Elazığ Haber Ajansı

Şirketler Zorlu Dönemde: Yüksek Maliyetler ve Zayıf Talebe Dikkat!

Borsa İstanbul'da 2026 yılı ikinci çeyrek raporu, şirketlerin mali performanslarındaki belirgin farklılıkları gözler önüne serdi.

Gedik Yatırım'ın analizine göre, nominal bazda hem işletme kârlılığı hem de net kâr artarken, yüksek finansman maliyetleri, düşük talep ve yükselen maliyetler pek çok firmanın bilançosunu zorlamaya devam etti.

BİST Genelinde kârlılık yükseldi ama zarar bildiren firma oranı artış gösterdi

2026 yılı ikinci çeyreğine ait bilançolar, şirketlerin işletme kârlılığı ve net kârlarının geçen senenin aynı dönemine kıyasla nominal bir artış yaşadığını gösterdi.

XUTUM endeksi kapsamında bilanço açıklayan şirketlerin toplam FAVÖK'ü yüzde 13, net kârı ise yüzde 43 oranında arttı. BIST 100 firmalarında ise FAVÖK yüzde 14, net kâr ise yüzde 49 yükseliş kaydetti.

Bununla birlikte, bu iyileşme tüm şirketlere yansımadı. Bilançolarını açıklayan 546 şirketin 315'i kâr elde ederken, 231 şirket ikinci çeyreği zararla kapattı. Yani firmaların yüzde 42'si zarar bildirdi.

Endeksin bazında incelendiğinde, BIST 30 firmalarında zarar beyan eden oranı yüzde 3'e düşerken, BIST 100'de bu oran yüzde 21 oldu. XUTUM genelinde ise şirketlerin yüzde 42'si ikinci çeyreği zararla tamamladı.

Sektörler arasındaki performans savaşı: Demir-çelik ve maden parlıyor, havacılık ve dayanıklı tüketim zora girdi

İkinci çeyrek mali sonuçlarında sektörler arasında belirgin bir ayrışma gözlemlendi.

Operasyonel kârlılığını en fazla artıran sektör madencilik oldu. Madencilik alanında FAVÖK yüzde 191, kimyasallar sektöründe yüzde 109, petrol ve gaz sektöründe ise yüzde 50 artış kaydedildi.

Net kâr artışı açısından demir-çelik sektörü yüzde 766 ile lider konumda bulundu. Petrol ve gaz sektöründeki net kâr ise yüzde 624, holdinglerde ise yüzde 531 oranında yükseldi.

Ancak yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve zayıf talep, bazı sektörlerin operasyonel performansını olumsuz şekilde etkiledi. Dayanıklı tüketim sektöründe FAVÖK yüzde 37, otomotivde yüzde 28 ve cam sektöründe yüzde 26 azalma yaşandı.

Net kârda ise en büyük düşüş havacılık sektöründe gözlemlendi. Bu sektörde net kâr yüzde 73 oranında düşerken, sağlık ve gayrimenkul sektörlerinde ise yüzde 64'lük bir gerileme kaydedildi.

Dr. Övünç Gürsoy: Zayıf talep ve maliyet baskısı önümüzdeki çeyrekler için risk teşkil ediyor

Mali sonuçları değerlendiren Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Övünç Gürsoy, yüksek finansman maliyetlerinin, zayıf reel talebin, enflasyon karşısında eksik kalan fiyatlamaların ve jeopolitik gelişmelerin enerji ve lojistik maliyetlerine olan etkisinin sektörler arasında belirgin bir ayrışma yarattığını ifade etti.

Gürsoy'a göre Tüpraş, OYAK Çimento, BİM, Aksa Akrilik, Brisa, Medical Park ve ORGE, güçlü operasyonel performanslarıyla öne çıkmayı başardı.

Garanti BBVA, Akbank, Sabancı Holding ve Turkcell ise mali ve stratejik yapılarıyla olumlu şekilde ayrılan firmalar arasında yer aldı.

Öte yandan, İş Bankası, Ford Otosan ve Pegasus ile giyim perakendesi, Galata Wind ve Zorlu Enerji ise maliyet, talep ve finansman baskılarıyla daha yoğun hissedilen sektörler arasında bulundu.

