Elazığ Haber Ajansı

Türkiye'de Fon Krizi: Başlangıcı ve Geleceği Hakkında Bilmeniz Gerekenler!

BURAK BOYOĞLU-İSTANBUL

Borsa İstanbul’daki yatırım fonlarına bağlı olan likidite sorunu, Pusula Portföy ve Tera Portföy’den gelen temerrüt bildirimleri sonrasında piyasanın en önemli konularından biri haline geldi.

Sorunun ardında yatan nedenler ise birkaç gün içerisinde ortaya çıkmadı.

Krizin temel sebebi, bazı yatırım fonlarının, işlem hacmi düşük olan hisselerde büyük miktarlara ulaşmasıyla ilgili. Bu hisselerde fiyatlar arttıkça, fonların getirileri de hızla yükseldi. Yüksek kazançlar, yeni yatırımcıları fonlara çekmekte, bu durum da daha fazla para girişi ile hisselerdeki pozisyonların büyümesine neden olmaktadır.

Problem, yatırımcıların fonlardan çıkmaya başlamasıyla belirgin hale geldi.

Likidite sorunu nasıl ortaya çıktı?

Bir yatırımcı, fonundaki payını sattığında, fonun nakit ödeme yapması gerekmektedir.

Fonun yeterli nakiti yoksa, portföyündeki varlıkları satışa çıkarmak zorunda kalır. Ancak, portföydeki hisselerin işlem hacmi düşükse, büyük miktarda satış yapmak zorlaşır.

Böylelikle şu kısır döngü meydana geliyor:

Yatırımcı fondan çıkıyor, fon satış yapıyor, hisse fiyatları düşüyor, fonun değeri azalıyor ve diğer yatırımcılar da çıkmak istiyor. Satış miktarları arttıkça, fonların nakit ihtiyacı da büyüyor.

MSCI daha önce uyardı

Soruna dair dikkat çekici bir uyarı, haziran ayında MSCI'dan gelmişti.

MSCI, Türkiye piyasasına ilişkin analizinde, bazı küçük şirketlerdeki fon pozisyonları, fiili dolaşım oranları ve potansiyel koordineli işlemlere dair uluslararası yatırımcıların endişelerini gündeme getirdi.

Daha sonra, Türkiye hisselerine yönelik değerlendirmelerini sıkılaştıran kuruluş, ağustos ayında bazı hisselerin MSCI Small Cap endeksine eklenmesine yönelik daha önce alınan kararları da geri çekti.

Bu gelişmeler, başta düşük likiditeye sahip küçük hisselerdeki fon yoğunlaşmasını gün yüzüne çıkardı.

SPK'nın fon rehberi neleri değiştirdi?

Sürecin önemli bir dönüm noktası 28 Ağustos'ta yaşandı. SPK, yatırım fonlarına yönelik rehberde kapsamlı bir yenilik yaptı.

Yeni düzenlemeyle birlikte serbest fonların portföylerinde ayrı ayrı yüzde 5’i aşan hisselerin toplam yüzdesi en fazla yüzde 20 olarak belirlendi. BIST 30 hisseleri bu sınırlamanın dışında tutuldu. Bu kurallar kapsamında mevcut aşırılıkların arttırılması mümkün olmayacak; en az üçte biri 31 Ekim’e, üçte ikisi 30 Kasım’a kadar, tümü de yıl sonuna kadar kapatılacak.

Düzenleme, şeffaflığı artırdı. TEFAS'ta işlem gören fonlarda yüzde 30’un üzerinde pay sahibi olan yatırımcıların kimliği ve oranı artık açıklanacak.

Belirtilen kurallar, birkaç hissede yoğunlaşmış fonları portföylerini hızlı bir şekilde yeniden yapılandırmaya zorladı. Rehber sonrası bazı fonların büyük pozisyon taşıdığı hisselerde ani satışlar ve arka arkaya taban fiyatlar görüldü.

İlk temerrüt Pusula Portföy'den geldi

15 Eylül’de Pusula, bazı fonlarında ödeme temerrüdü yaşandığını duyurdu; 28 Ağustos sonrası fonlardan yapılan çıkış miktarı 132,7 milyar lirayı geçti.

Bu açıklama ise tesadüf değildi. Pusula'nın Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, yurt dışına kaçtığı iddiasıyla çıkarılan yakalama kararının ardından 13 Eylül’de ifade vermeye gitmiş ve tutuklanmıştı.

Ayrıca, Tera Grubu, sorunun büyümeden önce Pusula’yı satın alma konusunda anlaşma sağlamıştı ancak devir henüz tamamlanmamıştı. Tera, bu durumu temerrütle bağdaştırmamak gerektiğini ifade etti.

Satışlar Borsa İstanbul'a yayıldı

16 Eylül’de, yatırım fonlarından gelen satış baskısı Borsa İstanbul'u genel olarak etkiledi.

BIST 100 endeksi günü yüzde 5,54 düşüşle 13.122,58 puandan kapattı. Gün içinde birçok hissede ciddi kayıplar yaşanırken bazı endekslerde düşüş yüzde 7'yi aştı.

Financial Times'a göre, fonlardan yaklaşık 1 milyar dolarlık çıkış gözlemlendi.

