Elazığ Haber Ajansı
Sağlık

Sağlıksız Beslenmesine Rağmen Neredeyse Hiç Kalp Krizi Görülmeyen Kasabanın Sırrı

Amerika'nın küçük bir kasabasında yaşayan halk yağlı yemekler yiyip sigara içmesine rağmen kalp krizine nadiren yakalanıyordu. Bilim insanlarını yıllarca uğraştıran bu gizemin cevabı tabakta değil, toplumun kendisinde gizliydi.

Alkol tüketimi, hareketsiz yaşam ve dengesiz beslenmenin kalp sağlığını olumsuz etkilediği bilimsel olarak defalarca kanıtlandı. Ancak tarihte yürütülen bir araştırma, kalp sağlığının yalnızca yaşam tarzıyla değil, kurulan sosyal bağların gücüyle de yakından ilişkili olabileceğini gözler önüne seriyor.

Pennsylvania eyaletindeki küçük Roseto kasabasında yaşayan İtalyan kökenli göçmenler, yağ oranı yüksek yemekler yiyor, sigara içiyor ve düzenli spor yapmıyordu. Buna rağmen kasabada kalp krizi vakalarının komşu bölgelere kıyasla çarpıcı derecede az görülmesi araştırmacıların dikkatini çekti.

Bu sıra dışı tablo üzerine bilim insanları, Roseto halkının sağlık verilerini yakından incelemeye başladı.

Yapılan incelemelerde ilginç bir sonuç ortaya çıktı: benzer beslenme alışkanlıklarına ve yaşam koşullarına sahip komşu kasabalarda kalp hastalığı oranları çok daha yüksekti. Aynı yaşam tarzına rağmen ortaya çıkan bu fark, araştırmacıları uzun süre şaşırttı.

Beslenme ve genetik faktörlerin bu farkı açıklayamadığını gören araştırmacılar, dikkatlerini kasabanın sosyal yapısına çevirdi.

Roseto'da aileler bir arada yaşıyor, komşuluk ilişkileri güçlü tutuluyor ve toplum içinde dayanışma ön planda oluyordu. Bu sıkı sosyal doku, stresi azaltan ve kalp sağlığını koruyan bir kalkan gibi işlev görüyordu.

Ancak zamanla yeni nesillerin kasaba dışına taşınması, geleneksel aile yapısının çözülmesi ve sosyal bağların zayıflamasıyla tablo değişti. Sosyal düzenin bozulmasının ardından kasabada kalp krizi geçiren kişi sayısı iki katına çıktı, hipertansiyon vakaları belirgin biçimde arttı ve kalp hastalıklarına bağlı ölüm oranları yükseldi.

Bilim dünyasına "Roseto Etkisi" olarak geçen bu araştırma, günümüzde de güçlü sosyal bağların ve toplumsal dayanışmanın, sağlıklı beslenme kadar kalp sağlığı için önemli olabileceğinin en çarpıcı kanıtlarından biri olarak gösteriliyor.