Türkiye, Ukraynalı Çiftçilerin Umudu Oluyor! Karadeniz Ablukası Hasatı Tehdit Ediyor!
Ukrayna’nın tahıl ihracatında ağustos ayının ilk iki haftasında yüzde 75 oranında bir gerileme yaşanırken, ülke gelecek yılın ekim dönemi için finansman sağlama konusunda zorluklar yaşıyor.
Karadeniz’de tahıl koridorunun kurulmasında daha önce önemli bir rol üstlenen Türkiye, yeniden dikkate alınan ülkelerden biri haline geliyor.
Ukrayna’da çiftçiler, 2022 yılından bu yana savaşın getirttiği en büyük ekonomik zorluklarla yüzleşiyor.
Ülkenin Karadeniz kıyısındaki limanlarına yönelik Rus saldırıları, tarımsal ürünlerin ihracatını neredeyse durma noktasına getirirken, bu yılki başarılı hasat çiftçiler için büyük bir finansal krize dönüşüyor.
Ukrayna, dünya genelinde en büyük buğday, mısır ve ayçiçeği üreticileri arasında yer almakta. Ülkenin bu tarımsal ürünlerinin ihracatının yaklaşık yüzde 90’ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyor.
Ancak Rusya’nın liman altyapısına ve gemilere düzenlediği saldırılar, bu ticaret yolunun işlemesini ciddi şekilde aksatıyor. Ukrayna’nın verilerine göre, ağustos ayının ilk iki haftasında tahıl ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 75 oranında azaldı.
Çiftçinin deposu doldu, alıcılar kayboldu
Ukrayna'nın Jitomir bölgesinde çiftçilik yapan 57 yaşındaki Serhiy Rybalko, savaşın başladığı dönemde arazilerinin üçte ikisini Rus işgali dolayısıyla kaybetti. Şimdi ise elinde kalan arazilerden elde ettiği ürünleri satamama riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Rybalko’nun tahıl depoları neredeyse tamamen dolmuş durumda. Buğday hasadının en yoğun döneminin yaşandığı ülkede, mısır hasadının da önümüzdeki ay başlaması bekleniyor.
Çiftçi, ürünlerini daha önce Ukrayna’nın önde gelen tahıl ihracatçılarından Nibulon’a ve yerel işleme tesislerine sattığını, ancak artık alıcı bulmakta zorlandığını ifade ediyor.
“Tahılı göndereceğimiz hiçbir yer yok” diyen Rybalko, mevcut durumun çiftçiler açısından gerçek bir felaket olduğunu dile getiriyor.
Ukrayna'nın ihracat gelirinin yüzde 60'ı tarımdan geliyor
Tarım sektörü, Ukrayna’nın dış satış gelirlerinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmakta. Bu nedenle Karadeniz’deki ihracatın durması, sadece çiftçileri değil, aynı zamanda savaş ekonomisinin tümünü tehdit eden bir durum oluşturuyor.
Ukrayna Çiftçiler Birliği Başkan Yardımcısı Denys Marchuk, ülkenin dünya buğday arzının yaklaşık yüzde 6’sını, mısır arzının da yüzde 11’ini karşıladığını belirterek, sevkiyatların zamanında yapılamamasının Afrika ve Orta Doğu'daki ithalata bağımlı ülkelerde gıda sıkıntısına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Ukrayna bu yıl yaklaşık 60 milyon ton tahıl hasat etmeyi öngörüyor. Bu rakam 2025'e yaklaşan bir seviyeyi gösteriyor. Ancak ürünlerin pazara ulaştırılamaması, yüksek hasadın çiftçiler için bir avantaj haline gelmesini engelliyor.
Dünya genelinde fiyatlar artarken, Ukrayna'da düşmeye devam ediyor
Karadeniz'deki arz endişeleri, küresel tahıl piyasalarında fiyatları yukarı çekerken, Ukrayna’da durum tam tersi bir tablo sergiliyor.
Chicago borsa vadeli işlemlerinde küresel anlamda önemli bir gösterge olan tahıl fiyatları temmuz ayında uzun bir sürenin ardından en yüksek seviyeye ulaştı. Buna karşın Ukrayna’daki iç piyasa fiyatları, ürün arzının birikmesi nedeniyle düşüş göstermekte.
Analistlere göre, çiftçiler yalnızca ihracata yönelik buğday satışlarından kâr elde edebilirken, diğer ürünlerde üretim maliyetlerini karşılamakta zorluk çekiyorlar.
Harkiv bölgesindeki bir çiftlikte yöneticilik yapan Felix Fyodorov, bu durumu, “Hasat geçen yıla göre, buğday da dahil her şey neredeyse iki kat daha iyi. Ancak fiyatlar geçen yılın yarısı kadar” sözleriyle özetliyor.