Gürsoy, talep ve maliyet koşullarında kısa vadede belirgin bir düzelme sağlanamazsa yılın geri kalanında şirket kârlarındaki baskının devam edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Sektörel mercek: Bankacılık ve otomotivde zorlu koşullar

Bankacılıkta net faiz marjındaki farklar dikkat çekti

Dört büyük özel banka arasında ikinci çeyrekte kârlılık farklılıkları göze çarptı.

Garanti BBVA, çeyreklik özkaynak kârlılığı ile yüzde 26 ile birinci sırada yer alırken, Akbank yüzde 19, Yapı Kredi ise yüzde 16 oranıyla onu takip etti. İş Bankası ise yüzde 9 ile diğer büyük özel bankaların arkasında kaldı.

Yüksek TL fonlama maliyetlerinin etkili olduğu bu dönemde, swap ile düzeltilmiş net faiz marjını en iyi koruyan banka Akbank oldu. Akbank’ta marj 25 baz puan daralırken, Yapı Kredi'de 50, Garanti BBVA'da ise 69 baz puanlık bir azalmanın görüldü.

İş Bankası'nda ise net faiz marjındaki 170 baz puanlık küçülme, yüksek gider artışları ve ticari zararlar yüzünden performansın daha zayıf olmasına yol açtı.

Otomotivde talep ve marj daralması sürüyor

Otomotiv sektöründeki talep, fiyatlama ve marj baskısı ikinci çeyrek sonuçlarına yansıdı.

Türk Traktör, çeyreklik bazda 410 baz puanlık bir marj artışı ile görece olumlu bir ayrışma gösterdi. Ancak Ford Otosan ve Doğuş Otomotiv, operasyonel kârlılık ve nakit üretimi açısından zayıf bir profil sergiledi.

Ford Otosan, 2026 yılına ilişkin ciro ve FAVÖK marjı tahminlerini aşağı yönlü güncellemesi ile Avrupa pazarındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde dikkatle izlenmesi gerekecek.

Enerji sektöründe Tüpraş öne çıkıyor

Enerji ve rafinericilik alanında ikinci çeyreğin en etkileyici performanslarından biri Tüpraş'tan geldi.

Tüpraş, yıllık bazda FAVÖK'ünü yüzde 196 oranında artırarak 54,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Şirketin net rafineri marjı 21,4 dolar/varil olarak gerçekleşirken, 2026 yılına dair net rafineri marjı beklentisi de 6-7 dolar/varil aralığından 13-15 dolar/varil aralığına çıkarıldı.

Sektörün diğer tarafında ise Galata Wind ve Zorlu Enerji daha zayıf bir performans gösterdi. Galata Wind'da FAVÖK yüzde 78, Zorlu Enerji'de ise yüzde 16 geriledi. Zayıf elektrik fiyatları ve finansal baskılar, bu şirketlerin sonuçlarını olumsuz etkiledi.

Perakende sektörü: Gıda güçlü, giyim zorluklarla karşı karşıya

Perakende sektöründe gıda ve giyim segmentleri arasında belirgin bir farklılık oluştu.

Gıda perakendeciliğinde BİM yüzde 9,6, Şok yüzde 6,6 ve Migros yüzde 2,6 oranında ciro büyümesi elde etti. Karlılık açısından BİM ve Şok direncini korurken, Migros'un FAVÖK marjı yıllık bazda 118 baz puan geriledi.

Giyim perakendesi ise zayıf iç talep ve artan maliyetlerden daha fazla etkilendi. Koton, Suwen ve Desa'nın finansal sonuçlarında FAVÖK ve net kâr tarafında gerileme gözlemlendi.

En büyük marj daralması Koton'da yaşandı. Şirketin FAVÖK marjı yıllık bazda 1.347 baz puan düştü.

Gedik Yatırım, giyim perakendeciliğinde yüksek promosyon gereksinimi ve zayıf iç talebin yılın ikinci yarısı için önemli risk unsurları arasında bulunduğuna dikkat çekti.

2026 yılının ikinci çeyrek bilanço dönemi, Borsa İstanbul'da genel kârlılık rakamlarında nominal bir iyileşmeye işaret etse de bu durum tüm şirketler için geçerli değil. Yüksek maliyetler, finansman koşulları ve zayıf talep sebebiyle sektörel bazda performans farklarının yılın kalan kısmında da belirleyici olması bekleniyor.