ABD Hazine Bakanı Bessen'tan G20 Sonrası Çin'e Sert Yanıt ve İran'a Yeni Yaptırımlar!
ABD’nin G20 dönem başkanlığı çerçevesinde Kuzey Carolina eyaletindeki Asheville kentinde gerçekleştirilen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı, iki gün süren oturumların ardından tamamlandı.
Basın mensuplarının karşısına çıkan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, toplantılarda küresel ekonomik büyüme, Çin ile ticaret ilişkileri, İran’a uygulanan yaptırımlar, Rusya-Ukrayna çatışması ve yapay zeka ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.
Toplantılarda ABD yönetiminin öncelikle ekonomik büyüme ve dünya çapındaki ticaret dengesizlikleri üzerine yoğunlaştığını dile getiren Bessent, diğer G20 ülkelerine kendi üretim ve istihdamlarını korumak için ticaret tedbirleri almaları çağrısında bulundu.
Bessent: "Çin karşı çıkan tek ülke oldu"
G20 tartışmalarının en dikkat çekici konularından biri, Çin'in ihracata bağımlı ekonomik politikaları oldu. Bessent, G20 ülkelerinden 19’unun piyasa dışı ekonomilerden gelen sürekli düşük fiyatlı ihracatın küresel ekonomik dengeler açısından sürdürülebilir olmadığını düşündüğünü belirtti. Bessent, "Piyasa temelli olmayan ekonomilerin bitmek bilmeyen ucuz ihracatı, sürdürülebilir bir durum değil" ifadelerini kullandı.
Bu görüş birliğine karşı çıkan ülkenin yalnızca Çin olduğunu vurgulayan Bessent, "Dünyanın en büyük ve sürdürülemez cari işlemler fazlasına sahip olan ülke Çin Halk Cumhuriyeti'nin buna karşı çıktığı açık" dedi. Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemi başlamadan önce Washington’un uygulayacağı yeni gümrük tarifelerinin Çin malzemelerinin başka ülkelere yönelmesine yol açacağına dair müttefiklerini uyardığını hatırlattı. Bu tahminin gerçekleştiğini öne süren Bessent, diğer ülkelerin kendi vatandaşlarının istihdamı ve üretim altyapılarını korumak için alabileceği önlemleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Trump ve Xi görüşmesinde yapay zeka da masada olacak
Bessent, bu ay içerisinde ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşmesi planlanan görüşmeye dair bilgileri de paylaştı. İki liderin gündeminde yapay zeka konusunun yer alacağını ifade eden Bessent, özellikle devlet dışı aktörlerin kendi yapay zeka modellerini geliştirmeleri için daha fazla güvenlik önlemi gerektiğini vurguladı. Yapay zeka alanındaki şirketleri de eleştiren Bessent, veri merkezi kurucuları ve yapay zeka laboratuvarlarının bu teknolojinin sağladığı faydaları Amerikan kamuoyuna yeterince anlatamadığını savundu. Bessent, sektör temsilcilerinin yapay zekanın ekonomik katkılarının yalnızca dar bir grup tarafından ele geçirilmediğini Amerikan halkına kanıtlaması gerektiğini belirtti.
İran’a yeni yaptırımlar geliyor
Bessent, G20 toplantılarında verdiği en önemli mesajlardan birinin de İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırımların gündemde olduğu oldu. ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik baskının devam edeceğini söyleyen Bessent, Washington’un bu hafta bir İran bankasına yeni yaptırımlar getirebileceğini ifade etti.
Bessent, "Bu hafta muhtemelen bir bankaya yaptırım açıklayacağız ve takip eden hafta da bir diğerine açıklama yapacağız. Burada müttefiklerimizle fikir alışverişinde bulunuyoruz ve oldukça güçlü bir destek alıyoruz" dedi.
Yeni yaptırımların sadece bankalarla sınırlı kalmayabileceğini belirten Bessent, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı kuruluşların da hedef alınabileceğini belirtti. Ayrıca, uçak kiralama şirketleri de dahil olmak üzere Devrim Muhafızları ile iş yapan kuruluşların gözden geçirilmekte olduğunu ekledi. ABD Hazine Bakanlığı’nın Devrim Muhafızları'na ait uluslararası varlıkların izlenmekte olduğunu anlatan Bessent, Washington’un bu konuda "sıfır tolerans" politikası izlediğini ifade etti. Bunun yanı sıra, Devrim Muhafızları'nın dünya genelindeki finansal varlıkları ve değerli gayrimenkulleri üzerinde de takip yapıldığını ve gerektiğinde bunların dondurulabileceğini söyledi.
İran konusunda Çin ile görüşme
Bessent, ABD ile Çin arasındaki ticari gerilime rağmen iki ülkenin İran meselesinde bazı ortak noktalara sahip olduğunu duyurdu. ABD’nin, Çinli yetkililerle İran’ın nükleer silah sahibi olmasının engellenmesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin sağlanması konularında özel görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade etti.
Rusya’nın G20’ye katılımı tartışma yarattı
Toplantıda ele alınan bir diğer önemli konu, Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov’un Asheville'deki toplantılara katılımı oldu. Siluanov’un, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırıları başladığından beri ilk kez G20 toplantısına şahsen katılması bazı Avrupa ülkelerinin tepkisini çekti. Kanada ve bazı Avrupa müttefikleri, Rusya’nın toplantılara katılmasından duydukları rahatsızlığı dile getirirken, Siluanov o geleneksel G20 "aile fotoğrafında" yer almadı. Bessent ise Rusya ile diyalog kurulmasını savundu ve Rusya-Ukrayna çatışmasının sona ermesi için taraflar arasında görüşmenin gerekliliğini vurguladı. Tarafların birbirleriyle iletişim kurmazlarsa bir çözüm sağlanamayacağını açıkladı.
Bessent’ın Siluanov ile yaptığı ikili görüşmede, Washington’un ekonomik ilişkilerin normalleşmesi konusundaki tutumu ele alındı. ABD tarafının, Ukrayna’daki savaş sonlanmadan Rusya ile ekonomik anlaşmalar yapılması mümkün olmayacağını Siluanov’a aktardığı bildirildi.
Bessent küresel borçlara karşı büyümeyi işaret etti
G20 toplantısında, küresel borç yükü de masaya yatırıldı. Dünya genelindeki toplam borcun yaklaşık 353 trilyon dolara ulaşarak rekor seviyelere çıkmasının ardından Bessent, ülkelerin borç sorununu aşabilmeleri için ekonomik büyümeyi teşvik etmeleri gerektiğini savundu. ABD’nin deregülasyon, enerji politikaları ve özel sektör yatırımları temelindeki ekonomik stratejisini diğer G20 ülkelerine örnek gösteren Bessent, küresel borç probleminin üstesinden gelmenin daha güçlü bir büyüme ile mümkün olduğunu söyledi. Küresel tahvil piyasalarında yaşanan dalgalanmalar ve ABD tahvil faizlerindeki artış hakkında endişeleri de değerlendiren Bessent, mevcut durumun bir kriz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. "Hiçbir olumsuz durum ile karşı karşıya olduğumuzu düşünmüyorum" dedi.
ABD’nin G20 dönem başkanlığı çerçevesinde gerçekleştirilen Asheville toplantılarında Washington’un, geçmiş yıllarda öne çıkan iklim değişikliği ve eşitsizlik gibi meseleler yerine ekonomik büyüme, deregülasyon, özel sektör yatırımları, küresel ticaret dengesizlikleri ve devlet borçları üzerinde yoğunlaştığı gözlemlendi.