17 Eylül 2026 Perşembe

Adnan Dalgakıran'dan İSO Başkan Adaylığı Açıklaması: Dönüşen Sanayi İçin Yenilikçi Vizyon

Adnan Dalgakıran, iş dünyasının önemli isimlerinden biri olarak, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanıyla birlikte İSO Meclis üyelerinin de katıldığı 150'den fazla kişinin toplandığı toplantıda İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkan Adaylığı için adaylığını duyurdu. Dalgakıran, yeni döneme dair vizyonunu ve stratejik planını katılımcılarla paylaştı.

Sanayinin rekabet koşullarının dünya ticaretinden teknolojik gelişmelere, enerji kaynaklarından finansal mekanizmalara kadar yeniden şekillendiğine dikkat çeken Dalgakıran, İSO’yu sıradan sorunlar ortaya çıktıktan sonra hareket eden bir yapıdan ziyade, riskleri öngörebilen, çözüm üretebilen ve bunları başarıyla ölçen bir kuruma dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Dalgakıran, stratejik hedeflerini Birlik, Akıl, Rekabet, Dönüşüm, Pazar, Finansman, Etki ve Güç gibi sekiz ana başlık altında topladı. "İSO’yu sanayicinin en yetkin kurumu haline getirmek için buradayız. Yeni dönemde başarımız, sanayicimiz için somut sonuçlar üretmektir," ifadelerini kullandı.

İstanbul Sanayi Odası’nın Yönetim Kurulu Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, iş dünyasının önde gelen sanayicileri ve birçok dernek ile ihracatçı birliği başkanının katıldığı geniş çaplı etkinlikte adaylığını ilan etti.

İSO’nun yeni dönem hedefini kamuoyuyla paylaşan Dalgakıran, Türk sanayisinin boğuştuğu yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları, düşen talep ve atıl kapasite sorunlarının yanı sıra, teknoloji, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve küresel ticaret dönüşümünün de gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle, yeni dönemde İSO’nun rolünü bu değişimlere ayak uyduracak şekilde yeniden değerlendirmek gerektiğini belirtti.

Dalgakıran, günümüz sanayicisinin yalnızca üretim yapmanın ötesinde bir anlayış benimsediğini, satıştan finansmana, kârlılıktan kapasite kullanımına, rekabetten pazarlamaya kadar birbirleriyle bağlantılı sorunların yeni bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak, yeni dönemde belirleyici unsurun “ne üretildiği” değil; nasıl üretildiği, rekabetin nasıl yürütüldüğü ve ürünlerin hedef pazarlarına nasıl ulaştırıldığı olacağını ifade etti.

Adnan Dalgakıran, İSO Başkan adaylığını açıkladı: Değişen dünyaya, dönüşen sanayiye yön veren bir İSO için geliyoruz - Resim : 1

"İSO’yu sanayicinin en güçlü kurumu haline dönüştüreceğiz"

Dünya genelinde teknoloji, ticaret, enerji ve rekabet alanlarındaki kuralların yeniden belirlendiğine dikkat çeken Dalgakıran, İSO’nun bu değişimleri takip eden değil, sanayicini değişime hazırlayan bir yapı olması gerekliliğinin altını çizdi.

Dalgakıran, "İSO’yu sanayicinin en sağlam dayanışma kurumu hâline getirmeye adayız. Sanayicimizin güncel problemlerini yakından biliyoruz. Satışlar düştüğünde üretim yavaşlar, finansman pahalandığında yatırımlar duraksar ve maliyet-fiyat dengesizliği kârlılığı tehdit eder. Artan maliyetler rekabet gücümüzü zayıflatırken, doğru anlatılmayan ve uygunsuz pazarlara ulaşamayan ürün, değer kaybeder. Bu durum, yeni dönemde İSO’nun yalnızca mevcut sorunların değil, aynı zamanda geleceğin zorluklarına da hazırlıklı olması gerektiğini gösteriyor," şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

"Sorunlar ortaya çıkmadan tespit edecek bir İSO inşa edeceğiz"

Dalgakıran, yeni dönem vizyonunun temelinde ‘önceden görmek ve harekete geçmek’ anlayışının olduğunu belirtti. Oda'nın gücünün, üyeleriyle kurduğu ilişkiler ve elde ettiği başarılarla ölçülmesi gerektiğini ifade etti. "Biz, sorunlar ortaya çıktıktan sonra harekete geçen değil, önceden görebilen ve önlem alabilen bir İSO inşa etmeyi hedefliyoruz. Her sorunu çözüm masasına taşıyacak, sağlayacağımız verilerle sanayicinin gelecekteki kararlarına yön verecek bir yapı kuracağız. İSO, sanayicinin yoldaşı ve çözüm ortağı olacak," dedi.

