16 Eylül 2026 Çarşamba

Moda Sektörü Fiyat Değişimiyle Değer Rekabetine Geçiyor!

Fiyat rekabetinden ziyade dijital ve çevresel dönüşüm ile markalaşma yoluna giden sektör, Avrupa'da yeniden şekillenen tedarik zincirinde 'ulaşılabilir lüks, hız ve kalitenin merkezi' olmayı amaçlıyor.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda sektörünün fiyat odaklı rekabet yerine ikiz dönüşüm ve markalaşma ile katma değerli üretime yöneldiğini ifade ederek, “Fiyatta yaşadığımız rekabetçi sorunları ikiz dönüşüm ve markalarımızla aşacağız” dedi.

Moda sektörü fiyat rekabetinden değer rekabetine geçmeye hazırlanıyor - Resim : 1Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarını ikiz dönüşümle birleştirmek amacıyla İHKİB tarafından yürütülen projelerden birinde sona yaklaşılmış durumda. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen ve bütçesi 14,5 milyon lira olan “Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi”nin bir yıllık uygulama süreci, yerli ve yabancı markaların temsilcilerinin katıldığı uluslararası konferansla 24 Eylül'de büyük ölçüde tamamlanacak.

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün dijital ve yeşil dönüşümünü hızlandırmak amacıyla son 20 yıl içerisinde 12 projeyi başarıyla tamamladıklarını, üç projenin ise hâlâ devam etmekte olduğunu belirtti. Bu çalışmalar için Avrupa Birliği'nden şimdiye dek 37 milyon euro hibe desteği almayı başardıklarını ifade etti. Paşahan, İSTKA destekli 14,5 milyon TL bütçeli ‘Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi’ çerçevesinde İHKİB Dijital Dönüşüm Merkezi'nin (DDM) çevresel dönüşüm alanında da faaliyet gösterecek şekilde geliştirildiğini aktardı. Ayrıca, İkiz Dönüşüm Konseyi ve Hizmet Masaları Ağı’nın sektöre kazandırıldığını da duyurdu.

Yüksek maliyetlerin ihracat üzerindeki etkisinin devam ettiğine dikkat çeken Paşahan, sekiz ay içinde ihracatın yüzde 2,2 oranında daralarken toplamda yaklaşık 11 milyar dolar seviyelerinde kaldığını, yedi aylık ithalatın ise yüzde 7,3 artışla 3 milyar dolara yaklaştığını kaydetti. Kısa vadede net ihracatçı sektörlere özel destek gerekliliğine vurgu yapan Paşahan, “Türkiye artık yalnızca ucuz üretim yapan bir ülke değil. Ucuz işçilikle Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Bizim yolumuz, fiyatla değil değerle oynamak” ifadelerini kullandı.