Tera Portföy'de de temerrüt

16 Eylül akşamında, sorun Tera Portföy’e de yansıdı.

Tera Portföy, Hisse Senedi Fonu THF ile Para Piyasası Fonu TP2’nin katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu bildirdi.

Şirket ayrıca TLY’nin de aralarında bulunduğu altı fonda ödeme koşullarını değiştirdi.

Bu fonlarda daha önce her iş günü hesaplanan birim pay fiyatının artık ayda bir kez, ayın 15’inde hesaplanacağı kararlaştırıldı. Satış talepleri alınmaya devam edecek ancak yatırımcıya ödeme, fiyat hesaplama tarihini izleyen 10. iş günü içinde yapılacak.

Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, yaşanan durumu “geçici bir likidite problemi” olarak nitelendirdi ve grubun spekülatif bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Atlas Portföy'de de ödeme gecikmesi

17 Eylül sabahında, krizle ilgili bir başka açıklama Atlas Portföy’den geldi.

Atlas Portföy, Para Piyasası Serbest Fonu PSE’nin katılma payı iade işlemlerinde, aracı kurumlarla yürütülen mutabakat ve likidite yönetimi süreçleri sebebiyle gecikmeler yaşandığını ifade etti.

Şirket, daha önce DFI kodlu serbest fonunda da çıkış koşullarını değiştirmişti. Bu fon hakkında birim pay fiyatının ayda bir kez belirlenmesine ve yatırımcıya ödemenin değerleme tarihini izleyen beşinci iş gününde yapılmasına karar verilmişti.

Böylece likidite sorunu, Pusula ve Tera’nın ardından Atlas Portföy tarafında da yatırımcı ödemelerine yansıdı.

SPK'dan Pusula Portföy'ü de kapsayan yaptırım

17 Eylül’ün bir diğer önemli gelişmesi, SPK'nın akşam yayımlanan bildirisiyle oldu.

Kurul, Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisseleri üzerindeki işlemlere dair incelemeler sonrası çok sayıda kişi hakkında hukuki yaptırımda bulundu ve iki yıllık işlem yasağı uyguladı.

Bu karara Pusula Portföy Yönetimi de dahil edildi. Reuters’a göre, inceleme, bu üç şirketin hisselerinde gerçekleştirildiği ileri sürülen piyasa manipülasyonu işlemlerini kapsamaktadır.

Aynı gün, İnfo Yatırım ile Hedef Holding'in ortak başkanı Namık Kemal Gökalp de başka bir soruşturma çerçevesinde gözaltına alındı. Hedef Portföy, ertesi gün SPK'nın işlemlerini durdurduğu yedi şirketten biri oldu.

Finansal İstikrar Komitesi toplandı

17 Eylül sabahında, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü gündemle bir araya geldi.

Toplantının ardından yapılan açıklamada, sermaye piyasalarındaki son hareketlenmenin “sınırlı sayıda portföy yönetim şirketlerinin bazı fonlarında yaşanan kredi ve likidite sorunlarından” kaynaklandığı ifade edildi.

Komite, Borsa İstanbul'un ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin herhangi bir temel veya yapısal risk bulunmadığını, sorunun fon piyasasının belirli bir kesiminde yoğunlaştığını ve “geçici ve yönetilebilir” bir durum olduğunu dile getirdi.

Açıklamada yer alan tedbirlerin öncelikle likidite sıkışıklığını gidermeye ve bulaşma riskini önlemeye yönelik olacağı vurgulandı.

SPK’dan 7 portföy şirketine müdahale

SPK, krize ilişkin şimdiye kadar atılmış en kapsamlı adımı da bu gün hayata geçirdi.

Kurul; Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy’ün sahip olduğu TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonlarının platformda hem alım hem de satım yönünde işlemlerinin durdurulmasına karar verdi.

SPK ayrıca, söz konusu şirketlere ait listede yer alan toplam 130 yatırım fonunun, Kurul tarafından belirlenecek yöntemle tasfiye edilmesini karara bağladı.

Kredili işlemlerde özkaynak oranı düşürüldü

SPK aynı zamanda borsa üzerindeki satış baskısının kredili işlemler aracılığıyla artmasını sınırlamak adına bir adım daha attı.

Kredili işlem piyasalarında uygulanan yüzde 35 olan asgari özkaynak koruma oranının, aracı kurumların kendi risk politikaları çerçevesinde geçici olarak yüzde 20’ye kadar düşürülebileceği kararlaştırıldı.

Bu uygulamanın, bir sonraki duyuruya kadar ve en geç 2 Ekim 2026 seans sonuna kadar geçerli olacağı bildirildi.

TCMB'den likidite önlemleri

Yine bugün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, finansal piyasalardaki gelişmelere ilişkin Türk lirası likidite yönetimine yönelik yeni önlemler açıkladı.

TCMB, haftalık repo ihaleleri ile sağlanan fonlama miktarının, likidite durumuna göre artırılacağı, Bankalararası Para Piyasası’nda bankaların borçlanma limitlerinin güncelleneceği ve Merkez Bankası piyasalarında kullanılan teminatlara uygulanan iskonto oranlarının azaltılacağını bildirdi.

Aynı gün piyasadaki nakit sıkışıklığını bertaraf etmek amacıyla haftalık repo ihalesinin büyüklüğünün beklenilenin üç katı olarak 300 milyar TL’ye çıkarılacağı ifade edildi.