Elazığ Haber Ajansı

Williams'tan Fed Açıklaması! Türkiye Piyasalarındaki Etkileri Merak Ediliyor!

New York Fed Başkanı John Williams, ABD Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede geri adım atmayacağını vurguladı. Williams, eğer enflasyon yüzde 2 hedefi doğrultusunda ilerlemezse, yeni bir faiz artırımının değerlendirilebileceğini belirtti.

Williams, Reuters'a yaptığı açıklamalarda, yılın ikinci yarısında enflasyonun düşmesini beklediğini dile getirdi. Ancak asıl dikkat çekici olan, bu beklentinin gerçekleşmemesi durumunda Fed'in alacağı önlemlerle ilgili yorumlarıydı.

Williams, "Eğer ekonomi yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşamazsa, bu hedefe dönüş için gerekli adımları atmak kesinlikle doğru olacaktır." şeklinde konuştu. Bu açıklamalara bakıldığında Fed içinde artan bir baskının olduğu da ortaya çıkıyor.

FED'DE TARİHİ FARKLI GÖRÜŞLER

Fed, 29 Temmuz tarihindeki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 bandında sabit tutma kararı aldı. Ancak oy verme işlemi 9'a karşı 3 oyla sonuçlandı. Bu durum, Fed tarihinde kaydedilen en yüksek muhalefet oylarından biri olarak öne çıkıyor.

Karşı oy kullanan üç üye arasında Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack da yer aldı. Hammack, enflasyondaki kalıcılığı vurgulayarak, faizlerin 25 baz puan artırılmasını talep etti.

Reuters'a göre Hammack, "Enflasyon beş yılı aşkın bir süredir yüzde 2'nin üzerinde seyrediyor ve bu durumun kendiliğinden düzeleceğinden emin değilim." dedi.

Bu noktada, Fed içindeki farklı görüşlerin yalnızca teknik bir ayrım olmadığını, önümüzdeki aylarda para politikasının hangi yöne gideceği konusunda ciddi bir tartışma yaşandığını belirtmek gerekir.

ENFLASYON HÂLÂ HEDEFİN UZAĞINDA

Son duyurulan veriler, Fed üyelerinin kaygılarını haklı çıkarıyor. Fed'in yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE), Haziran ayında yıllık bazda yüzde 3,7 oranında arttı. Çekirdek PCE ise yüzde 3,3 seviyesinde kaldı. Her iki veri de Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefine bariz şekilde yukarıda yer alıyor.

Williams, enflasyonun düşmeye başlayarak 2027 yılına dek devam etmesini umuyor. Ancak, yüzde 2 hedefine kalıcı olarak ulaşılmasının yalnızca 2028 yılında mümkün olabileceği düşüncesinde.

Piyasalardaki fiyatlamalar da benzer bir endişeye işaret ediyor. Vadeli işlemlerde yıl sonuna kadar bir ya da iki faiz artırımı ihtimali giderek öne çıkarken, Eylül toplantısı da kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

ŞAHİN FED TONU TÜRK VARLIKLARINI DA ETKİLİYOR

Fed'den gelen faiz artırımı sinyallerinin doğrudan etkilediği ülkelerden biri Türkiye. Dolar/TL kuru, 3 Ağustos itibarıyla 47,5525 seviyelerinde işlem görüyor. Kur, 52 haftanın en yüksek değeri olan 47,85'e oldukça yakın seyrediyor.

ABD'deki uzun vadeli faizlerin artışı, Türkiye'nin dolar bazında borçlanma maliyetlerini de yükseltiyor. Bu durumda, ülke risk priminde meydana gelebilecek olası bir düşüş, baskıyı bir miktar hafifletebilmesi açısından önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise sıkı para politikası duruşunu sürdürmekteyken, ABD'den gelebilecek yeni bir faiz artırımı sinyali TL üzerindeki baskıyı artırabilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin döviz cinsi borçlanma yükü de daha ağırlaşabilir.

BİST 100 endeksi, bir önceki seansta yüzde 0,35 azalarak 13.410,54 puandan kapandı. Endeks, bugün saat 10.00’da işleme açılacak. Fed’den gelen şahin yorumlar, yatırımcıların açılış öncesinde temkinli bir tutum sergilemesine sebep oluyor.

DİKKATLER İSTİHDAM VERİLERİNDE

Yatırımcıları bekleyen yoğun ve kritik bir veri akışı söz konusu. Bugün saat 17.00'de Haziran ayına ait JOLTS İş İmkânları verisi açıklanacak. Piyasa beklentisi, açık iş sayısının 7,44 milyon olacağı yönünde. Bu veri, ABD işgücü piyasasının ne denli güçlü kaldığına ilişkin ilk önemli göstergeleri sunacak.

Yarın saat 15.15'te ise ADP Tarım Dışı İstihdam verisi açıklanacak. Beklenti 71 bin seviyesinde bulunurken, önceki ay 98 bin olarak bildirilmişti. Haftanın en kritik verisi ise 7 Ağustos Cuma günü saat 15.30'da açıklanacak Temmuz ayı tarım dışı istihdam raporu olacak.

Tarım dışı istihdam artışının 88 bin, işsizlik oranının ise yüzde 4,2 olması bekleniyor.

Şayet zayıf bir istihdam raporu gelirse, bu durum Fed’in Eylül ayında faiz artırma baskısını azaltabilir. Öte yandan, güçlü veriler, piyasaların daha önce fiyatlamaya başladığı faiz artışı olasılığını pekiştirebilir.

Bu kapsamda, cuma günü açıklanacak veriler yalnızca doların yönü açısından değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülke piyasaları ve Türk varlıkları için de dikkatlice izlenecek.