Asıl tehlike gelecek yılın ekimi
Çiftçilerin en büyük kaygısı yalnızca eldeki ürünleri satamamak değil. İhracat gelirlerinin azalması, gelecek yılın üretim döngüsünü finanse etme konusunda da zorluk çıkarıyor.
Çiftçiler, elde ettikleri gelirle yakıt, işçi ücretleri ve kışlık ürünlerin ekimi için gerekli harcamaları karşılamak durumunda. Bu nedenle bugünkü ihracat sıkıntısı, gelecek yılın tarımsal üretimini doğrudan tehlikeye atabilir.
Rybalko, hasat dönemi boyunca kredi ödemeleri, ücretler ve yakıt giderlerini karşılayabilmek için ayda yaklaşık 20 milyon Ukrayna grivnasına (447 bin dolar) ihtiyacı olduğunu belirtiyor.
Gelir akışının durması, bazı çiftçilerin ellerindeki ürünleri çok düşük fiyatlara satmak zorunda kalmasına yol açtı. Rybalko, erken hasat ettiği buğdayın bir kısmını sadece çalışan ücretleri ve birkaç günlük dizel yakıt masrafını karşılayabilmek için düşük fiyatla sattığını ifade ediyor.
Karadeniz’de yeni alternatif rotalara gözler çevrildi
Ukrayna'nın Karadeniz üzerinden gerçekleştirdiği tarım ihracatı, savaşın ilk dönemlerinde de büyük ölçüde durmuştu. Küresel bir gıda krizini önlemek amacıyla Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin girişimleriyle, Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden sevk edilmesi için bir anlaşma sağlanmıştı.
Rusya 2023'te bu anlaşmadan çekilirken, Ukrayna daha sonrasında Karadeniz’in batı kıyısında Romanya ve Bulgaristan'ın karasularını kullanarak kendi tahıl koridorunu oluşturmaya çalıştı.
Fakat son dönemde liman altyapısı ile gemilere yönelik artan saldırılar, bu rotayı da büyük ölçüde etkisiz hale getirmiş durumda.
Ukrayna, Karadeniz limanlarının kapanması üzerine demiryolu ve karayolu üzerinden Avrupa’ya alternatif ihracat yolları oluşturmuştu. Ancak şu an bu seçeneklerin de geçmişe göre daha kısıtlı olduğu belirtiliyor.
Kyiv Ekonomi Okulu'ndan Oleh Nivievskyi, Polonya’daki çiftçilerin Ukrayna’nın daha ucuz tahılına yönelik önceki tepkilerini, Avrupa Birliği ile ticaretin sıkılaşmasını, Tuna Nehri’nde su seviyelerinin düşmesini ve Rusya’nın demiryolu altyapısına yönelik saldırılarının alternatif güzergahları zorlaştırdığını dile getiriyor.
Nivievskyi, Ukrayna’nın liman ablukalarının ekonomik sonuçlarının geçmiş dönemlerden daha ağır olabileceğini hesaba katması gerektiğini vurguluyor.
2,5 milyar dolarlık gelir kaybının eşiğinde
Ukrayna Merkez Bankası, Karadeniz ablukası nedeniyle ülkenin yılın geri kalanında yaklaşık 2,5 milyar dolar döviz geliri kaybı yaşayabileceğini tahmin ediyor.
Ukrayna Çiftçiler Birliği ise artan lojistik maliyetleri dolayısıyla tarım sektörünün yaklaşık 3 milyar dolarlık kayıpla karşı karşıya olduğunu hesaplamakta.
Savaşın başlangıcından bu yana, Ukrayna tarım sektörünün toplam kaybı 90 milyar doları aşmış durumda. Aktif çatışmalar, mayınlama, bombardıman ve sulama süreçlerindeki problemler nedeniyle ekilebilir tarım arazilerinin neredeyse dörtte biri üretim haricinde kaldı.
Hükümet, çiftçilere yönelik acil destek paketini devreye alarak devlet kredi programlarını genişletti, kredi şartlarını kolaylaştırdı ve işletme sermayesi kredilerindeki faiz oranlarını düşürdü.
Ancak çiftçilerin zamanı giderek daralıyor.
Rybalko’nun vurgusu, krizin sadece mevcut hasatla sınırlı kalmadığını gösteriyor: Ukrayna’nın bu yıl kışlık buğday ve kolza ekimini gerçekleştirememesi, gelecek yıl çok daha büyük bir gıda arzı sorununu doğurabilir.
Karadeniz’den tahıl akışının yeniden sağlanamaması halinde, Ukrayna’daki tarım sektöründeki bu kriz, çiftçilerin gelir kaybından öteye geçerek, ülkenin gelecek üretim kapasitesi ve küresel gıda arzını etkileyebilecek daha büyük bir soruna dönüşebilir.