Yunan Gazetesinden Şok İttifak Yorumu: Utanç Verici Olarak Nitelendirildi!
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan beklenmedik savunma iş birliği anlaşması, Yunanistan hükümeti arasında büyük bir endişe ve şaşkınlık meydana getirdi.
Kathimerini'nin haberine göre, Yunanistan'ın son yıllarda Riyad ile geliştirdiği ilişkileri lehine çevirmekteki başarısızlığı, Atina'nın bölgedeki diplomatik çabalarının ne kadar etkisiz olduğunu gözler önüne serdi. Haberde, bu duruma "utanç verici bir durum" ifadesiyle vurgu yapıldı.
Yunan yetkililer, ABD'nin İran çevresindeki ülkeleri daha sıkı iş birliğine yönlendirdiğinin farkında olsa da, bu ilişkinin "karşılıklı savunma yardım kalkanı" içeren resmi bir askeri ittifaka dönüşebileceğini hesaba katmamışlardı.
Atina'yı ciddi bir stratejik krizle karşı karşıya bırakan bu anlaşma, Riyad’ın Yunanistan’ın büyük yatırımlar gerçekleştirdiği Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) gibi projelerden uzaklaşmasına neden oluyor.
Yunan medyası, bu durumun daha önce rafa kaldırılan EastMed doğalgaz boru hattı projesinin akıbetine benzer bir seyir takip edebileceğini vurguladı.
Son beş yıl boyunca Yunanistan, Suudi Arabistan ile ilişkilerini güçlendirmek için büyük bir diplomatik çaba sarf etti. Atina, Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu rafineri/arıtma tesislerini ve Doğu-Batı boru hattını korumak amacıyla Yunan Hava Kuvvetleri'ne ait bir Patriot füze bataryasını bu bölgeye yerleştirmişti.
Son aylarda bu bataryada görevli yüzden fazla Yunan askeri, İran ve Husiler tarafından fırlatılan balistik füzelerle insansız hava araçlarını düşürerek Suudi menfaatlerini koruma görevini üstlenmişti. Ancak atılan bu adımlar, Türkiye’nin bölgedeki etkisini azaltmaya yetmedi.
Suudi yorumcu Ali Shihabi, Kraliyet sarayına yakınlığıyla tanınan bir isim olarak, bu üçlü askeri ittifakın nedenini şu şekilde açıkladı:
"Bu ittifak, Amerikan caydırıcılık kapasitesinin ciddi bir şekilde zayıfladığı ve İran tehdidinin artık bölgesel güçlerce doğrudan karşılanması gerektiği gerçeğinin bir sonucudur."
Mekke Anlaşması, Orta Doğu'da ne gibi değişiklikler getirecek?
Bahsi geçen anlaşma, Riyad’ın Tahran destekli Yemenli Husilerle yaşanan tehditlerin artış göstereceği bir dönemde gündeme geldi. Husilerin Kızıldeniz’deki tankerlere saldırmaları ve dronlar ile füzelerle Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına düzenledikleri saldırılar, tarihi gerilimleri yeniden alevlendirdi.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı ise bu anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Yayınladıkları bildirimde, "Söz konusu anlaşmanın her türlü saldırganlığa karşı caydırıcılık gücünü artırmayı hedeflediği ve bir devlete yönelik silahlı saldırının hepsine yönelik bir tehdit sayılacağı" ifade edildi.
Anlaşmaya Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif imza attılar.
Bu metin, Suudi Arabistan ile Pakistan’ın geçtiğimiz Eylül ayında imzaladığı benzer bir anlaşmaya dayanıyor. O anlaşma doğrultusunda İslamabad, Nisan ayında Suudi Arabistan’da bir üsse savaş uçakları ve Çin yapımı HQ-9 hava savunma sistemleri göndermişti.
Riyad ve İslamabad, bu savunma paktını daha da genişletmek için Türkiye ile uzun süredir müzakerelerde bulunuyordu. Husilerle tırmanan çatışmalar, bu görüşmeleri hızlandıran etkenlerden biri oldu.
ABD ve Türkiye'nin beklentilerine uygun bir ittifak
Ankara, bu anlaşma ile birlikte Basra Körfezi’ndeki savunma ihracatını yeniden artırmayı hedefliyor. Anlaşma, Riyad’ın mali kaynakları ile, Türkiye ve Pakistan’ın güçlü askeri kabiliyetlerini bir araya getirme potansiyeline sahip.
Ankara ve İslamabad, şu anda insansız hava aracı geliştirme konusunda da iş birliği yapmaktalar. Suudi Arabistan ise Baykar ile ciddi insansız hava aracı alım anlaşmalarına imza atmış durumda.
Londra merkezli Krallık Birleşik Hizmetler Enstitüsü analisti Burcu Özçelik, Financial Times’a yaptığı değerlendirmede bu paktla ilgili şunları belirtti:
"Bu üçlü savunma ittifakı, ABD'nin 'bölge ülkeleri kendi savunma sorumluluklarını üstlenmelidir' talebiyle tam bir uyum içerisindedir. Aynı zamanda Türkiye'nin 'bölgesel sorunlara bölgesel çözümler' talebini de fazlasıyla karşılıyor."
Öte yandan, Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan ve Mısır, Orta Doğu'da devam eden savaşın yıkıcı etkilerini yönetebilmek adına son bir yıldır ilişkilerini iyice güçlendirdiler. Bu ülkeler, İran tehdidinin yanı sıra İsrail'in saldırgan tavırlarından da oldukça rahatsızdırlar.
İmzalanan anlaşmanın Pakistan’ın nükleer caydırıcılık gücünü kapsamadığı, bu gücün yalnızca Hindistan tehdidine karşı kullanıldığı öğrenildi. İslamabad, uzun yıllar boyunca Suudi ordusuna teknik ve eğitim desteği sağlarken, Türkiye ve Pakistan ortak deniz ve hava tatbikatları da gerçekleştiriyor.