baskı oluşturma ihtimali mevcut.

Öte yandan, çatışma ve arz risklerinin artması durumunda güvenli liman arayışı, altın fiyatlarında bir yükseliş trendini destekleyebilir.

Gümüş ve platin piyasalarında farklı yansımalar

Altın dışındaki değerli metallerde ise çeşitlilik gösteren fiyat hareketleri dikkat çekti.

Spot gümüş yüzde 0,4 değer kaybederek ons başına 63,03 dolara gerilerken, platin yüzde 0,5 artış göstererek 1.720,10 dolara yükseldi. Paladyum ise 1.289,45 dolarlık seviyelerde yatay bir seyir izledi.

TD Securities, gümüş ve platin grubu metallerin 2027'nin ikinci yarısından itibaren daha olumlu bir makroekonomik ortamdan faydalanabileceğini öngörüyor.

Enflasyon üzerindeki risklerin azalması, doların değer kaybetmesi ve taşıma maliyetindeki düşüş, bu metallerin altından daha iyi bir performans göstermesine zemin hazırlayabilir.