"Seçim sona erdiğinde, birlik başlayacak"

Dalgakıran'ın sunmuş olduğu programın ilk başlığını ‘Birlik’ olarak belirledi. Seçim süresince mevcut olan farklılıkların, seçim sonrası geride bırakılması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO’daki yönetim, meclis ve üyeler arasındaki etkileşimi artıracaklarını dile getirdi.

"Seçimde birbirimize karşı olsak da, üretimde hepimiz aynı hedefe yöneliyoruz," diye ekleyen Dalgakıran, yeni dönemde daha fazla iletişim ve işbirliğine vurgu yaptı.

Dalgakıran, karar alma süreçlerinin Meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerinin katılımıyla şekilleneceğini bildirdi. "Farklı düşünceleri ortak bir paydada birleştireceğiz. Verimli veriler, uluslararası karşılaştırmalar ve sahadan gelen geri dönüşlerle kararlarımızı belirleyeceğiz. Her sorun için bir muhatap ve takvim oluşturacak, gelişmeleri düzenli bir şekilde takip edeceğiz. İSO’da ortak aklı, gerçek anlamda karar alma mekanizmasının kalbine yerleştireceğiz," ifadelerine yer verdi.

Türkiye'nin yeni sanayi vizyonu için "Sanayi Radarı"

Yeni dönemin ikinci önemli ekseninin "Akıl" başlığı altında yer aldığını paylaşan Dalgakıran, veriye dayalı, dünyayı sürekli izleyen ve geleceği tahmin eden bir anlayış geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Bu çerçevede, uluslararası iş birlikleriyle ‘Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi’ oluşturulacağı ve dünya üzerindeki teknolojik dönüşümleri anlık olarak takip edecek bir 'Sanayi Radarı' projesinin hayata geçirileceği müjdesini verdi.

Dalgakıran, "Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar, sanayiyi şekillendiren gelişmeleri 7/24 izleyip sanayicilerimize aktaracağız. Sanayicilerimiz, bir gelişmeyi rakiplerinden önce görebilme fırsatına sahip olacak. İSO, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda geleceği öngörerek üyelerini hazırlayacak bir kurum olacak," dedi.

Bu kapsamda, ayrıca Türkiye’nin sanayi kapasitesi ve makine parkının haritasını çıkarmak, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve gereksiz kapasite oluşumunu önlemek gibi hedeflerin bulunduğunu belirtti.

Rekabetin yeni kuralları İSO’nun gündeminde yer alacak

Dalgakıran’ın programında üzerinde durulan başlıklardan biri sanayicinin rekabet gücünün artırılması oldu.

‘Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu’ aracılığıyla rekabetin yeni unsurlarını değerlendirmeyi hedeflediklerini belirten Dalgakıran, kaliteli üretimin ve adil rekabetin korunabilmesi için piyasa gözetimi, denetimler ve test laboratuvarlarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Küresel ticarette artan korumacılığın ve Çin merkezli rekabet baskısının göz önüne alındığını ifade eden Dalgakıran, "Dünya ticaretinde kurallar hızla değişiyor. Çin etkisi ve yeni ticaret düzenine karşı stratejik planlamalar yapmalıyız. Sanayicinin lehine ticaret politikası araçlarının etkinliğini artıracak ve Türk sanayisinin korumacı dalgaya hazırlıklı olmasını sağlamak için çabalayacağız," ifadelerini kullandı.

"Yapay zeka, fabrikanın verimlilik aracı olacak"

Dalgakıran, yeni dönem programında teknolojik ve yeşil dönüşümü ayrı bir stratejik başlık altında ele aldıklarını ifade ederek yapay zekanın sanayi açısından sadece teorik bir tartışma konusu olmaktan çıkarılarak, doğrudan verimlilik sağlayan bir araç olarak kullanılması gerektiğini belirtti.

"Yapay zekayı fabrikalarda verimlilik artırıcı bir araç haline dönüştüreceğiz," diyen Dalgakıran, teknolojinin üretim planlaması, kalite kontrol, bakım, enerji yönetimi, tedarik ve satış süreçlerinde somut kazanımlar sağlamak üzere odaklanacaklarını açıkladı.

Yeşil dönüşümü yalnızca bir yükümlülük olarak değil, aynı zamanda rekabet avantajı olarak görmek gerektiğini belirten Dalgakıran, bu alanda da enerji verimliliği, karbon yönetimi ve temiz üretim konularında sanayicilere destek sunacaklarını açıkladı.

Ayrıca, nitelikli iş gücü konusunda; mavi yakalı teknisyenlerden mühendisler ve veri uzmanları gibi sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını oluşturmak için eğitim ve istihdam ilişkisini yeniden güçlendirecek programlar geliştirileceğini söyledi.

Markalaşma ve yerinde üretim stratejileri

Programın ‘Pazar’ kısmında sanayicilere yeni müşteri, yeni pazar ve yeni büyüme fırsatları sunulması hedefleniyor.

Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’nın kesişim noktasındaki konumunun sanayi açısından etkin bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dalgakıran, bu fırsatın güvenilir üretim, yakın tedarik ve bölgesel ortaklıklarla ekonomik değere dönüştürüleceğini belirtti.

Dalgakıran, "Jeostratejik konumumuzu siparişlerle ve yatırımlarla pekiştireceğiz. Sanayicilerimizin sadece Türkiye'den ihracat yapmasına değil, global ölçekte büyümelerine de olanak tanıyacağız. Markalaşma, şirket birleşmeleri, yerinde üretim ve dağıtım ağlarına erişim konusunda Türk tedarikçilerini destekleyecek bir yaklaşım geliştireceğiz," dedi.

Sanayici için "Finansman ve Turnaround Masası"

Finansmana erişimin sanayicilerin en büyük sorunlarından biri olduğunu belirten Dalgakıran, yeni dönemde İSO bünyesinde ‘Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası’ kurmayı planladıklarını açıkladı.

Dalgakıran, uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonları ile sanayicileri daha etkin bir biçimde bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Sanayicilerimize finansman konusunda yalnız olmadıklarını hissettireceğiz. Türkiye sınırları içindeki imkanlarla sınırlı kalmayacak, dünya genelindeki finansman fırsatlarına erişim konusunda da rehberlik edeceğiz," dedi.

"Ankara'da sanayicinin sorunlarını sonuna kadar takip edeceğiz"

İSO’nun kamu ile ilişkilerinin daha sonuç odaklı bir modelle geliştirilmesini hedeflediklerini dile getiren Dalgakıran, yeni nesil sanayi planlaması için kamu ile tüm süreçlerde işbirliği yapacaklarını söyledi.

Bu bağlamda, ‘İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri’ yapılanmasının kurulacağını belirten Dalgakıran, sanayicilerin sorunlarının yalnızca ilgili mercilere iletilmesinin yeterli olmadığını, konuların sonuç alınana kadar takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Dalgakıran, "Doğru projeleri ve önerileri ile karar mekanizmalarındaki konumumuzu güçlendireceğiz. Ankara'da sanayicinin taleplerini ve sorunlarını sonuna kadar takip edeceğiz. Üretim ve yatırımları ekonomi gündeminin merkezine alarak, sanayinin milli gelir içindeki payını artıracak ve yatırımların hızlanmasını sağlamak için güçlü bir gündem oluşturacağız," ifadelerini kullandı.

"İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak"

Yeni dönem vizyonunun ‘Güç’ başlığı altında İSO’nun sanayicinin birikimini, sözünü ve prestijini artıran ortak bir platform haline getirilmesi hedefleniyor.

Dalgakıran, federasyonların, konfederasyonların, sektörel derneklerin ve düşünce kuruluşlarının İSO altında daha güçlü bir birliktelik kurmasını sağlamak istediklerini belirtti.

Bu doğrultuda ‘Yüksek İstişare Konseyi’ kurulacağını söyleyen Dalgakıran, bu konsey aracılığıyla sanayi tecrübesi, kamu bilgisi ve yeni neslin birleşiminin sağlanacağını ifade etti.

Dalgakıran, "İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak. Sanayicimizin yıllar içinde biriktirdiği büyük bilgi ve deneyim, yeni neslin dinamikliği ve kamu deneyimiyle birlikte aynı ortamda değerlendirilecek. Türkiye’nin sanayide yeni bir sıçrama yapabilmesi ancak ortak akıl ile mümkün," dedi.

"Birleştiren ve dinleyen bir İSO hedefliyoruz"

Açıklanan vizyonun yalnızca bir hedef listesinden ibaret olmadığını belirten Dalgakıran, yeni dönemde performansın ölçülebilir sonuçlarla değerlendirileceğini vurguladı.

Dalgakıran, "Her hedef için bir sorumlu, bir zaman dilimi ve ölçülebilir sonuç belirleyeceğiz. Elde edilen sonuçları düzenli olarak üyelerimizle paylaşacağız. Başarımızı sözlerimizle değil, sanayicimize kazandırdığımız sonuçlarla ölçeceğiz," diyerek sözlerini tamamladı.

“Hedeflerimizi birlikte şekillendirdik. İSO’nun gerçek gücü, binalarında veya makamlarında değil; sanayicilerinin tecrübelerinde, üretme iradelerinde ve ortak akıllarında bulunmaktadır. Yeni dönemde bu gücü harekete geçirmek için yola çıkıyoruz. Birleştiren, dinleyen, dünyayı takip eden, veriye dayalı karar alan, sanayicisinin yanında duran ve çözüm üreten bir İSO için adım atıyoruz. En büyük gücümüz sanayicimizin tecrübesi, ortak aklı ve birlikteliği olacaktır.”