Amerikan Merkez Bankası Fed'in faiz kararları dünya genelinde dikkatle izlenirken, gözler ABD Merkez Bankası’nın gelecekteki hamlelerine odaklandı.
Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a yaptığı değerlendirmede Fed’in faiz stratejisinin istikrarını, enflasyonla ilgili kararlılığını ve alınan kararların altın, tahvil ve uluslararası borsalar üzerindeki etkilerini ele aldı. Batırel, Fed’in açıklamalarının piyasalar üzerinde güven sağladığını vurgulayarak, yüksek faiz düzeyinin uzun bir müddet devam edeceği yönündeki beklentilerin arttığını belirtti.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararını nasıl yorumluyorsunuz?
Necmettin Batırel: ABD Merkez Bankası, dünya genelinde uzun bir zamandır beklenen faizi 25 baz puan artırarak kalmadı, aynı zamanda yılın ilerleyen dönemlerinde Kasım ve Aralık toplantılarında daha fazla faiz artışı olabileceğini duyurdu. Komite’nin bu kararı oybirliğiyle alması, enflasyonla mücadelesinin ne denli kararlı olduğunu ve sıkı para politikasının etkili bir şekilde uygulanacağını ortaya koyuyor. Fed, piyasaya, “Biz ne yaptığımızı biliyoruz ve destekliyoruz” diyerek güven sağladı.
Fed’in faiz artırmasına rağmen büyüme tahminini yükseltmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Necmettin Batırel: ABD Merkez Bankası, yüksek faiz baskısına rağmen 2026 yılı büyüme tahminini yurt içindeki harcamalar ve istihdam piyasasındaki direncin beklenenden çok daha güçlü olması nedeniyle yüzde 2,2'den yüzde 2,3'e yükseltti.
| Soru | Yorumcu | Kurum | Dönem | Eski Tahmin | Yeni Tahmin | Revizyon Nedeni |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Fed’in faiz artırmasına rağmen büyüme tahminini yükseltmesini nasıl yorumluyorsunuz? | Necmettin Batırel | ABD Merkez Bankası (Fed) | 2026 | %2,2 | %2,3 | Yurt içi harcamalar ve iş gücü piyasasının yüksek faiz baskısına karşı beklenenden dirençli olması |
YÜKSEK FAİZ DÖNEMİ DEVAM EDECEK
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyon konusundaki açıklamaları piyasalar üzerinde nasıl bir etki yarattı?
Necmettin Batırel: Warsh, “Son 5 senede enflasyon hedefimizin üzerinde kaldık. TÜFE yüksek seyir izlemeye devam ediyor. Fiyat istikrarını korumak adına en doğru kararı aldık” şeklinde konuştu. Warsh'ın enflasyon konusundaki sıkı duruşu, yüksek faizlerin uzun süre devam edeceği veya artışlarının süreceği beklentisini güçlendirdi.

ALTIN PİYASASINDA GERİLEME BAŞLADI
Bu açıklamaların tahvil ve altın piyasasına etkileri neler oldu?
Necmettin Batırel: 10 yıllık ABD tahvil getirileri yüzde 4,99 seviyesine çıkarken, altının ons fiyatı 4 bin 346 dolardan 4 bin 287 dolara geriledi. Altın, yatırımcılarına faiz ya da temettü kazandırmadığı için, tahvil faizleri yükseldiğinde, nakit paranın tahvillere yatırılmasının daha kârlı hale geldiği gözlemleniyor. Sıkı para politikaları ise ABD dolarını güçlendirerek altının değer kaybetmesine neden oldu.

Küresel borsalarda hangi gelişmeler yaşandı?
Necmettin Batırel: Belirsizliklerin ortadan kalkması ile birlikte küresel borsalar, tepki alımıyla birlikte artış gösterdi.
Ağustos ayında çekirdek TÜFE’nin tahminlerin üzerinde gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Necmettin Batırel: Ağustos ayında çekirdek TÜFE’nin yüzde 0,2 yerine yüzde 0,3 olarak gerçekleşmesi, aradaki fark çok küçük görünse de, merkez bankalarının faiz kararları ve enflasyonla mücadele hedefleri açısından önemli bir eşik teşkil ediyor. Bu durum, piyasalar tarafından sıkı bir görünüm olarak algılandı.
Aylık yüzde 0,2'lik bir artış, enflasyonun yıllık bazda doğrudan Merkez Bankası'nın, örneğin Fed'in, yüzde 2'lik hedefine işaret eder. Ancak bu artışın yüzde 0,3 olmasının, yıllık enflasyon oranının yüzde 3,6 seyrettiğini gösterir; bu da enflasyonun hedefe kalıcı olarak indirilemediğinin bir işareti.
ABD Merkez Bankası üyeleri, oy birliğiyle faiz artış kararı alarak, Fed’in faizleri düşürmemesi gerektiğini vurgulayan Trump'a karşı da bir duruş sergilemiş oldular. ABD Başkanı, ülkedeki borçlanma maliyetinin dünya genelinde en düşük seviyede olması gerektiğini ifade etmişti.
Fed, almış olduğu kararları siyasi talepler dahilinde değil, tamamen ekonomik verilere dayalı olarak almak zorundadır. Geçmişte siyasi baskılara karşı koyamayan merkez bankası yöneticileri, enflasyonu kontrolsüz bir hale getirmiştir. Trump, Mayıs 2026’da Warsh’ı göreve atarken, kendisinden “tam bağımsız” bir yönetim talep etmişti ve Warsh, bu bağımsızlık ilkesini sürdürmüştür. Ayrıca, ABD Başkanının Fed başkanını görevden alma yetkisi bulunmadığını da belirtelim.

Warsh’ın açıklamalarından önümüzdeki süreçte nasıl bir sonuç çıkıyor?
Necmettin Batırel: Warsh, enflasyonun hedeflerin üzerinde kaldığını ve fiyat istikrarı sağlamak için doğru adımları attıklarını belirterek, gevşeme sinyali vermedi. Yatırımcılar, Fed'in enflasyonu düşürmek amacıyla faizleri yüksek tutmaya devam edeceğini öngörmeye başladı.

Fed’in bir sonraki toplantıları için beklentiler neler?
Necmettin Batırel: 9 Aralık tarihindeki toplantıda faizin 4,00-4,25 aralığında olma olasılığı yüzde 50 seviyesine ulaştı. Küresel borsalar, beklentilerin yerine getirilmesi ve belirsizliklerin ortadan kalkması nedeniyle güne artışla başladı.